Aslında ‘açık mektup’ tarzında yazacaktım, uzun uzun. Ama baktım, ne senin okumaya zamanın var, ne benim. Sana ne desem bilmem ki… Bırakıp gittin! Biliyorum, gittin ama siyasetin bitmedi. Zaten az çok tanıdığım kadarıyla, ‘Ben bitti demeden bir şey bitmez’ tarzı bir düşüncesinin içinden geçtiğini biliyorum. Siyaseti seviyorsun, teşkilatçı adamsın. Geçenlerde dostlarla da konuştuk, nereye gitsen arkandan gelecek, karşılayacak bir kitle var.
Bu şehre iz ve eser bıraktın. Haa, ben bunları yazınca bazı dingillerden itiraz sesleri gelecek, bunu biliyorum ve göğüslemeye hazırım. Yazdığımın, sağda solda konuştuğumun arkasında dururum. Benim başım kıçım oynamaz! Neysem, o…
İnsanların yaşamını kolaylaştırmak, teknik ve sosyal belediyecilik alanında iz ve eserlere bırakmak gibi bir ilke ile 6 yıl önce yola çıkan ve bu meselede çok mesafe kat eden Büyükşehir Kurucu Belediye Başkanı sayın Fatih Erkoç’un yaptıklarını, hizmetlerini, projelerini bir tarafa bırakarak, hatalarından da söz edelim.
*
Bir kere…
Sadece belediye başkanı olarak kalsaydı, siyasetin marka değeri yüksek sayın Mahir Ünal ve yerelde siyasetin gözbebeği haline gelen sayın Ahmet Özdemir ile uğraşmasaydı, onlardan yararlanmak yerine sırt çevirmeseydi keşke. Hep keşke keşke diyoruz ama hadi hayırlısı…
Gücü elinde tutanlarla uğraşmak yerine, ‘Siz siz iseniz, ben de benim!’ demeyecekti.
Hem büyükşehir, hem de metropol ilçe belediyeleri yanında il ve ilçe teşkilatlarına da ayar ve yön vermeye, bu kurumları da idareye etmeye kalkışması, doğru değildi. Lazım olur diye milletvekillerini belirledi, ancak o milletvekilleri bugün belki de kendisini arayıp hal hatırını bile sormuyorlardır.
Sırf bunları bilseydi, düşünseydi, uygulasaydı, hayata geçirseydi, bırakın bir dönemi, 3 dönem bu şehrin Büyükşehir Belediye Başkanı kalacaktı.
Yüzbaşının atı geçilmezdi.
Deveden büyük fil vardı.
*
Sayın Mahir Ünal ve Ahmet Özdemir’in gücünden, kariyerinden yararlanamadı. Tamam, Cumhurbaşkanımız sayın Erdoğan’ın yanında bir kredisi vardı, sayın Erkoç da bu krediyi sonuna kadar kullandı ama bu devran hep böyle sürer zannetti.
İşte burada yanıldı. Uğraşmayacaktı, işini yapacaktı. Kamuoyu gücünü ve desteği kadar, AK Parti genel merkezinin de desteği arkasında iken, üstelik Cumhurbaşkanımız sayın Erdoğan’dan başarı plaketi almış iken, duracağı yeri bilemedi, kendine çok güvendi, geleceğini garanti gördü.
Ama siyasette garanti diye bir şey yok. Ben garanti olarak bankasını bilirim, kankasını değil.
*
Diyorum, siz de diyorsunuz ama tavşan yamaca geçti bir kere.
Ve… Dolaşırken, gezerken insanlarla sohbet ederken, vatandaşa dahi ‘şehrin büyükşehir belediye başkanı kim?’ denildiğinde, hala senin adın geçiyorsa, konuşuluyorsa, hizmetlerin, projelerin gündemden düşmüyorsa, dostluk adına, vefa (bunu biraz tartışabilirim) adına bu şehre olan kazanımları kimse göz ardı etmiyorsa, demek ki daha Fatih Erkoç bitmemiş.
Sen bitti demediğin sürece… Geçmiş tüm hizmetlerin için binlerce teşekkürler Başkanım.





