Çöken Sümbüllü yolu…

Şu sıralar yerel gündemin en önemli unsuru. Herkesin bilgisayar klavyesinde, herkesin dilinde Sümbüllü yolu var. O nedenle de, kurucu Büyükşehir Belediye Başkanı Fatih Erkoç neredeyse idam sehpasına çekildi, çekilecek.

Üzerine üzerine gitmeler, eleştiriler. Ulaşımın büyük problem olduğu kadim şehirde trafikte tıkanan damarların açılmasında büyük payı olan Sümbüllü yolunun mimarı Fatih Erkoç iken, açıldığında, trafikte hizmete girdiğinde herkes yolu kullanırken teşekkür etmiş, ‘Allah razı olsun!’ demişti.

Konforlu ve rahat ulaşım sağlandığı için.

Şimdi yol çöktü diye tu kaka! Ve kamuoyu, özellikle bazı basın mensubu arkadaşlarım, ‘Fatih Erkoç bir açıklama yapsın, hesap versin!’ diyor.

Ve şimdi bütün gözler Fatih Erkoç’a çevrilmiş durumda. Bir açıklaması olacak mı, bilmiyoruz.

*

Önce bir gerçeğin ve olması gerekenin altını çizelim, yanlışa yanlış demek erdem, eleştirenlere hak vermiyor muyuz zannediyorsunuz? İhmali, hatayı ve yolsuzluğu savunacak değiliz.

Ve çöken sadece bir yol değil, heba ola milli servetti. Kaybedilen zamandı, güzergâhın değişmesi sebebiyle insanların araçlarında kullandıkları yakıtın miktarının artması idi.

Yol yapımı sırasında fore kazık kullanıldı mı bilemem de, bir kazık yediğimiz kesin!

Evet niye, neden ve niçin çöktü? Sebep üzerinden gidilmeden sonuç üzerine ahkam kesiliyor biteviye. Neredeyse Fatih Erkoç’u ‘Divan-ı harbe’ verecekler!

Depremde sadece binalar mı çöktü, altyapıları nereye koydunuz birader!

Şimdi yol trafiğe kapalı ve bakıma alındı. Dileriz kısa sürede bakım-onarın biter ve trafiğe açılır.

Müteahhitlik hatası var mıydı, denetleme ve hak ediş sıkıntısı mı yaşandı da bugüne gelindi? Ya da malzemeden mi çalınmış, yetersiz işçilik mi verilmişti?

Yine de soralım, neden çöktü?

Mantığınıza uyar mı bilemem, ki kurucu Büyükşehir Belediye Başkanı sevgili Fatih Erkoç’u savunmak için de yazmıyorum, 6 şubat depreminin hiç mi etkisi olmadı, bu mevsim aşırı kar ve yağmur yağışları, bölgenin coğrafi ve toprak yapısı yanında şehrimizdeki iklim değişikliği toprak kaymalarına sebep olmaz mıydı?

*

Şayet o yol tadilatta iken çökmeseydi, mesafeleri kısaltan, tıkanan damarları açan yol üzerinden yüzlerce kez gidip gelenlerin Fatih Erkoç’a küfür edeceğini mi sanıyorsunuz? Adını büyük başkana, efsane başkana çıkartan sizler değil miydiniz? Hani proje adamıydı, hani teşkilatçıydı, hani vitrin ve vizyon sahibiydi?

Tabi ki üzüldük. Şimdi Büyükşehir Belediyesi bakım-onarım için milyonlara dökecek. Trafiğin yükü o bölgeden alınıp merkeze verilecek. Yine de mühendislik hatası ise, müteahhit malzemeden çaldıysa, yok alışılagelen sistemin yarattığı taşeron firmaya (birkaçına hem de) ihale ettiyse, kötü bir işçilik, ihmal, denetimsizlik ve kalitesiz malzeme ortaya konulduysa, suçlular cezasız kalmamalı.

Fakat ve lakin, yine de sormadan yapamıyoruz; Ne oldu, ne değişti de Fatih Erkoç’u bir anda idam sehpasına çekiverdiniz, günah keçisi ilan ettiniz?

Tam da havalarla birlikte siyasetin de ısındığı, bir erken seçimin kapıda, eşikte beklediği, isimlerin bir bir öne çıktığı, telaffuz edildiği zamanda üstelik.

Aklınızdan geçen hangisi?

NOT: Dün haberini de girdim, sevgili Serdar Bursalı yazmıştı. Teknik analizleri mükemmel yapmış. Ancak bir uzman ekip bu olayı enine boyuna araştırmalı ve kamuoyu ile paylaşılmalıdır. Ve İnşaat Mühendisleri Odası bu olayın üzerine gitmeli, sebep ve sonuç ilişkisinin faturası kime çıkacaksa çıkarılmalı, suçlular da cezasını çekmelidir.