Benim tarafım belli

Bir yola çıkarken güzergâhınızı belli etmezseniz, araç kullanıyorken nasıl nagivasyon cihazını açıyor iseniz, yolunuzu şaşırma, yolda kaybolma ihtimaliniz çok güçlü demektir.

Tabi yola çıkarken azıklarınızı da unutmuyorsunuz. Gittiğiniz yol üzerinde bakkal, market bulunmayabilir, aksilik olacak ya aracınız arıza yapabilir, yakıtı tükenebilir, o bakımdan suyunuzu, bisküvinizi, bir dilim ekmeği yanınızda bulundurmak mecburiyetinde kaldığımız zamanda, şimdi Ocak-2026’da başlayacak esnaf oda seçimlerine odaklandık hepimiz.

*

Kim kazanacak, kim kaybedecek, toto oynuyoruz. Tabi her gönülde bir aslan yatıyor. Benim gönlümün aslanı, yönetiminde olduğum Lokantacılar ve Pastaneciler Odası Başkanı büyüğüm Erdal Kanbur’dan yana.

Hazırız ve inancımız tam. Çünkü biz yolda bulduklarımızı yarı yolda bırakmadık, Başkanımız Erdal Kanbur hiç bırakmadı, bundan sonra da bırakmaya niyeti, hevesi yok zaten. Karakteri buna elvermez

Çünkü Erdal Kanbur’un yol arkadaşlığı adamı yormaz. O, uzun yolu kısaya çevirir, engelleri aşmasını bilir, önüne çıkan tümsekleri, bariyerleri aşar, hedeflediği menzile varma noktasında emin adımlarla yolunu alır.

Alırken de yol arkadaşlarına sahip çıkar.

*

Senelerdir tanırım, bir yanlışını, bir eksiğini görmedim, duymadım. Pandemide, depremde hep yanımızda oldu.

Fark yaratan, farkındalık peşinde koşan farklı bir lider. Hatta geçen hafta sonunda sitemizin sahibi Mehmet Fiskeci abimiz ‘Erdal Kanbur farkı’ başlıklı bir yazı yazmıştı ki, altına imza atmamak mümkün değil.

Gerçekçidir, suya imza atmaz. Şehrin ve odamızın gözbebeğidir O.

O bakımdan tarafımı, güzergâhımı ve tercihimi, safımı belli ettim, yanında yer almaya, aynı mücadele içinde bulunmaya karar verdim. Saf değilim ama safımı belli etme noktasında ne yaptığımın farkındayım.

*

Bir temenni; adaylı yarışlar, rekabet elbette olacak. Şuna dikkat etmeliyiz, bir seçimin kazananı kadar kaybedeni de olur, olacak. Rekabet kalite getirmeli, seviye getirmeli. Eleştirirken bel altı vuruşlardan kaçınmalı, yarın seçimler bittiğinde, yüz yüze geleceğimiz hatırlanmalı, aynı cenazede, aynı düğünde bir araya geleceğimiz unutulmamalı.

Herkes bizim dostumuz, hemşehrimiz, arkadaşımız.

*

Her zaman derim, layık olan, hak eden, ‘ben daha iyi başarabilirim’ diyen kazansın!

Ve ben tercihimde pişman değilim.