Ali Öztunç nerede duracak!

Tüm siyaset camiasının, Kahramanmaraş halkının merak ettiği soru bu. Ama cevabı meçhul.

Mutlak butlan kararından sonra karpuz gibi ortadan ikiye ayrılan, ‘birleşen yollar’ değil, ‘kesişen yollar’ filmini andıracak bölünmeden sonra bazı milletvekilleri liderliğini Özgür Özel’in yaptığı YENİ PARTİ’ye katılırken, bazı milletvekilleri CHP’de kalmayı tercih etti.

Benim her defasında sohbet ettiğim, aradığım Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı sayın Mansur Yavaş başta olmak üzere, bazı belediye başkanları da hakeza.

Bazı milletvekilleri de suskunluğunu korurken, iki arada bir derede misali, nereye gideceklerine, nerede duracaklarına henüz karar vermiş değiller.

Çünkü bölük pörçük partide üyeler dağıldı, oyların ayarı bozuldu, her ne kadar Özgür Özel; “iktidara yürüyoruz, AK Partiden öndeyiz!” dese de, anketler de gösteriyor ki, YENİ PARTİ oyları yüzde 20’nin bir tık üzerinde. Oysa anketler AK Parti’yi yüzde 34’lerde gösteriyor.

*

Hangi partiye oy vereceği üzerinde kuşkuları, kaygıları olanlar için, tereddütleri olanlar için ‘kararsız Kasım’ tabiri kullanılır.

Bir Ali’ye göz kırparlar, bir Veli’ye nanik çekerler!

Aslında oranlara etki edecek kesimler, bu ‘kararsız Kasımlar’ ligi… Ve oyuncuları, amigoları, taraftarları…

*

Mutlak butlan kararından sonra CHP’nin başında Kemal Kılıçdaroğlu var. Ve bir CHP genel başkanlık seçiminden, yani kurultaydan söz edilirken, bazı isimler liderlik için öne çıkmaya başladı.

Bunlardan biri de hemşehrimiz, atom karınca dediğimiz, haberleri gelirken herhangi bir parti ismi kullanılmadan sadece ‘Kahramanmaraş milletvekili’ etiketini yakasına yapıştıran sayın Ali Öztunç’u geçen hafta aradım; “CHP Genel Başkanlığı için adın geçiyor. Yazılı ve görsel basında haberleri çıkıyor. Ne diyorsun, doğru mu yazılanlar, söylenenler?”

Şu cevabı verdi atom karınca, “Mehmet abi, arkadaşlarla görüşüyoruz. Öyle bir teveccüh ve niyet var. Bakalım, zaman ne gösterir, kader kısmet!” diyerek kitabın ortasından gitti…

*

Bizim Maraş’ta bir nazlandığında, bir işi yapmak isteyip yapmama konusunda tereddüt yaşayanlar ve her iki tarafı da kırmamak adına, “Ne kızı veriyor, ne dünürcüyü küstürüyor” denilir.

Bir kalbi var, yarısı bir tarafta, yarısı öteki mahallede…

Sayın Ali Öztunç şu sıralar kararsız bana göre. Biriyle nikah kıyacak ama kime ‘evet’ diyecek, kimi masadan kaldıracak, herkes onu merak ederken, sanıyorum sayın Öztunç da geleceği adına sağlıklı bir karar verebilmek için kendine süre tanıyor. Çünkü vereceği nihai karar, kendisinin geleceğini belirleyecek.

*

Ayağının biri Ankara’da, diğeri İstanbul’da. Telefonun bir ucunda bazen Özgür Özel, diğer ucunda Kemal Kılıçdaroğlu olabiliyor mu derseniz, buna ben cevap veremem. Kendisine sormak gerek. Kime evet diyor, kime ha diyor, kime yes diyor, kime okey diyor bilemiyoruz.

Kime la diyor, kime da diyor, kime yok diyor, kime hayır diyor, onu da tahmin edebilmek, çözebilmek zor şu süreçte. Şifre memuru bile altından kalkamaz.

Şu süreçte, sayın Ali Öztunç’u terazinin hangi kefesine koyacağımızı bilemiyoruz.

Gözünün biri CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nda, diğeri YENİ PARTİ Genel Başkanı Özgür Özel’de.

Kulağının biri Kılıçdaroğlu’na çevrilmiş, diğeri Özel’e. İki gözü var, görüyor, kimse de bilemiyor, gözleriyle kime göz kırpıyor, kime göz süzüyor, belli değil.

Karada yüzüyor, izini belli etmiyor gibi…

*

Her iki cenahta kendini ‘oyun kurucu!’ yerine koyanların çok olduğu düşünülürse, hesaba katılırsa; alacağı nihai karar kendisini bağlayacak elbet. Hem de siyasi geleceğini, ikbalini belirleme açısından önem arz edecek!

Özetle, bu şehrin kıymetlisi sayın Ali Öztunç gibi duruşu olan, kararlı, azimli, şehrin sorunlarını meclise taşıyan cesur yüreklere ihtiyacı var.

Selam olsun!