Öne Çıkanlar seminer DEDEOĞLU DA KAYINBABA OLDU dizi DEMOKRASİMİZİN ZENGİNLİĞİ BUDUR ŞERİFLER İNŞAAT DOOSAN FORKLİFTİ TERCİH ETTİ

Bu haber kez okundu.

BASIN ÇALIŞTAYI VE MAHİR ÜNAL
 Meclisteki çalışmalardan bulduğu fırsat ile, beraberinde milletvekili arkadaşları Yıldırım Ramazanoğlu ve Sıtkı Güvenç ile, AK Parti İl Başkanı Fatih Erkoç da olduğu halde, Madoevi’nde basın mensupları ile bir araya gelerek onları dinledi, sorunlarını, taleplerini ve önerilerini dikkate aldı.

Çalışan gazeteciler gününün kutlandığı sohbet ortamında geçen toplantıda yerel ve ulusal meselelerden çok, gazetecilerin içinde bulundukları ortak sorunlar dile getirildi, çözüm önerileri masaya yatırıldı.

Basın camiasını temsil eden dernek ve cemiyetler olduğu halde, bir adresleri, levhaları olmadığı, bu anlamda bir yer tahsisinin öne çıktığı gecede, mesleğin zorlukları da gündeme gelirken, habere ulaşmadaki sıkıntıları da konuşuldu.

“Sizin sıkıntılarınızı, çektiklerinizi en iyi siz bilirsiniz, siz bu işin mutfağında, masasındasınız!” diyen Mahir Ünal, basın mensupları ile sık sık bir araya gelmeye devam edeceklerini, safları sıklaştıracaklarını söyleyince, salonu dolduran gazetecilerden tam not almayı sürdürdü.

BU PROTOKOLLÜ TOPLANTI DEĞİL

Bu birlikteliğin, buluşmanın protokollü toplantı olmadığını, bu bakımdan herkesin rahatlıkla  soru sorabileceğini, dertleri yanında çözüm önerilerini de sunabileceğini kaydeden Ünal, işin sohbet kısmının önemli olduğunu söylemesi ardından, basına desteğin olmadığı, siyasilerin özellikle basına destek konusunda cimri davrandıkları söylendi.

Aylar, hatta yıllardır gazetecilerin alacaklarını ödemeyen, yana çizen, telefonlarına bile bakmayan gazetecilerin alacakları da günün konusu oldu. Ünal, gazeteci Mehmet Fiskeci’ye dönerek, “Canını sıkma Mehmet abi, nasıl olsa büyükşehir olduk, belediyelerin borçları ana kent belediyesine aktarılacak!” deyince, Fiskeci de, “O vakit ben de Mustafa Poyraz’ın yakasına yapışırımdeyiverdi.

Özellikle siyasilerin ilan, abone desteği, cemiyete yer tahsisi meselesi herkesin ortak fikriydi.

BASINI CAMİASINI TEMSİLEN  CEMİYETLER OLMASA NE OLUR?

Bu da görüş olarak ortaya konuldu. Dernek ya da cemiyet çok mu önemliydi ya da elzemdi. Bu da tartışma konusu oldu. Ünal’ın söylediği şu oldu; “Dernek veya cemiyet önemli değil. Zaten gazeteleriniz internetleriniz var, istediğiniz gibi yazıyor, çiziyorsunuz. Önemli olan kin ve nefret tohumları ekmeden, saf bir akılla adalet ve saygı duygusu içinde hareket edebilmeniz”

Bu bize göre haklı, yerinde bir düşünceydi. Güveni, entelektüel birikimi inşa ederek sağlamak gerekiyordu. Herkes önce aynada kendine bakacaktı, kendine çeki düzen verecekti. Gazeteci de olsa..

Öte yandan basının güvenirliliği de tartışma konusu olurken, siyasilerin basına güvenmeleri, en küçük bir eleştiri karşısında horozlanmadan, eleştiriye tahammül ederek kendilerine çeki düzen vermeleri önerisi ortaya atıldı.

Bu öneriye herkes sıcak baktı, olumlu buldu.

SOSYOLOG OLAN ÜNAL KONUŞUYOR!

Bir sosyolog olduğunu bildiğimiz siyasetin düzgün ve A kalite yüzü Mahir Ünal, belki işine gelmeyen soru, öneri de olsa gülümseyerek, içtenlikle cevap veriyordu. Bunun farkındaydık.

Bir şey daha söyledi, bu birlikteliği, bu toplantıyı düzenleyen, organize eden, gazetecilere çam sakızı çoban armağanı birer kalem hediye eden de İl Başkanı Fatih Erkoç idi.

Teşekkür ettik Başkan Erkoç’a… Yemek, hediye bahane, toplantı, sohbet şahane idi.

İnsanoğlu öyle işte. Canı birilerini, bir yerleri eleştirmek istediğinde, önce siyasetçilerden, milletvekillerinden başlar. Ünal bunun bilincindeydi; “Siyaset kurumu daha yeni çöz üm üreten kurum haline geldi. Eskiden milletvekilleri iş takip ederdi, şimdi öyle değil.  Şimdi üreten, sizlerden, bürokrasiden, sivil toplum kuruluşlarından gelen yatırımlar, projeler peşinde milletvekilleri. Bunları takip ediyoruz. Siyaset de, siyasetçi de artık normalleşti, itibarlı kurum ve kimseler haline geldi” diye konuştu.

BAKANLIK MI? HAYIR, DEDİKODU HEPSİ…

Toplantıya katılan gazeteci arkadaşlarımız ortak olduğuna inandığımız düşüncelerini birer birer sıralarken,  Ünal sabırla, dikkatle dinliyor, aslında bunun da bir basın çalıştayı olduğunu söylüyor, hatta daha ileri giderek, bu tür sorunların, önerilerin bir dosya halinde kendilerine tevdi edilmesinin daha yararlı olabileceğini duyuruyordu bizlere.

Herkesin konuştuğu, düşüncelerini özgürce ifade edebildiği, soru sorma ötesinde önerilerini sunabildiği ortamda, bir ara, sohbetin ana teması gazeteciler, onların sorunları, yaşadığı sıkıntılar, maddi imkânsızlıklar, ilan-abone desteği iken, bir arkadaşımız, Milli Eğitim Bakanı olacağına ilişkin düşüncesini sorduğunda, verdiği cevap kısa ve net oldu: “Öyle bir şey yok, hepsi dedikodudan ibaret, görevimin başındayım. Ta ki Haziran ayına kadar. Sonrası ne olur, bilmek, kestirebilmek mümkün değil. Söylenen, yazılan dedikodudan ibaret!”

Büyükşehirle birlikte basın ilan kurumunun gelme ihtimali üzerinde de duruldu. Bu konuda herkes fikrini söyledi, yerel - ulusal basın arasındaki mesafe de günün tartışma konusu oldu, sohbete kısa cümlelerle olsa da Milletvekilleri Yıldırım Ramazanoğlu, Sıtkı Güvenç ve İl Başkanı Fatih Erkoç da müdahil olmak zorunda kaldılar, düşüncelerini bizlerle paylaştılar.

Toplantıya ayrıca AK Parti Merkez İlçe Başkanı Necati Okay, Gençlik Kolları Başkanı Av.Fırat Görgel, İl Genel Meclisi Başkanı Mustafa Özsoy, Türkoğlu Belediye Başkanı Av.Mustafa Taşhan ile, Yüksek İnşaat Mühendisi, Andırın’lı İdris Tezcan da katıldı.

 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol