Baştan yazayım, vatandaş vallahi de billahi de tepkili. Vatandaşın bu rakamları, bu kadar ağır zammı kaldıramayacağı görüşü hakim iken, lokantacı esnafının bu listeden zarar görebileceği, insanların lokantalara gitmekten imtina edecekleri, bu fiyatı kabullenmelerinin zor olduğu ileri sürüldü.
Gastronomi ve damak zevkine düşkün kadim şehrimde, sosyal medyada paylaşılan zamlı yemek fiyat tarifesi vatandaşların tepkisini çekerken, Lokantacılar, Pastaneciler ve Kebapçılar Odası Başkanından dikkat çeken bir açıklama gelmiş, kamuoyunda tartışma oluşturan listenin tüm esnafı kapsamadığını belirterek, paylaşılan tarifenin yalnızca birinci sınıf lokanta, paçacı ve kebapçılara ait olduğunu söylemiş.
*
Fiyat tarifelerine yönelik eleştirilerin haksız olduğunu savunmuş çiçeği burnundaki başkan, kentteki işletmelerin kendi sınıflarına göre ayrıldığını ve her grubun fiyat politikasının farklı olduğunu ifade etmiş. Sosyal medyada yayılan listenin bu ayrım gözetilmeden değerlendirildiğini söylemiş, oluşan tepki atmosferine anlam veremediklerini dile getirmiş.
*
Biz de anlam veremedik! Daha yeni, elektriğe, doğalgaza yüzde 25 zam gelirken, memura ve işçiye asgari ücret altında bir zam layık görülürken, hangi akla hizmetle hizmet sektörün başkanı olarak yüzde 60 zammı reva görüyorsun!
Bir porsiyon paça 350 lira, demek 1,5 porsiyon yesek 500 liradan aşağı olmayacak.
*
Açıklamaya bakın hizaya gelin; ; “Tüm Türkiye’de olduğu gibi burada da esnaflarımız 1, 2 ve 3. sınıf gibi gruplara ayrılmıştır. Bunların fiyat tarifeleri farklı farklıdır. Sosyal medyaya yansıyan fiyat tarifemiz ise birinci sınıf lokantacı, paçacı ve kebapçılara mahsus bir listedir. Bu fiyatlara aşırı tepki gösterilmesini doğrusu pek anlayamıyoruz.”
Fiyat ayarlamasına-güncellemesine hızlı bir dalış yapan sayın başkan, siz de vatandaşın halinden anlıyor musunuz? Geçim, ödeme sıkıntısı çeken, fakat paçayı seven bir şehrin evlatlarına bu kadar zammı reva görürken hiç mi düşünmediniz, hiç mi vicdanın sızlamadı?
*
Artan maliyetlere söylenecek söz yok, itiraz edecek de değiliz. Ama sizin hem açıklamanızı, hem de zam oranınızı vatandaş kaldıramaz. Sadece lokanta sektöründe değil hemen hemen her alanda fiyat artışlarının yaşandığını bilmeyen yok da, geçen yıla göre pek çok üründe ciddi fiyat farkı oluştuğunu savunmak abesle iştigal olmuş.
“Sanki sadece biz fiyatlara zam yapıyoruz da diğer sektörlerde yapılmıyormuş gibi bir hava oluşturulmaya çalışılıyor” demişsin. Bu vatandaşın tepkisi, kulak verseniz iyi olacak!
Sonra vatandaş hangi lokantanın, hangi paçacının 1’inci, 2’inci veya 3’üncü sınıf olduğunu nereden bilecek? Lokantaya, dükkana girerken kapı üzerinde ya da levhasında, ‘…. sınıf paçacı dükkanı’ yazacak mı?
Ya da kapıdan içeri girerken, ‘kardeşim sen kaçıncı sınıfsın?’ diye sorsa şık düşer mi?
*
Sigara, sebze meyve, akaryakıt ve et fiyatlarındaki yükselişleri örnek gösterilmiş, zamların kaçınılmaz hale geldiğini ileri sürülmüş; “Geçen sene satın aldığınız bir ürünü bu sene de aynı fiyata alabiliyor musunuz?
Geçen sene sigara hangi fiyattı bu sene hangi fiyat? Akaryakıt durduğu yerde duruyor mu? Et fiyatları yine öyle. Zam kaçınılmaz. Gönül ister ki biz de zam yapmayalım ama buna mecburuz” denilmiş.
Kaş yapayım derken göz çıkartılmış! Şaka gibi…
*
Genel anlamdaki fiyat aratışlarına hak vermemek elde değil. Ama bir de TRT’yi dinlesen, TÜİK’in rakamlarına bakıversen, A Habere kulak versen, piyasanın ne kadar güllük gülistanlık olduğunu öğreneceksin!
Yeni fiyat tarifesinin 1 yıl boyunca geçerli olacağını da açıklayınca, sosyal medyada devam eden tartışmaları yeniden alevlendirdin. Vatandaşlar bir yandan artan yemek fiyatlarına tepki gösterirken, esnaf cephesi ise yükselen maliyetler karşısında ayakta kalabilmek için zamların zorunlu olduğunu savunmasında kim ne ve ne kadar haklı?
Madem esnafı, sektörü sınıflara ayırdın da…
Vatandaş gibi ben de soruyorum, ‘Senin işletmen kaçıncı sınıf?’