Ben senin götürebilme ihtimalini sevdim…

Hani, şair Erdoğan Yılmaz bir şiirinde “Ben senin beni sevebilme ihtimalini sevdim” demiş ya.

Ben de 2014 yılının bazı yanlışlıkları götürebilme ihtimalini sevdim.

Nedir? Bu ihtimaller derseniz, buyurun okumaya devam edin bu yazıyı.

Ben Kahramanmaraş’taki rantiyeci Belediyeciliğin gidebilme ihtimalini sevdim.

Ben Kahramanmaraş’taki kamu arazilerinin yağmalanmasının gidebilme ihtimalini sevdim.

Ben Kahramanmaraş’taki Rabbena hep bana anlayışının gidebilme ihtimalini sevdim.

Ben Kahramanmaraş’taki benim adamımsan bu işi alırsıncı “bencil”liğinin gidebilme ihtimalini sevdim.

Ben Kahramanmaraş’taki memurların Vilayet tarafından hakka riayet edilmeksizin korunmasının gidebilme ihtimalini sevdim.

Ben Kahramanmaraş’taki takım tutar gibi parti tutmanın gidebilme ihtimalini sevdim.

Ben Kahramanmaraş’taki imar planlarının kişiye göre yapılmasının gidebilme ihtimalini sevdim.

Ben Kahramanmaraş’taki şeffaflıktan uzak yönetim sergileyenlerin gidebilme ihtimalini sevdim.

Ben Kahramanmaraş’taki atik değerleri dikkate almadan, yönetim sergileyenlerin gidebilme ihtimalini sevdim.

Ben Kahramanmaraş’taki birbirini çekemeyen zihniyetin gidebilme ihtimalini sevdim.

Ben Kahramanmaraş’taki alıp başını yürümüş, dedikoduculuğun gidebilme ihtimalini sevdim.

Ben Kahramanmaraş’taki kanun kural ve yönetmelikleri takmayan, zihniyetin gidebilme ihtimalini sevdim.

Ben Kahramanmaraş’taki hizipçiliğin gidebilme ihtimalini sevdim.

Ben Kahramanmaraş’taki paran kadar konuş, paran kadar adamsın zihniyetinin gidebilme ihtimalini sevdim.

Ben Kahramanmaraş’taki bazı kuruluşlarda, halkın parasını israf eden zihniyetin gidebilme ihtimalini

sevdim.

Ben Kahramanmaraş’taki Bürokrasi hazretlerinin azalabilme ihtimalini sevdim.

Ben Kahramanmaraş’taki Kendisine basın süsü vermiş ama basın meslek ilkelerinden bi haber olanların gidebilme ihtimalini sevdim.

Ben Kahramanmaraş’taki Ulusal Basın temsilcilerinin, gönderdikleri haberlerde sadece felaket haberi göndermelerinin gidebilme ihtimalini sevdim.

Ben Kahramanmaraş’taki naylon sivil toplum kuruluşlarının gidebilme ihtimalini sevdim.

Ben Kahramanmaraş’taki koltuğa bir kere oturdum, ölene kadar bir daha kalkmam zihniyetinin gidebilme ihtimalini sevdim.

Ben Kahramanmaraş’taki varsa pulun, olurum kulun zihniyetinin gidebilme ihtimalini sevdim…

Evet sevgili 2014, işte tüm bunları götürebilme ihtimalini çok ama çok sevdim.

Kısaca, getirme ihtimalin olan bir iki şeyi de sevdiğimi söylemek istiyorum sana 2014.

Ben Kahramanmaraş’taki Yerel Seçimlerde Kariyerli, karizmatik, dinamik, kalbi memleketim memleketim diye çarpan, genç kadroların göreve gelmeleri ihtimalini sevdim.

Ben güç yerine Hak’kı esas alarak hizmet edecek, pırıl pırıl ufku açık, ortak aklı kullanan bir zihniyetin göreve gelme ihtimalini sevdim.

Bu yazı kime, niye diye sormayın bana lütfen. Söz sahibini bilirmiş, herkes kendi payını alsın, ya da almak istemezse almasın. Bizde zorlama asla yok. Çok da umurumda değil işin açıkçası. Nasıl olsa tüm güzellikleri ve beklentilerimi, koskoca bir yıl olan 2014’e yükledim. Umarım gereğini yapar.

Bu yazı vesilesi ile tüm halkımızın yeni yılını kutlar, hayırlara vesile olmasını temenni ederim.

Kalın sağlıcakla.

Erkan ŞERBETÇİ E-posta: eserbetci@hotmail.com