banner1320
Öne Çıkanlar siyaset KAHRAMANMARAŞ TA BİR İLK DOĞA SPORLARI PANELİ SİYASİ PARTİLERDE ADAYLAR BELLİ OLDU Olimpik gün yürüyüşüne büyük ilgi ÇAKIROĞLU DERNEĞİ BUĞDAYLARI BİÇERDÖVERLE BULUŞTURDU

Bu haber kez okundu.

AŞURE GÜNÜ, ÖĞRETMENLER GÜNÜ VE FİLİSTİN
 Firat Görgel, yazılı basın açıklamasında, hem öğretmenler günü, hem aşure,  hem de Ortadoğu’da yaşanan ve Filistin halkına layık görülen mezalimi içeren açıklamasında şunları söyledi; “Öncelikle her yıl 24 Kasım günü kutlamış olduğumuz Öğretmenler Günü'nün bütün öğretmenlerimiz için hayırlı olmasını diliyor ve öğretmenlerimizin bu anlamlı günlerini kutluyorum. Hiç şüphesiz bir ülkenin geleceğini şekillendirmede en etkin rolü üstlenenler elbette öğretmenler-eğitmenlerdir.

Hz. Peygamber’in (S.A.V), “İlim Çin’de de olsa, gidip alınız.” ve dört büyük halifeden biri olan Hz. Ali’nin (R.A) “Bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum.” sözlerinden, yüce dinimiz İslam’ın da ilime, âlime ve öğretmene son derece önem verdiği açıkça görülmektedir. Biz gençler de bir milletin varoluşunun ve muasır medeniyetler seviyesinde yaşayabilmesinin aldığı eğitime, öğrendiği ilime bağlı olduğunun farkındayız ve bu fikir doğrultusunda yaşamımızı şekillendirmek durumundayız.

Yine bugün Hicrî Takvime göre ise 10 Muharrem 1434. Yani Hz. Mevla’nın biz inananlara armağan ettiği sayılı özel günden bir tanesi. Tarih bugünde, sadece Nuh Tufanının sona erişini değil birçok faziletli ve hikmetli olayı barındırmaktadır. Hz Âdem, Hz. Davut gibi peygamberlerin tövbeleri bugünde kabul olunmuş, Hz. İsa bugünde dünyaya gelmiş ve bugünde semaya yükseltilmiş, Hz. Eyyüb hastalığından bugün şifaya kavuşmuştur. Daha pek çok önemli olayın gerçekleştiği gün bugün, Aşure Günüdür.

Hz. Peygamber kendisine, “Ramazan’dan başka hangi zamanda oruç tutalım?” diye soran sahabeye “Muharrem ayında tutunuz, çünkü o Allah’ın ayıdır…” buyurarak Muharrem Ayı’nın önemini açıklamıştır. Muharrem Ayı’nın en faziletli günü ise Aşure günüdür. Yine bu Hadis-i Şerif’in devamında “…Onda öyle bir gün var ki; o günde Allah bir kavmin tövbesini kabul etti ve yine bir kavmin tövbesini kabul eder.” müjdesi de Aşure Gününün faziletine işarettir.

Yine sevgililer sevgilisi peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V) Aşure günü ile ilgili; “Bugünün fazlını arayın. Çünkü O, Allah’ın günlerin arasından seçtiği mübarek bir gündür. Kim bu günü oruçla geçirirse, Allah nezdinde bulunan melekler, nebiler, peygamberler, şehitler ve salihlerin ecrini verir.” buyurmaktadır.

İki farklı Hadis-i Şerif’te “Sıla-i rahmi terk eden, Aşure Günü akrabasını ziyaret ederse, Yahya ve İsa’nın sevabı kadar ecre kavuşur.”, “Kim Aşure Günü zerre kadar iyilik yaparsa Allah o zerreyi büyütür Uhud Dağı kadar sevap yazar.” buyrulmuştur. Bu Hadisler bize gösteriyor ki; Aşure Günü sadece ibadetler değil, dargınlıkların giderilmesi, sıla-i rahim, akraba ziyaretleri hatta yapılan en küçük iyilik dahi kat be kat fazlasıyla ödüllendirilmektedir.

Gönül isterdi ki; bütün akrabalar, bütün müminler birbirleriyle kardeşlik olgusunu hiç bozmasın, bütün dünya ulusları, din, dil, ırk, mezhep farkları gözetmeksizin barış ve huzur içinde bir hayat sürsün. Ancak son dönemlerde Orta Doğu’da yaşan zulüm hepimizin içini acıtmakta, yüreğini dağlamaktadır. İsrail’in Filistinli Müslüman kardeşlerimize uyguladığı zulmü yok saymak bu suça, bu günaha ortak olmakla belki de eşdeğerdir. “Geceleri İsrailli çocuklar daha rahat uyuyabilsin diye” başlığı altında Filistinli çocukların, kundaktaki hatta anne karnındaki bebeklerin acımasızca katledilmesinin hiçbir insani ve vicdani açıklaması yoktur.

Bu katliam hiçbir gerekçe ile gerekli hale getirilemez ve açıklanamaz. Elbette, dünyanın neresinde, kim, hangi inanca sahip olursa olsun, ten rengi, dili veya etnik kökeni ne olursa olsun haksız yere zulme uğramasına gönlümüzün hiçbir şekilde ve şartta razı olması mümkün değildir.

Bunun yanı sıra ne yazık ki, dünyanın çeşitli yerlerinde baskı uygulanan, zulme uğrayan, soykırıma uğrayan toplumların hep Müslümanlardan müteşekkil olması da yaralarımızı daha da derinleştirmektedir.

Her fırsatta, barıştan, kardeşlikten, demokrasi ve özgürlüklerden, insan hakları ve eşitlikten bahseden başta Avrupa ve Amerika olmak üzere sözde muasır medeniyetler kardeşlik ve inanç özgürlüğü gibi konulardaki fikirlerini gözden geçirmelidirler. Zira zulüm gören mazlumun yanında olması için göreve çağırıldıklarında zalimin lehtarı, zaten yeterince derinleşmiş yaralarımıza deniz suyu niteliğinde açıklamalarla hepimizi şaşırtmakta ve derin düşüncelere sevk etmektedir.

Filistin’de, Suriye’de, Arakan’ da, Doğu Türkistan’da ve dünyanın neresinde, her ne şartta ve sebeple olursa olsun, haksız yere zulme uğrayan bütün Müslüman kardeşlerimize sabır diliyor, yaşanan zulmün, akan kanın ve savaşların bir an evvel son bulmasını yüce Allah’tan niyaz ediyorum.

Bütün eğitim öğretim camiamızın, bütün öğretmenlerin, eğitmenlerin, eğitici ve öğreticilerin Öğretmenler Günü’nü, bütün İslam Alemi’nin Aşure Günü’nü kutluyor ve esenlikler, hayırlar getirmesini diliyorum.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol