Öne Çıkanlar AK PARTİ ON İKİŞUBAT YÖNETİM KURULU LİSTESİ AÇIKLANDI PAZAR GÜNÜNDEN BERİ KAYIP! BARO ADAYI ATAKAN BÜYÜK HİDROLİKTEN MÜŞTERİYE ÖZELÇÖZÜMLER DÜNYA KADINLAR GÜNÜ

Bu haber kez okundu.

AİDS’E KARŞI KORUNUN VE SEVDİKLERİNİZİ KORUYUN!

Kazanılmış Bağışıklık Yetmezliği Sendromu olarak bilinen AIDS Hastalığı, AIDS mikrobu olarak adlandırılan HIV virüsünün, insanlarda bağışıklık sisteminin çökmesine neden olan bulaşıcı bir hastalıktır. İnsan bağışıklık yetmezliği virüsü (HIV), bağışıklık sistemine yavaş yavaş nüfuz ederek vücudun enfeksiyonlara karşı direncini yok eder, bireyi çeşitli enfeksiyonlara ve rahatsızlıklara karşı korunmasız hale getirir. AIDS olarak adlandırılan hastalık tablosu, HIV enfeksiyonunun son aşamasıdır ve bu süreçte sıklıkla yaşamı tehdit eden ciddi enfeksiyonlar görülür. Ülkemizde 1985 yılında ilk vakanın görülmesiyle birlikte yıllara göre incelendiğinde her yıl tanı konan vaka sayıları bir önceki yıla göre daha fazla olmaktadır.

Başka hastalıklarla kıyaslanamayacak maddi kaynak ayrılmış araştırmalar yapılmış eğitim programları düzenlenmiş olmasına rağmen bu sayı hızla artmaktadır.

HIV virüsünü taşıyan kişiye“HIV pozitif” denir. Bu kişiler HIV virüsü taşımalarına rağmen henüz hastalığın klinik bulgularını taşımazlar. Klinik bulguların ortaya çıkması ile artık kişi AIDS hastası olarak kabul edilir. . Vücudunda AIDS mikrobu olan herkeste AIDS’e ait hastalık belirtileri görülmeyebilir. Hatta bu belirtisiz süre 15 yıl gibi uzun bir zaman olabilir ve kişi kendini iyi hissedebilir. Ancak mikrobu alan kişi, belirtisi olmasa bile başkalarına bulaştırabilir.

AIDS/HIV enfeksiyonu henüz kesin tedavisi ve aşısı olmayan ancak korunabilir bir hastalıktır.

BULAŞMA YOLLARI

AIDS mikrobu bir insandan diğerine sadece belirli yollarla bulaşabilir. Bulaşma, cinsel ilişki ve kan yolu ile olur. En yaygın bulaşma şekli cinsel ilişki iledir. Tüm bulaşmaların %80-85’ i cinsel ilişki ile olmaktadır.

AIDS, mikrobu taşıyan kişiden kan, organ, doku vb. nakli ile, sterilize edilmemiş (mikroptan arındırılmamış) iğne, enjektör gibi aletlerin ortak kullanılması ile de bulaşabilmektedir. Ayrıca jilet, tırnak makası gibi vücutta küçük çaplı kanamalara neden olabilen kişisel eşyaların ortak kullanımından kaçınılmalı; dövme yapmakta ve kulak deldirmekte kullanılan kanamaya neden olacak aletlerin sterilize edilerek kullanılmasına özen gösterilmelidir. AIDS olan anneden, gebelikte, doğumda ya da doğumdan sonra emzirme yoluyla bebeğine bulaşabilir.

HIV organizma dışında yaşayamayan, dışortama dayanıksız bir virüstür. HIV (+) pozitif veya AIDS hastalığı olan bir kişinin kullandığı tabak, bardak, çatal, giysiler, havlular, tuvalet, banyo ve yüzme havuzlarının ortak kullanımı, dokunma, sarılma, el sıkışma ile virüs bulaşması söz konusu değildir.

BELİRTİLERİ

AIDS Hastalığının başlıca belirtileri, lenf bezlerinde büyüme, ağız ve deride tekrarlayan uçuk, yara ve lekeler, nedeni bilinmeyen uzun süreli ateş, gece terlemeleri, kilo kaybı, ishal, öksürük ve fırsatçı bazı enfeksiyon hastalıklarının ortaya çıkmasıdır.

HİV TESTLERİ

HİV teşhisi için kullanılan testler hastanın kanında HİV’e karşı gelişmiş olan koruyucu maddeleri (antijen/antikor)saptamak amacıyla yapılır.HİV vücuda girdikten sonra 3-12 yıl hiç belirti vermeyebilir.korunmasız her türlü cinsel ilişki güvenli olmayan kan alışveriş sonrası ve hamilelik öncesi test yaptırmak gerekir. HİV’in tanısı ELİSA kan testiyle konur.HİV antikorlarının ELİSA yöntemiyle ölçülebilecek düzeye gelmesi için 3 aylık bir süre geçmesi

gerekmektedir.Bu yüzden ELİSA testi bulaşma gerçekleştikten 3 ay sonra yapılmalıdır.Kesin HİV TANISI KOYABİLMEK İÇİN westrnblot doğrulama testinin de yapılıp sonucunun pozitif olması gerekmektedir.HİV/AİDS Sağlık Bakanlığına bildirilmesi zorunlu bir hastalıktır.Bildirimler isim vermeksizin son derece gizlilik esasına dayanarak kodlanarak sadece Sağlık Bakanlığı’na yapılır.

KORUNMA

AIDS’ den korunmak için yapılacak en önemli şey karşılıklı güvene saygıya ve sadakate dayalı, birliktelikler kurmaktır. Bunun en güzel örneği evlilik kurumudur. Çarpık ilişkiler, insanın bireysel ve toplumsal yaşamında felâkete sürüklediği, toplumda tedavisi zor yaralar açtığı bilinmektedir.

Korunma tedbiri amacı ile başka biriyle ortak enjektör kullanılmamalı. Kan verirken ya da alırken, dişçi koltuğunda ve kuaförde kullanacağınız aletlerin temizliğinden emin olunmalıdır.En sık görülen bulaşma yolu cinsel temasla olduğu için bu yolla korunma büyük önem taşımaktadır. Evlenmeden önce yapılması gereken diğer testler ile birlikte HIV/AIDS testi mutlaka yaptırılmalıdır.

Bu hastalık hakkında farkındalık oluşturmak, toplumun bilinçlenmesini sağlamak amacıyla 1 Aralık tarihi tüm dünyada “DÜNYA AIDS GÜNÜ” olarak ilan edilmiştir.

AIDS’le mücadelede insanların duyarlı ve bilgili olduğunun göstergesi olarak kırmızı kurdela uluslararası sembol olarak kabul edilmiştir. AIDS’ i biliyorum, AIDS’ den korunuyorum anlamlarını içerir.

AIDS belirtileri ve şüphesi görülen vatandaşlarımızın en yakın sağlık kuruluşuna başvurarak gerekli tedaviye başlanması, kişinin kendi sağlığı kadar toplum sağlığını da ilgilendirdiğinden büyük önem taşımaktadır.

 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol