Siyaset yaşamın tam da kendisidir. Çay'ın, simidin fiyatını belirleyen hakkı, hukuku ve adaleti koruyan bir olgudur. Bunların yanında siyasilerin bir de duyarlılık gibi meziyetleri vardır. Bu duyarlılık akıllarına geldiğinde menfii duyguları daha da zenginleşiveriyor. Kendi ikballerini daha da düşünür bir hale geliveriyorlar.
*
Siyasetçi önce insanı sevmeli, toplumun değer yargılarına saygı göstermeli, bireysel ihtiyaçlara değil, toplumsal ihtiyaçlara yönelik çözümler üretilmelidir. Birlikte ve toplumsal yaşamın gereği de bu olsa gerek. Siyaset mekanizmasının içerisinde bulunan kişiler; dün gördüğü aksaklıklara kalıbını basarak çözümler aramışsa bugün de aynı duyarlılıkla çareler aramalı gücünün yettiği kadar mücadele etmelidir. Hele hele Kahramanmaraş gibi bir yerde...
*
Dün asrın depremini yaşamış ve sayısız zorluklar içerisinde yaşamını sürdürmeye çalışan insanlarımızın dertlerine çare aramak hem siyasi, hem insani görevlerin başında olmalıdır. Kahramanmaraş' lının sorunlarını sözde değil, özde çözümler aranmalıdır. Kısacası insanımızın derdi ile dertlenilmelidir. Üzerine basarak Şunu ifade etmek isterim gün Kahramanmaraşlının, depremden zarar görmüş insanlarımızın yanında bulunma günüdür.
*
Özellikle iktidar milletvekilleri ve siyasetçileri kulak kabartmalılar bu sözlere.
Bireysel menfaat ya da ihtiyaçlarınızı ön planda tutmayın derim.
Bu gün Kahramanmaraşlı hemşehrilerimizin sizin üretecek olduğunuz çözümlere ihtiyacı var. Çünkü muhalefet milletvekili ve siyasetçileri dinlemediğinizi onların doğruda olsa sorun çözümünde ortaya koydukları önerilere kulaklarınızı kapattığınızı düşünüyorum.
Böylesi durumlarda siyasetçilerin söyledikleri bir söz yaptıkları bir fiil daha sonra lehine veya aleyhine devreye sokulur.
*
6 şubat yaklaşıyor göstermelik işler yerine, kalıcı hizmetler yapmaya gayret gösterin. Yapılması gereken hizmetler zamanında ve yerli yerinde yapılmalı alınan vergilerin hakkı verilmelidir gün bugün düşüncesiyle biran evvel asrın felaketini yaşayan halka hakkı olanı vermek gerekir. Devlet adamlığını hileli ticaret adamlığı değildir. Kimse kendi cebinden hizmet yapmıyor.
Toplanan vergilerden ve ülkenin gelir kaynaklarından halkın ihtiyacını karşılamak sosyal devletin görevidir.
*
Unutmamak gerek ki siyaset yapanlar, üstlerindeki vebali unutmadan çalışmalılar.
Yarına kalsın dediğimiz işler için çok geç kalınmış olabilir.
Hak edene hakkını vermekte halkın işidir.