Dünkü yazımda; şehirlerin gelişmesinde kilit rol oynayan, katılımcılık, yenilikçilik, şeffaflık, erişebilirlik, verimlilik, tarafsızlık, esneklik, çevreye duyarlılık, çözüm odaklılık ve dezavantajlı guruplara yönelik pozitif ayrımcılık kriterleri ile yola çıkan ve büyük ve ciddi mesafeler alan DOĞAKA’nın değerleri ile öne çıktığını yazmıştım.

Kahramanmaraş Başkanının da Valimizi sayın Vahdettin Özkan olduğunu ifade ederek…

DOĞAKA, projelere katkı verir. Kentlerin tanınabirliği, kalkınması, yerli ve yabancı turist sayısının aratması anlamında turistik tesislere, yani faaliyet gösterdiği bölgelerde çeşitli projelerle işbirliğinin tesis edilmesine katkı sağladığını bildiğimiz DOĞAKA’nın en önemli misyonlarının başında, işbirliği denildiğinde ise akla ilk gelen kavramlar oluyor iken, bu kentin tarihi, turistik ve sosyal yaşam alanlarına maddi anlamda destek vermesini dile getirmiş, emeği geçenleri kutlamış ve alkışlamıştık.

Buraya kadar sorun yok!

*

Başkonuş’a, Yedikuyular’a, Ekinözü’ne ve Kocabaş Konağına çıkartılan paralara eyvallah…

Buralar, bizim yüz akımız, batıya açılan penceremiz.

Tüm planlama ve uygulama süreçlerinde beraber hareket ettiği paydaşları ve motivasyon ile birikimi harmanlayan esnek personel yapısı ile Doğu Akdeniz Bölgesinin gelişmesinde kilit rol üstleniyor.

Bilmeyenler, unutanlar için bir kere daha hatırlatmakta yarar görüyorum.

DOĞAKA, karar organı olan yönetim kurulunda üç ilin valilerini, (Vahdettin Özkan)  merkez belediye başkanlarını, (Hayrettin Güngör) ticaret ve sanayi odası başkanlarını (Serdar Zabun) ve il genel meclisi başkanlarını buluşturuyor. Danışma organı işlevindeki kalkınma Kurulu, kamu, yerel yönetimler, üniversiteler ve sivil toplumdan 100 temsilciyi bir araya getiriyor. DOĞAKA, her 3 ilde açtığı Yatırım Destek Ofisleri sayesinde de bölgenin iş ve yatırım imkânlarını tanıtmak ve bölgede girişimciliği geliştirmek için çalışıyor.

*

Tamam da, bölgenin gelişmesinde, tanınmasında, içi turizmini canlanmasında önemli olduğuna inandığımız varlıklarımız varken, acaba onlara neden göz ardı edildi diye sormak istedim.

Yukarıda ismini zikrettiğim tarihi mekan, kış turizmine ve iç turizme yönelik firmaları, yerleri olumlu bulurken..

Bir GERMENİCİA neden unutuldu. Hani bizi ayağa kaldıracak, kentimizin tanıtımı noktasında en kutsal hazinemiz idi. Namık Kemal Mahallesinde, daracık bir sokağın içine hapsedilmiş, geçmişin izlerini taşıyan kalıntıların yerini kent merkezinde yaşayanların dahi bilemediği GERMENİCİA için neden kılımız kıpırdamadı?

Sağlık Turizminin merkezi ve kalbi gösterilen ve misafirlerinin yüzde 90’ını çevre illerden karşılayan, sadece sezon içinde değil, yılın her mevsiminde müşterilerin ve sağlık sorunları sebebiyle buralara akın eden insanların uğrak yeri, içinde ORKİS’in de bulunduğu DÖNGELE için, sezonda bile nüfusunun 30 binleri bulduğu ILICA neden göz ardı edilmemeliydi. Üstelik Ilıca’da 5 yıldızlı otel yeri de mevcut iken.

*

Bitmedi…

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol