Hepimiz bir davanın hem sanığı, hem tanığı, hem de avukatıyız. Davanın adı; memleket, yani kadim şehir Kahramanmaraş.

Çünkü bu dava büyük, bu dava kıymetli, bu dava önemli. Bu davanın kıymetini bilmeyenler kusura bakmasınlar da ne savcılık yapsınlar, ne hakimlik. Mümkünse avukatlığa da soyunmasınlar. Hatta mübaşirlik bile fazla gelir!

Bu dava memleket davası. Bu dava memleket bahsi…

Ben mutlaka bir tarafta olurum. Olmak zorundayım. Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövmeyen, bunu hadsizlik ve saygısızlık olarak yorumlayan ben, keyfi için bizimle dalga geçenleri de es geçecek değilim. Açarım ağzımı, yumarım gözümü!

*

Gazeteci tarafsız olacak diyorsunuz, eyvallah… Peki, sizler, yani bu şehirden sorumlu olduğunu iddia edenler, yetkili veya yetkisiz siyasiler, siz tarafsız mısınız? ‘Sen gazetecisin, tarafsız olmak zorundasın!’ deyip dayatma yaşatanlara soruyorum, ‘Siz necisiniz, bostan korkuluğu mu?’

Suyumuzu zehirli atıklarla kirletenlere karşı tarafsız kalamam.

İlim irfan, siyasi edep yoksunlarına karşı ‘tarafsız kal’ demeyin bana. Kalamam…

Şaka bir yana gazetecilik etiğinde, ‘çıkar çatışması’, ‘çıkar rekabeti’ olarak bilinen kavramı var. Kendi arkadaşını karşı mahalleye karşı kışkırtan, tetikçilik yapmasını isteyenlere karşı kusura bakmayın da tarafsız kalmam düşünülemez. Israr etmeyin, kalamam…

Lakin ve fakat, gazetecilik yalnızca bilgi aktarmak değil, aynı zamanda güven üretmektir. Üretmeyenlere, tüm çıkarını, gelirini belediyeye bağlayan çapsızlara, imalat artıklarına karşı kim taraf olursa olsun, ben kalamam…

*

Tabi ki okura karşı dürüst olacak gazeteci dediğin. Meslek ahlakını koruyacak, tehdit etmeyecek, şantaja meyletmeyecek, üç beş kuruşa kendini kiralamayacak kimseye, tetikçilik de yapmayacak.

Gazetecilik etiğinde ‘çıkar çatışması’ tartışması tam da bu sorunun etrafında döner. Bu tartışma böyle durumda gazeteciden imkansız bir tarafsızlık beklemez. Daha gerçekçi ilke önerir: Kendi konumunu okurdan gizleme…

Maçı yöneten hakem taraf olamaz. Hangi takıma, hangi renklere gönül verirse varsın, o düdük ağzında iken tarafsız karar vermek zorunda. Kim bir üst lige yükselir, kim alt lige düşer, doğru ve gerçek tek, tarafsız olmak zorunda.

Bir konuda taraf olduğun yerde hakemlik yapmanın zor olması, taraf ilanı anlamına gelmez. Aksine, yazının hangi konumda yazıldığını okura açıkça söylemek olur.

Çünkü gazetecilikte güven, tarafsızlık iddiasından değil, şeffaflıktan doğar.

*

Bu mesele çok uzadı. Bu pilav daha çok su çekeceğe benziyor. Devamını birkaç güne kadar yine burada bulursunuz!

HERKESİN RAMAZAN BAYRAMINI KUTLUYORUM!