GÜNCEL

ÇOK KONUŞANA DEĞİL, ÇOK İCRAATI OLANA BAKARIM

Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı ve Kipaş Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Hanefi Öksüz, Kahramanmaraş sanayisinin sektörel çeşitliliğe ihtiyaç duyduğunu söyledi, “Sizin için cimri diyorlar, siz cimri misiniz?” şeklindeki soruya ise gülümseyerek şu cevabı verdi: “Cimri değilim. Yalnız israftan kaçınırım, israfı sevmem, şayet bu cimrilikse, evet ben cimriyim”

Kervanhan’da düzenlediği basın toplantısında, şehirde görev yapan yerel ve ulusal basın temsilcileri ile bir araya gelen sanayi ve iş dünyasının önemli ismi M.Hanefi Öksüz,  kentte görev yapan ulusal ve yerel basın mensuplarının ekonomiye ilişkin sorularını yanıtlayan Öksüz, Kahramanmaraş sanayisinin bugün geldiği noktayı, holding olarak yaptıkları yatırımları ve geleceğe dönük düşüncelerini paylaştı, TSO’nun dünü ve bugüne ilişkin soruları cevaplandırırken de, kadroların ve kurumların gençleşmesinden yana olduğunun altını çizdi.

Kahramanmaraş’ın sanayileşmeye devam edeceğini ifade eden, her vergilendirme döneminde vergi rekortmeni olan, en az birkaç işletmesi İSO listesine giren hayırsever işadamı Öksüz, ancak farklı sektörlere adım atılması gerektiğini söyledi. Sanayicinin artık işçi bulmakta güçlük çektiğini dile getiren Öksüz, daha yüksek ücretlerle işçi çalıştırabilmenin yolunun da fazla gelir getirecek iş alanlarına girilmesiyle olacağını söyledi.

BU MAAŞA BEN DE ÇALIŞMAM!

“İşçimize daha iyi maaş verecek sektörlere girmemiz lazım. Çünkü eski makineyle, eski teknolojiyle rekabet etme gücümüz kalmadı artık. Mesela asgari ücretin lafı bile geçmez olacak. Çünkü kimse çalışmıyor bu fiyata. Aslında başından beri olması gerekende buydu. Ben de işçi olsam kim fazla para verirse orada çalışırım. Bu gayet doğal. Ama daha yüksek ücreti de verebilmek için daha karlı sektörlere girmemiz lazım. Dolayısıyla şehrin sanayisini de o yöne göre gitmeli. Bence tekstilde Maraş varlığını sürdürecek ama yeni teknolojiler kullanacak, yeni makineler alacak. Tabi bunun yanında sanayiyi de çeşitlendireceğiz sadece tekstille olmaz. Biz Kipaş olarak bunun öncülüğünü yapıyoruz. Bakın çimento sektörüne girdik, enerji sektörüne girdik, kağıt sektörüne girdik, eğitim sektörüne girdik. Bunlarda çok devasa yatırımlar. Şimdi o sektörlerde işçi maliyeti fabrikayı çok sarsmıyor. Ama bir konfeksiyonda işçi maliyeti çok önemli. Çünkü çok etkiliyor.” dedi.

HERKES BİLDİĞİ İŞİ YAPMALI,

NE YAPIYORSAN İYİSİNİ YAPACAKSIN!

Eğitim dışında hizmet sektöründe yer almadıklarını anımsatan Öksüz, ancak bir otel yatırımını gündeme alabileceklerini belirtti. Öksüz, “Hizmet sektöründe bir tek eğitimde varız. O da bizim hayır kurumu yatırımımız. Ondan sonra hizmet sektörüne girmek istemiyorum. Farklı bir iş ve insanlar bildiği işi yapmalı. Ama Maraş’ın da 5 yıldızlı bir otele ihtiyacı var. Ancak biz Kipaş holding olarak çok yoğun yatırım yaptık. Bu sene biraz holdingin toparlanması lazım. Çimentonun ikinci fırınını üretime geçirdik. Kağıdı bir üretime geçirip karlılığını görmemiz lazım. Fakat yine de bir yıl içerisinde kimse yapmazsa sırf Maraş’ın ihtiyacı var diye böyle bir projeyi gündeme taşıyabilirim. Yok başka birisi de yaparsa girmem zaten” diye konuştu.

Kipaş Eğitim Kurumları’nın faaliyetlerine ilişkin sorularını da cevaplandıran Öksüz, bu okulla kentteki önemli bir boşluğu doldurduklarını ifade etti. Devlet okulu disiplini ile özel okul kalitesini bir araya getirdiklerini kaydetti.

ÜNİVERSİTE İLE İŞİM OLAMAZ! BEN SANAYİCİYİM!

Öksüz, Basın mensuplarının özel üniversite kurmasına ilişkin bir sorusu üzerine şu cevabı verdi; “Neden biz fen lisesi ve ilköğretim okulunu seçtik. Çünkü Maraş’ın çok büyük bir boşluğu vardı o konuda. Çünkü biz fabrikalara iyi üniversite bitirmiş çocukları alıyoruz hakikaten farklı başarı sergiliyorlar. 2 mühendisi koyuyorsun, işi erken kavrıyorlar, yöneticilik kabiliyetleri farklı. Dedik ki ‘bu memleketin çocukları iyi üniversiteler kazansın.’ Bir de kurumunda görev yapması için iyi yönetici getirmek istiyorsun. Ama ‘benim çocuğum nerede okuyacak’ diyor ve getiremiyorsun. Yani büyük bir boşluktu bu. Kipaş okulları çok şükür bu boşluğu doldurdu. Çok da güzel bir sistem oturttuk. Bir devlet okulu gibi. Zengini var, fakiri var ama hepsi çalışkan çocuklar. Neredeyse yüzde 40’ı burslu çocukların. İyi de neticeler alıyorlar. Biz bunların reklamını yapmıyoruz ama çok iyi neticeler alıyorlar. Mesela bu yıl ortalamalarda Türkiye birincisi bile olabiliriz. Okulumuzun başarısının artarak devam edeceğine olan inancım tamdır.”

BU TAKIMI ALIP TAŞIYACAK BABAYİĞİT GÖREMİYORUM!

“Özel günlerimde kendime zaman ayıramıyorum, evde yaptığım en güzel iş, elimden gelen tek şey, ızgara yapmak” diyen Öksüz, söz konusu futbola ve Kahramanmaraşspor’a desteğe gelince, verdiği cevap ilginç oldu. “Bakın, Kipaş bugün 30 yaşında. Benim işim yatırım. 6 sektörde yatırımımız var. Spor diyorsunuz, destek diyorsunuz. Biz sanayici olarak, Öksüz olarak üzerimize düşeni yaptık. Oysa neticelere bakıyorsunuz, takımın gidişatı ve aldığı sonuçlar belli. Başarılı olamadılar bir türlü. Diyorlar ki Kipaşspor olsun. Hayır… Ben bu şehirde, o takımı alıp taşıyacak bir babayiğit göremiyorum. Sporu severim,  1utbol ise hobim değil. Avcılık en çok sevdiğim spor ama, ona dahi son senelerde zaman ayırdığımı söyleyemem.

ARABAM LÜKS OLMAYABİLİR, İHTİYACIM VARDI UÇAK ALDIM!

Yine bir basın mensubunun, “sizin için cimri diyorlar, sahiden cimri misiniz, sokakta, caddede gezmiyorsunuz, hep çevre yolundan fabrikanıza iniyorsunuz, neden?” şeklindeki soruya ise; “Cimri değilim. Ama israfı sevmem, israftan kaçınırım. Bu cimrilik ise, evet cimriyim. Bakın, ben sanayiciyim, arabam lüks olmayabilir, ama ihtiyacım vardı, zamanım yok, zamanla yarışıyorum, ihtiyaçtan uçak aldım. Bu cimrilik mi?” şeklinde konuştu, sonra da Kimlik Gazetesi sahibi Mehmet Fiskeci’nin Mısır’daki yatırımına ilişkini sorusu üzerine ise verdiği cevap şu oldu; “Yatırımlar sanayicinin kafasına estiği göre yapılmaz. Doğrudur, Mısır’da bir yatırım yaptık. Amacımız şuydu, ABD’ye vergisiz ihracat. Ama beklediğimiz verimi ve randımanı alamadık. Biliyorsunuz bu ülke şu anda iç karışıklık içinde. Zaten tesisimiz de üretime kapanmış durumda.” dedi, Elbistan’a yatırım yapılması için, özellikle ve öncelikle Kısık yolunun açılmasını ve mesafenin 60-65 km.’ye düşmesi gerektiğini vurguladı.

Son olarak büyükşehirin getireceği artıların mutlaka olacağına işaret etti, kendisinin ne belediyeci, ne siyasetçi olmadığına vurgu yaptı, çok konuşanları değil, çok icraat edenlere itibar edebileceğini, bakabileceğini söyledikten sonra, yerel basına her zaman destek verdiğini, vereceğini sözlerine ekledi.