Başkan Mehmet Karaca’yı dinlerken…

Koltuğa oturduğu günden bu yana, birkaç kez bir araya gelmişliğimiz, dinlemişliğimiz olduğundan, anlattıklarının çoğuna yabancı değildim. Ama Başkan Mehmet Karaca’yı dinlemek keyifli. Her buluşmamızda anlattıklarının, söylediklerinin üzerine fazlasını koyarak bizim aracılığımızla kamuoyunu aydınlatması güzeldi.

6-7 gazeteci arkadaşımızla sohbet ederken olabildiğince notlar tutmaya çalıştım. Her ne kadar haberini siteye girmiş olsam da, tuttuğum notların daha kayda değer olduğu düşüncesiyle sizlerle paylaşmayı yeğ tuttum.

*

Kesitler halinde aktarmam gerekirse, İller Bankasından gelen paranın yüzde 40’ı kesintiye uğruyor. Bu belediye bütçesini, ödemeleri sıkıntıya sokuyor.

Esnafa olan 40 milyonluk borcu ödeme yanında, araç parkında bekleyen ve hurdaya ayrılan araçları bakım-onarımla yeniden çalışır hale getirmiş, bunun için 20 milyon harcamış ve 60 milyon liralık da yeni araç almış.

Kurumda elektrikçi yokmuş, almış, tasarrufa giderken hiçbir işi aksatmamış, deprem sonrası ara sokaklardaki enkazı-hafriyatları temizlemiş.

Eğitime katkı noktasında, hayırseverlerinde desteği ile ihtiyaç sahibi öğrencilere 2 bin çanta dağıtmış. Tabi içinde tüm okul gereçleri bulunmak kaydıyla.

Ayser Çalık Ortaokuluna yapılan saldırı sebebiyle ilçe oluşlarının 66. yıldönümü kutlamalarını ertelemişler. Doğru bir karar.

120 milyon liralık kilit parke çalışması olmuş ilçe merkezinde ve mahallelerinde. Bunun yanında okulu ve cami temizliklerini ihmal etmemişler. Hopurlu dahil, her mahalleye bir taziye evi en önemli projeleri arasında yer alırken, bunları da tek tek hayata geçirmeyi başarmış.

*

Vakit buldukça, tüm cenaze, düğün ve hasta ziyaretlerini ihmal etmeden, insanların gönlüne dokunmayı başarmış.

Araç parkına Belediyeler Birliğinden bir kamyonet ve 200 adet de çöp konteyner, Ankara Büyükşehir Belediyesinden de 2. el kamyonla araç parkını büyütmüş.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’dan greyder talep etmiş, bekliyor, gelir diye umut içinde.

Kendi asli görevleri olduğu halde, Türkoğlu OSB’nin çöplerini hiçbir ücret talep etmeden Belediye olarak topluyorlarmış. Beleş hizmet!

Kılılı’ya kadar olan sanayi işletmeleri Erkenez OSB kapsamı içinde ve bu sanayi tesislerinin Belediyeye bir kuruş hayrı, destekleri yok. “Tek kuruş destek verdiklerini söylesinler, görevi bırakırım!” diyecek kadar da dürüst ve cesaret sahibi.

Üstelik de hem Türkoğlu OSB, hem de Erkenez OSB kendi imar ve ruhsatlarını hayata geçiriyorlar, Türkoğlu Belediyesine bir kuruş hayırları yok. Üstelik de tozunu-çamurunu yedikleri, pis kokularını çektikleri de cabası.

Araç parkını genişletmeye çalışsa da, su tankeri, kepçe ve greyder yokluğu ciddi bir problem. Ama gidermeye, karşılamaya olan inancını koruyor.

*

Seçimle koltuğa oturduğunda kurumda 216 çalışan varken, bu sayı 265’e çıkmış. Son alınanların tamamı kurum içine değil, sahada çalışabilecek vasıflı elamanlar.

“Göreve geldiğimde, adam çok, işi yapan kimse yoktu!” diyen Başkan Karaca, mali yapıyı disiplin altına almış. Bu konuda cesur adımlar atmış, kararlı bir duruş sergilemiş, fakat hiçbir alacaklıyı da belediye kapısına getirmemiş.

Sordum; “Başkanım gelirin-giderin belli, rutin işler kalan az bir para ile yapılmaz. (İller Bankasından gelen 28, personel ve diğer harcamalar 21 milyon-yakıt giderlerini de ekle) Hiç arsa sattın mı?”

Güldü, "Türkoğlu’nda arsa mı var satılacak. Bırakmamışlar, koymamışlar ki” diye de açıklık getirdi.

Beyoğlu’nda 10 milyona arsa satmış, “Toplasan 20 milyonu bulmaz!” demişti.

*

Pencereden at çiftliği çarptı gözümüze. Dolaşan atları göremeyince merakımızı giderdi, atları sattığını söyledi. Ve tüm satışların açık, şeffaf pazarlıkla olduğunu da gizlemedi.

İşin ilginç tarafı, Başkan Karaca’nın evi de yok, arabası da… Ama babadan-dededen zengin, tarlaları çok, fakat ekip biçmeye zamanı yok. “Benim derdim para değil, ilçeme, halkıma hizmet etmek!” diyor başka bir şey demiyor.

NOT: Yazı uzadı, arkası yarın!