Latinceden gelen bir kelime olan ego; benlik, bencillik ve ben gibi anlamları karşılar. Kişinin özgüveninin ve öz saygısının meydana getirdiği iç alemi ego olarak tanımlayanlar varken, daha ileri giderek yazayım da maraza çıkmasın, ego, insanın kendine özgü ruhsal ve bedensel bütünlüğünün, ve bunun zihinsel algılanışının genel ve soyut adı olduğu bilinen bir gerçek.
O bakımdan, bizim toplum egosu yüksek kimseleri sevmezler, baş tacı etmezler, evlerine buyur etmezler. Hatta selam bile vermezler böylesi kibir abidelerine.
*
Bu tipler güç zehirlenmesi yaşarlar, kendilerini bulunmaz Hind kumaşı yerine koyarlar, dağları ben yarattım havasıyla millete, hatta oy verdikleri seçmene ve bilumum halka tepeden bakarlar, telefonlarına çıkmaz, bir şey istediklerinde de çemkirmeyi siyaset sayarlar.
Ona buna takıntılı olurlar.
Tuttuğun takıma saygı duymazlar.
Oy verdiğin partiye burun kıvırırlar. Bir zamanlar beraber yol yürüdükleri kader ve yol arkadaşlarını bir çırpıda unutur, silerler. Genellikle nankör olurlar!
*
Milliyetçi, muhafazakar geçinirler, bunun propagandasını yapsa da, mübarek ramazan ayında herkesin içinde oruç yerler.
Koltuklarını korumak için her türlü ala-vereyi gözü kırpmadan yapar, bunun için harcanacak ne kadar adam varsa, gönüldaş dahil, madem siyaset adam harcama sanatı, kapının önüne koyarlar.
Seçilmesinde ciddi payı ve oyu olanları inkar ederler, yedikleri çanağa pislerler!
Seni seçimden seçime hatırladıkları gibi, yanına yaklaşsan adam yerine bile koymazlar.
Giyimine, konuşmana göre pozisyon alırlar!
*
Bereket versin bizim şehirde böyle tipler yok da kafamız rahat, huzurumuz ve keyfimiz yerinde. Varsa şayet Allah bizi bu tiplerden uzak eylesin, Cumhurbaşkanımız sayın Erdoğan’ı var eylesin! Siyasetçiyim diyenler, o büyük adamın tırnağı bile olamazlar.
Vatandaş gönlünü ve oyunu sayın Erdoğan’a veriyor, size değil. Vatandaşa kalsa selam verilecekler listesinde bile en son sıradasınız, bilesiniz!
*
Aklıma, geçenlerde sosyal medyada okuduğum, kim olduğunu bilemediğim bir şairin (muhtemelen Ozan Arif olduğunu düşünüyorum) dörtlüğünü bir kere daha sizlerle paylaşma gereği duydum.
Çıkıp kürsülerden nutuk savuran
Konuşup meydanı kasıp kavuran
İnip Shakira’dan güzel kıvıran
Beyler gördük, efendiler tanıdık!
*
İlim-irfan, siyasi ahlaktan yoksunlar yerine, siyasileri yetiştirme yurdundan veya çocuk esirgeme kurumundan mı alsak?
Faydası olur mu, denesen neyi kaybederiz!