Geçeceksin bunları. Artık bu numaraları kimse yemiyor, kimse inanmıyor. Sadakat mi kaldı, vefa mı?
Yalan söyleyenin kaynanası ölsün mü? Gerçi yalan söyleyeni Ahırdağı’na da kaldırmıyorlar ama sen yine de geç bu ayakları dostum!
Bu ayaklardan paçanın olmadığını, olmayacağını sen de bal gibi biliyorsun da, tutturmuşsun bir yol, gidiyorsun gündüz gece.
Dava adamı imiş…
Koltukta moltukta gözü yokmuş. Bir ayak tutturmuş gidiyorsun. Ya çıkarsa bahtıma diyerek.
Partinin neferi imiş, nöbete deseler giderim, kapıda yat deseler yatarım, bulaşık yıka deseler yıkarım, (sorsan mutfaktan geldiğini söyleyecek) git şuradan bir demli çay kap da getir deseler soluğu çayhanede alırım, ben partimin neferiyim, askeriyim…
Herkesin kendine aradığı kurşun asker aslında.
*
Şimdi önümüzde partilerin ilçe ve il başkanlıkları seçimleri, yani kongreleri var. Bazıları silahları erken kuşandı, teçhizatı geçirdi beline, yola bile çıktı, azdan çoktan azıklarını da aldı yanına, şimdi kendini seçimlere hazırlıyor.
İsimlerin bir önemi yok, kimileri alttan alttan ama sessizce çalışma içinde… Sahaya çıktı, ısınma hareketlerine başlayanlar bile var. Bir yerlerine kramp girmesin diye!
Malum, önümüzdeki günlerde-aylarda partilerin ilçe ve il kongreleri süreci başlıyor. Tabi önce delegasyon… Taban yani…
Ha, partiler tabanın sesine kulak verirler mi, isimler belirlenirken ‘senin adamın-benim adamım’ kriterine sarılırlar mı, muhtemeldir padişahım!
Herkes kendini çizgi film kahramanı He Men yerine koyuyor. Bıraksan memleketi kurtaracak, ortalığı toz dumana katacak, fırsat versen Amerika’ya savaş bile ilan edecek, layık olmadığı halde, hazır olmadığı halde, partinin aslında gerçek anlamda tozunu bile yutmadığı halde kendini ilçe veya il başkanlığına hazır hissettiğini söyleyenlere rastlıyorum bu aralar.
Hele bir de gaz versen, mehterin volümünü yüksek tutsan, adamı tutabilene aşk olsun!
*
En acısı mı diyeyim, en dramatiği mi, en tuhafı mı desem bilemedim, kendini bulunmaz Hind kumaşı yerine koyanlar, gizliden gizliye mevcutların altını oymaya başladı bile.
Hele bir de gaz verince, hele bir de ‘ver mehteri’ moduna sorkunca, hele bir de ‘hadi aslanım, kim tutar seni. Bu koltuklar, bu ünvanlar helal olsun sana, yakışır!’ dedin miydi, durduramıyorsun ondan sonra.
Pohpohladığın başına aslan kesiliyor!
Sizi temin ederim MHP il başkanının kim olacağını kimse merak etmiyor. Ertuğrul Doğan kardeşimizin ha varlığı, ha yokluğu. Olsa da olur, olmasa da…
Esat Şengül’e garanti gözüyle bakanlar çoğunlukta. Milletvekili sayın Ali Öztunç bu konuda belirleyici olacak. Lakin Şengül’e bir-iki rakip çıkabilir.
En çok da AK Partide il başkanının kim olacağı merak ediliyor. Şimdi kalkıp da isimleri yazarsak, o kimseleri rencide etmiş oluruz. Bekleyin, sabredin, göreceksiniz!
Zira AK Parti’de çok seslilik var.





