Artık yaza yaza, haber suna suna, yorum yapa yapa alnımızın damarı çatladı. Dilimizde tüy bitti, bizzat gidip çekim yapmaktan, gazetemiz ve sitelerimiz için özel haber servis etmekten, siyasetçilerin peşine düşüp haberleştirmekten bıktık usandık ama bu şehirde etkili ve yetkili olduğunu iddia edenler, bugüne kadar somut bir adım atamadılar. Üşendiler mi, zaman mı bulamadılar?
Senelerin kangreni bu mesele. Senelerin ihmali. Senelerin yüz karası. Senelerin en çok ihmal edilen doğa katliamı.
CHP milletvekili sayın Ali Öztunç haberleştirdiğinde, mecliste meseleyi gündeme getirdiğinde ayaklananlar, ‘Bu memleketin sorununu tartışmak, mecliste gündeme getirmek Ali Öztunç’a mı kaldı?’ diye havalara hoplayanlar, herhalde Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın dahi bir Kahramanmaraş mitinginde söylediklerini unutmuş olmalılar. Sayın Erdoğan konuya sahip çıkıyor, siz dudak büküyor, burun kıvırıyorsunuz.
O kadar ki, bu suyun temiz olduğunu televizyonlarda yorumcu arkadaşlarımız dile getirdiler, neredeyse kirli, biyolojik atıklarla dolu, rengiyle dahi insanın içini karartan, ürperten Aksu Çayı’nın kutsal zemzem olduğunu iddia edeceklerdi.
Yine öyle ki bu haberlerden, yorumlardan yola çıkılarak, numuneler dahi alındı, üst düzey yetkililer bu suyun temiz ve içilebilecek kalitede olduğunu iddia etti. Hadi gidin için, bir de çimin içinde!
Belki günahlarınızdan arınırsınız!
*
Evet, sayın Ali Öztunç bu meseleye sahip çıktı. Çıkabilir. Muhalefet de edebilir. Neticede o da bu şehrin evladı, bu şehri temsil eden, seçilmiş milletvekili. Halkın sesi, gözü kulağı. Tabi ki meseleyi mecliste gündeme getirecek, dikkat ve ilgi çekecek. Bunun için var! Halk süs biberi olsun diye seçmedi, göndermedi Ankara’ya. Kaldı ki sayın Öztunç’un da süs biberi olmaya hiç niyeti yoktu ve olmadı.
O’nun bu çıkışını, bu cesur davranışını AK Partili dostlar bile kabullenir, takdir ederken, sayın Öztunç yetkililere seslendi, “Gelin bu şehre, bu doğaya ihanet etmeyin! Temizleyin, doğal hayatı öldürmeyin, Sır Barajını kirletmeyin, toplum ve insan sağlığını tehdit eden bu katliamı durdurun!” dediyse de, kimse kılını kıpırdatamadı.
Aksu Çayı ve Sır Barajı milletvekili Öztunç’un babasının malı değil. O, kendisine yüklenen misyonu savunuyor, üzerine düşen vazifeyi yerine getiriyor, yetkilileri uyarıyor, toplum ve insan sağlığı için attığı çığlıkların, isyanların, kahırların, sitemlerin son bulmasını istiyor.
Ama siz, takdir edeceğiniz yerde, ‘helal olsun adama!’ diyeceğiniz yerde, sırf muhalefet partisinden olması hesabıyla kulaklarınıza pamuk tıkıyorsunuz, haberleri okumuyor, görmezden geliyorsunuz!
*
O biyolojik atıklarla suları, barajları kim kirletiyorsa, canlı yaşam alanlarını mahvediyorsa, kulaklarını çekecek babayiğit yok mu bu şehirde?
Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ne yapar? Koltuğa gömülüp, yaptırım ve denetimde bulunmayıp, ceza ile meseleyi çözüme kavuşturacağını zanneden vizyonsuz insanların bu şehirde görev yapmasına daha ne kadar müsaade edilir, ne kadar göz yumulur?
Bu şehirde en başarılı il müdürü Ali İhsan Kabakçı iken, senelerdir koltuklarına gömülmüş, ne kendinden, ne bu şehrin sorunlarından haberi olmayan il müdürlerini tutuyorsunuz, başarısızlıkları tescillendiği halde görmezden geliyorsunuz, ancak en başarılı, spor adına bu şehre yaptıklarını kimsenin inkar edemeyeceği Ali İhsan Kabakçı’yı kapının önüne koyuyorsunuz?
Yazıklar olsun!
*
Aksu Çayı, oluşturduğu tehdit ve tehlike sadece muhalefetin, basının meselesi değil. Ama artık siz de gözünüzü açın, uyarılara, isyanlara, şikâyetlere ve taleplere kulak verin!
Sorunu temelden çözün! Bakın Sır Barajı öldü ölüyor, yakında cenazesini kaldırırsanız, arkasından fatiha okuyacak kimse bulamayacaksınız.
Sizin de…





