Öne Çıkanlar KMS 1 PUANLA DÖNDÜ HÜRRİYET YAZDI ÖZÇAM MARKET BEN İNANIYORUM dizi

Bu haber kez okundu.

GERİYE ÇEKEN İKTİDARA KARŞI DAİMA İLERİYE!
 New York’ta, tekstil fabrikasında çalışan 40.000 dokuma İşçisi Kadın, gaspedilen hakları için greve başladılar. Kadın işçilerin hak mücadelesi, fabrikada çıkarılan yangın sonucu çoğunluğu kadın olan 129 işçinin can vermesi ile sonuçlandı.
Emekçi kadınlarımızın başlattığı mücadelenin bilince çıkarılması, 27.08.1910 tarihinde Danimarka Kopenhag’da toplanan, Uluslararası Sosyalist Kadınlar Toplantısı’nda Clara Zetkin’in önerisinin oybirliği ile kabulü ile gerçekleşti. 8 Mart, bu tarihten itibaren “DÜNYA KADINLAR GÜNÜ” olarak kutlanacaktı. Bu isim, 1921’de Moskova’da toplanan 3. Uluslararası Kadınlar Toplantısı’nda ise hak ettiği nitelemeyi alarak
”DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ” adını aldı. Birleşmiş Milletler ise ancak 16.12. 1977 tarihli kararları ile günü resmen kabul ettiler. Onlar, bugünü, “Dünya Kadınlar Günü” olarak kabul ettiler.

8 Mart, esas olarak kadın emeğinin ve emekçi kadınların günüdür. Ülkemizde de ilk kutlanışı, 8 Mart 1921’dir. 8 Mart, ikincilleştirilmiş, aşağılanmış , yok sayılmış kadın emeğinin hak mücadelesinin simgesel tarihidir. Aynı zamanda bütün dünyada, tüm kadınların dayanışma günüdür. Kadının insan olduğunu ve eşit haklara sahip olduğunu haykırma günüdür.
Ülkemiz kadınlarının hak mücadelesi, salt kadının insan hakları mücadelesi değildir. Kadınlarımız, haklarını savunabilecekleri bağımsız bir ülkede yaşama mücadelesinde de en önde olmayı başarmışlardır. Bağımsız olmayan bir ulusun kadınlarının da bağımsız ve özgür olamayacağı bilinci ile Kurtuluş mücadelemize katılan kadınlar, Cumhuriyet Devrimlerinin gerçek yaratıcıları ve sahipleridir.


Cumhuriyet Devrimi Yasaları, kadınları, yurttaş ve eşit bireyler olmaya taşıyan ilk güçlü adımlar olmuştur. 8 Mart’ı kutlayabilmek, Cumhuriyet kazanımlarına sahip çıkmak ve onu geliştirmekle olanaklıdır. Ne var ki bugün, tüm kazanımların, mevcut iktidar tarafından fiilen ortadan kaldırıldığı bir süreç yaşanmaktadır. Son on bir yılda Anayasa’dan başlayarak, hukuk, eğitim, tarım, basın ve sanayiye yönelik müdahaleler ile, gericilik hızla tırmandırılmaktadır.
Cumhuriyet devrim ve ilkelerini temel alarak kadının özgürleşmesi, eşit haklara sahip olması, toplumda hak ettiği yere gelmesi amacıyla çalışan derneğimiz, 8 Mart’ta şu saptamaları yapmaktadır: 
1-)Kadınlar olarak, emeğimizin ürünü olan ve bizi ileriye taşıyacağına inandığımız tüm kazanımlarımıza sahip çıkmayı görev kabul ediyoruz.
2-) İktidarın, kadın bedeni üzerinden sürdürmeye çalıştığı politikaların, kadını ikincilleştiren ve aşağılayan politikalar olduğunun bilincindeyiz.
3-) Kadının dünyaya getireceği çocuk sayısından başlayarak düşük hakkına dek uzanan ve kadının kendi bedeni üzerindeki söz hakkını, iktidarın isteklerine terk etmeye çalışan anlayışlara şiddetle karşı çıkıyoruz.

4-) Muhafazakar bir gençlik yetiştirmek isteğinin ürünü olan 4+4+4 Eğitim Sisteminin hedefinde, kız çocuklarımızın aydınlanma olanaklarından mahrum edilerek eve kapatılması olduğunu biliyoruz. Kızlarımızın eğitim olanaklarından yararlanması, çocuk gelinler ve çocuk işçiler olmaması için mücadele etmeyi görev sayıyoruz.
5-) İktidarın, hurafeyi bilime tercih eden uygulamaları karşısında okuma yazma bilmeyen 2 milyon 617 bin 566 kişinin olduğu, bu sayının 72.000’nin de, 6-24 yaş grubu arasındaki kadınların oluşturduğu gerçeği karşısında kız çocuklarımızın eğitiminin en acil sorun olduğunu bir kez daha anımsatmak istiyoruz.
6-) Son yıllarda % 1400 artmış olan kadın cinayetlerinin, “cinayet” sözü ile açıklanamaz hale gelen ve “katliama” dönüşen artışı karşısında, salt yasal düzenlemelerin sorunu çözemeyeceği, sorunun iktidara hakim olan kadına bakış açısından kaynaklandığına inanıyoruz.
7-) Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın açıklamalarına göre 10 kadından üçünün iş gücüne katıldığı ülkemizde, işgücüne katıldığı belirtilen kadınların özellikle kırsal alanda % 80 nin ücretsiz aile işçisi oluşunda iktidarın sorumluluğuna ve esnek çalışmayı özendiren iktidarın, güvencesiz çalışma koşulları ile kadın emeğini değersiz kılışına dikkat çekiyoruz.
8-) 2948 belediye başkanından 27 sinin, 31.000 belediye meclis üyesinden 1340’nın kadın olduğu ülkemizde kadının siyasetten uzak tutulmasının, kadın sorunlarının çözülememesinin önemli nedenlerinden biri olduğunu anımsatmak istiyoruz.
9-) İktidarın, halkı, etnik kökenleri ve dinsel inançlarına göre bölüp parçalayan politikalarının, en çok anaları ağlattığı bilinci ile “analar ağlamasın” söyleminin ancak bölen değil, birleştiren politikalarla olanaklı olacağını anımsatıyor ve tüm kadınlarımızı birliğe davet ediyoruz.
10-) Haksız savaşların en çok kadınları vurduğu gerçeği karşısında, iktidarın Suriye başta olmak üzere komşu ülkelerin iç işlerine müdahalesine ve haksız savaşlara karşı olduğumuzu ısrarla belirtiyoruz.
11-) Kadını her alanda eşitleyecek politikaları yaratmanın kadınların güç birliği ile olanaklı olduğu inancı ile bir parçası olduğumuz emekçi kadınlarımızın gününü sevgi ile kutluyoruz.

CUMHURİYET KADINLARI DERNEĞİ 
      GenelBaşkan 
       Şenal Sarıhan
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol