GÜNCEL

30 AĞUSTOS’UN 104. YILDÖNÜMÜNDE ALLAH TÜRK MİLLETİNE BİR DAHA İSTİKLAL MARŞI YAZDIRMASIN!

Türkler tarih boyunca uzun süre hiçbir zaman esaret, sömürge ve boyunduruk altında yaşamamıştır. Devletleri yıkılsa da belli bir zaman sonra Türk devlet aklı, yeni bir devlet kurulması noktasında çalışmalar yürütmüştür. Osmanlı Devleti’nin son döneminde İstanbul fiilen işgal edilmiş, Sevr Antlaşması dayatılmaya çalışılmış ve Mondros Mütarekesi’nin yedinci maddesi ile Anadolu işgale açık hâle gelmiştir.

İtilaf Devletleri Anadolu’yu kendi aralarında paylaşmışlar, böylece Mondros’un yedinci maddesini bahane ederek Anadolu’yu işgal etmişlerdir.

Bunun üzerine tarihin köklerinden gelen derin Türk devlet aklı, Gazi Mustafa Kemal’i Osmanlı padişahı vasıtasıyla görevlendirmiş; Anadolu’da halkı uyandırma ve Millî Mücadele etrafında toplama görevi vermiştir. Gazi Mustafa Kemal’e bu görevin verilmesinin sebebi, Birinci Dünya Savaşı’nda göstermiş olduğu büyük başarılardır.

Gazi Mustafa Kemal Havza’ya gelmiş; Havza Genelgesi, Amasya’da Amasya Genelgesi, Erzurum’da Erzurum Kongresi ve Sivas Kongresi ile halkı bilinçlendirmiş, tek bir çatı altında toplamıştır. O, bağımsız Türkiye Devleti’ni kurma idealidir. Bunun yöntemi ve şekli bu kongrelerde belirginleşmiş ve Ankara’da yeni bir devletin temelleri atılmıştır.

BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI’NDAN ÇIKAN OSMANLI DEVLETİ ZOR DURUMDADIR

Anadolu’da halk kıtlık ve yoksullukla mücadele etmektedir. Söz konusu vatan olduğunda Türk milleti Anka kuşu gibi küllerinden doğmuş; vatan savunmasında gencinden yaşlısına herkes görev almıştır. İlk hareketlenmeler Kahramanmaraş, Hatay ve İzmir’de ortaya çıkmış, düşmana ilk kurşunlar sıkılmıştır.

Kurtuluş Savaşı artık başlamıştır. Bu savaş varlık ve yokluk savaşıdır. Büyük Türk milleti bütün gücüyle bağımsızlığı için, esaret altında yaşamamak için, bayrağı için, ezanı için, İslam’ın Anadolu’da son kalesinin yok olmaması için mücadele etmiştir. Bu mücadelenin öncüsü Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarıdır.

Birinci İnönü ve İkinci İnönü Savaşları kazanılmış, büyük Türk ordusuna moral olmuş, savunma hattı oluşturulmuştur. Akabinde Kütahya-Eskişehir’de geriye çekilmiş, Sakarya’yla tekrar mücadele edilmiştir. Burada Gazi Mustafa Kemal: “Hatt-ı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Memleketin her karış toprağı, vatandaşın kanıyla sulanmadıkça terk edilemez.” demiştir.

SAKARYA SAVAŞI’NDAN SONRA ARTIK DÜŞMANI YURTTAN TAMAMEN SÖKÜP ATMAK KALMIŞTIR

Belli bir dönem hazırlık yapılmış ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi (Büyük Taarruz) başlamıştır. Burada Gazi Mustafa Kemal “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir!” diyerek bütün düşmanı yurttan kovmuştur. En son İzmir’de Yunan ordusu denize dökülmüştür. Avrupa devletleri şu gerçeği görmüştür: Osmanlı Devleti yıkılmış ama kısa sürede Anadolu’da Türkiye Devleti kurulmuştur.

1923 YILINDA CUMHURİYET’İN İLANIYLA TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ OLMUŞTUR

Türk milleti bağımsızlığına düşkün bir millettir. Türk milleti esaret altında hiçbir zaman uzun süre yaşamamıştır, yaşamayacaktır. İslam’ın son kalesi, son sancağı olan Türkiye hiçbir zaman işgale uğramayacaktır. Türkiye artık savunmadan saldırıya geçmiştir. Cumhur İttifakı ve Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde Türkiye Yüzyılı’nda, Türkçe bir sevda ile ayrım gözetmeksizin herkesi eşit kabul edip devletimizin geleceği, milletimizin selameti için var gücümüzle çalışacağız.

30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümünde başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere silah arkadaşlarına, Anadolu’muzun her bir köşesinde mücadele yürüten büyük Türk milletine, çok genç yaşta şehit olarak her şeyini bırakan aziz Türk evlatlarına ve Kurtuluş Savaşı gazilerimize minnet ve şükran borçlarımızı bildiririz. Unutulmaması gereken bir şey vardır: Türk’e kefen biçenin ölümü korkunç olur. Türkiye İslam’ın son kalesi, son toprağıdır. Bu topraklar uğruna nice şehitlerimiz olmuştur. Bütün dünya şunu bilsin ve görsün ki Türkiye toprakları hiçbir zaman işgal edilemez. Büyük Türk milleti böyle bir durum hâsıl olduğunda genciyle yaşlısıyla, sağcısıyla solcusuyla, Türküyle Kürdüyle, Alevisiyle Sünnisiyle kefenlerini üzerine giyerek savaş meydanına emin adımlarla koşarak gider. Cenab-ı Allah bize tekrardan İstiklal Marşı yazdırmasın!

MUSTAFA AKPINAR - TARİHÇİ ARAŞTIRMACI YAZAR