2026-01-29 07:08:37

Sonbahar ve ölçü

Mehmet AKPINAR

29 Ocak 2026, 07:08

Sonbahar mevsimi gibi, hazan yaprakları dökülmeye devam ediyor. Zaman ilerledikçe insan da hayat ağacından bir bir kopuyor. Kimi dostluklar sessizce yere düşüyor, kimi değerler fark edilmeden kayboluyor. Bu dökülüş bazen zamandan, bazen yorgunluktan, bazen de ihmalden kaynaklanıyor…

İnsan zayıftır. Yanılır, hata yapar, bazen yönünü şaşırır. Bu, insana mahsustur. Asıl mesele hatasız olmak değil; hatayı fark edebilmektir. Yanlışta ısrar etmekle, yanlıştan dönebilmek arasında büyük bir ahlak farkı vardır. İşte insanı insan yapan da bu farktır…

*

Hayatta her şey bir ölçü meselesidir. Ölçü kaybolduğunda, doğru ile yanlış birbirine karışır. İyi niyet yerini savunmalara, samimiyet yerini alışkanlıklara bırakır. İnsan bir süre sonra neyi neden yaptığını bile hatırlamaz…

Karanlık bir odada elinde fener olmayan biri gibiyiz çoğu zaman. Sağa sola çarpar dururuz. Çıkışı bulamayız ama suçu hep dışarıda ararız. Oysa mesele odanın karanlığı değil, elimizdeki ışığın sönmüş olmasıdır…

*

Zaman zaman “biraz toparlansak her şey düzelir”, “birkaç hamleyle eski günlere döneriz” gibi cümleler kurulur. Ama görünen köy kılavuz istemez. Öz bozulmuşsa, şekil kurtarmaz. İsimler değişse de sonuç değişmez. Çünkü değişmeyen bir gerçek vardır: Yasa bozulmaz…

Samimiyet zayıfladığında, adalet yıprandığında, sorumluluk ikinci plana itildiğinde; başarı sadece bir hayal olur. İddia çoktur ama karşılığı yoktur. Söylem vardır ama ağırlığı yoktur. Çünkü ölçü kaybolmuştur…

*

Bugün insanlık ciddi bir savrulma yaşıyor. Konfor kutsanıyor, bireysellik yüceltiliyor. Akrabalık bağları zayıflıyor, dostluklar menfaatle ölçülüyor. Herkes kendi hayatını yaşıyor ama kötülük kendi halinde yaşamıyor. O, plan yapıyor, örgütleniyor, ilerliyor…

İyiliğin tarafı ise çoğu zaman yorgun, dağınık ve sessiz. Oysa sessizlik de bazen taraf olmaktır. Yanlışa ses çıkarmamak, zamanla yanlışı normalleştirir. Alışılan her kötülük, biraz daha büyür…

*

Bu yüzden silkelenmek zorundayız. Ama başkasını değil, önce kendimizi… Çünkü değişmeyen insan, ne çevresini değiştirir ne de dünyayı. Herkes birilerini arıyor ama kimse aynaya bakmak istemiyor…

Son söz şudur:

Karanlığa taş atmak kolaydır. Asıl marifet, aydınlığa bir mum yakabilmektir. Işık olmak sorumluluk ister. Bedel ister. Ama başka da bir yol yoktur…

Sen değişirsen dünya değişir. Adam aramaya gerek yok… Adam olunsa, zaten aranmazdı…

Selam ve dua ile kalın…

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.