Yazı, başlığı ve içeriği ile tamamen Dulkadiroğlu Belediye Başkanı sayın Mehmet Akpınar’a ait. O Başkan Mehmet Akpınar ki, hem yazıları ile hem de örnek belediyecilik hizmetleri ile gündemin ana unsuru haline gelen bir yerel yönetici.
Türkiye’de bir AK Partiye geçiş süreci yaşanırken, bizdeki bazı aklı evveller de sevgili Akpınar’ın AK Partiye geçeceğini kulaktan kulağa fısıldarken, algı oluşturmaya gayret ederken, Başkan Akpınar bu dedikodulara, iddialara aldırmadan yoluna devam ediyor, koyduğu hedeflere doğru koşar adım gidiyor. Aslan gibi…
Ve yazılarında da topluma mesajlar veriyor.
*
İşte bu da onlardan biri…
“Bazı insanlar kaybolduklarını bile bilmezler. Çünkü pusulaları yoktur ama yolları vardır. Kılavuzları yoktur ama iddiaları vardır. Ve bu yüzden, en çok da doğru yolda olduklarını zannettikleri yerde yanılırlar.
İnsanoğlu çoğu zaman yanlış yolda yürüdüğünü fark etmez. Çünkü bilmediği bir konuda kendini en doğru yerde zanneder. Bilgisi yoktur ama savunması vardır, tecrübesi yoktur ama iddiası vardır ve çoğu zaman, hatalı bir yol üzerinde ilerlerken bile kendisini haklı görür!”
*
Kur’an bu gerçeği çok açık bir şekilde haber verir: ‘Kim Rahmân’ın zikrinden yüz çevirirse, Biz ona bir şeytanı arkadaş ederiz; o da onun yakın dostu olur.’ Ve devamında şöyle buyurur: ‘Şüphesiz o şeytanlar onları doğru yoldan saptırırlar; fakat onlar doğru yolda olduklarını zannederler.’
İşte en tehlikeli sapma budur… Yanlış yolda yürüyüp, doğru yolda olduğunu sanmak…
*
Şeytan insanı açıkça ‘yanlıştasın’ diye çağırmaz… Aksine yaptığı yanlışı ona doğru gibi gösterir… Yanlış düşünceyi hikmet gibi, hatalı yolu istikamet gibi, nefsani tercihi dava gibi sunar… İnsan da gerçekten doğru bir yolda yürüdüğünü zanneder…
Ta ki Allah’ın huzuruna varıncaya kadar… Kur’an o sahneyi de anlatır… İnsan, dünyada kendisini yönlendiren şeytana dönerek şöyle der: ‘Keşke seninle aramda doğu ile batı kadar mesafe olsaydı! Ne kötü arkadaşmışsın!’
Şeytan ise kendini şöyle savunur: ‘Ben sadece vesvese verdim… Seni zorlayan ben değildim!’ Ve hüküm verilir: Azapta ikisi de ortaktır…”
*
“İslam âlimleri bu hakikati çok hikmetli bir benzetmeyle açıklar. İçten içe çürümüş bir çınar düşünün. Sert bir rüzgâr estiğinde çınar devrilir. Peki suç rüzgârın mıdır, çınarın mı? Elbette çınarındır, çünkü çınar sağlam olsaydı, rüzgâr onu yıkamazdı.
Şeytan rüzgârdır, insan çınardır
İnsan sağlam değilse savrulur, iman sağlam değilse devrilir, bilgi sağlam değilse yönünü kaybeder. Demek ki mesele sadece şeytan değildir.”
*
Kıymetli Başkanım Akpınar’ın yazısı bu. Siz ne anladınız, hangi mesajı aldınız bilemem de, ben bir şey anlamadım desem de boşverin!!! Ya ben cahilim, ya da alınganlık gösterenlerde bir şey var!





