Palmiye bir Akdeniz bitkisi, ağacı. Şehrimizin enginlerinde de var. Şehre girişinde, bazı cadde ve bulvarlarda…

Tutup da rakımı yüksek yerlerde, örneğin Bertiz’de dikseniz bile bir ayı doldurmadan kurur ve onca emeğiniz, zamanınız heba olur. Havayı sevmemiştir, torağı sevmemiştir, iklim istememiştir, toprakla buluşturanı bile sevmemiş olabilir ki, iklim tutması için önemli etken iken, her çiçek her saksıda büyümez, çiçek açmaz!

*

Tabi meselemiz, konumuz ne ağaç, ne çiçek.

Yerel siyasette bir şeyler olacak gibi bir beklenti, bir heyecan, bir sabırsızlık varken, herkes yerinden tedirgin. ‘Acaba beni görevden alacaklar mı, yerimi koruyabilir miyim, gelecek hedeflerime ulaşabilmem için güç ve söz sahibi olmam gerekirken, alınırsam, uzaklaştırılırsam, kapının önüne konulursam hayallerime ulaşabilir miyim?’ endişeli soruları kemiriyor içten içe.

Siyaset, koltuk, makam, kimlik ve etiket kimsenin babasının malı değil, kaldı ki siyaset kimsenin nikahına da kıyılmadı. Kimler geldi kimler geçti. Şu parti, bu parti önemli değil. Deve edişi gibi kadınlar, erkekler varda siyasete mührünü vuranlar.

Bugün hiçbiri yoklar. Kimi öldü, kimi unutuldu, kimi de istenmeyen adam-kadın ilan edilip kenara itildiler.

*

Siz siyaseti sadece kendinizde görüyor, bir adım ileri çıkanı, biraz sivrileni, biraz çevresi olanı, biraz ağzı laf yapanı ‘istemem’ diyerek kapının ağzına koyarsanız, gün gelir sizi de kapının ağzına koyarlar, bir daha içeri giremezsiniz.

Siyaseti seven, herhangi bir partinin kapısından içeri girenin, yönetimde görev alanın bir gerek davaya inanmışlık adına, gerekse bireysel hedefleri, niyetleri vardır. Bunu da hayata geçirmek için her yolu mübah sayanlar, bilsinler ki hırs ve ihtiras insanı felakete götürür.

*

Esnaf oda seçimleri tüm hızıyla sürerken, kendini dev aynasında görenler, ‘ben bu seçimi kesin alırım, garanti’ gözüyle bakanlar, tabi hüsran yaşadılar. Şundan da yaşadılar, adayların rakibi bir değil iki, bazen üçtü. Arkalarında birlik vardı, bir gurup vardı. O bakımdan aday bir kişiyle değil, birkaç kişiyle mücadele verdi ve kaybetti.

Bakalım, bugün yarın yapılacak seçimlerde kimler kazanacak, kimler boyunun ölçüsünü alacak, bekleyip göreceğiz.

*

Başlığı boşuna yazmadım. Her çiçek her bahçede, her saksıda yetişmez, sadece yeşil bir örtü olarak kalır ki, çiçek de açmayınca insanın sulamayı bile canı istemez.

Siz de yanınızda, yönetiminizde, çevrenizde olan yol arkadaşlarınıza mobing uygulamaya kakıştığınızda, gün gelir, ki ona keser döner sap döner diyorlar, ettiğinizi bulur, hedeflerinize ulaşmadan, niyetinize vasıl olmadan bakmışsınız ki siyasetin karanlık dehlizinde kaybolmuşsunuz.

Kalabalıklar içinde yalnız kalırsınız! Mahkûm bırakılırsınız mecburen, mecburiyetten!

Aksini düşünmek, görünen köyden konum istemeye benzer!

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol