Şimdi şu karlı, şehrin beyaz gelinliğini giydiği, çevremizi beyaz örtünün kapladığı buz gibi havada kardan adamlardan, pardon kardan siyasetçilerden söz etsem, bazıları çemkirecek.
Karlı havada kar ile ilgili hatıralar, belediyelerin karla imtihanları yazılır, tartışılır, konuşulur. Kardan adamlar ve kardan siyasetçiler de bu sohbetlerin, tartışma ortamının ana unsuru olurlar her daim.
Kardan adam kış günlerinin simgesi, eğlencesi. En çok da çocukların oyuncağı, eğlencesi iken evlerin, apartmanların ve sitelerin önünde heykel gibi durması, kara-kışa bir başka anlam yükler.
Fakat ertesi günü ya güneşten, ya yağmurdan erir gider. Tıpkı kardan siyasetçiler gibi. Bir yağmura, bir güneşe bakarlar, ömürleri birkaç gün olsa iyi de, birkaç saatten öteye geçmez!
Bu tiplerin hizmet etmek gibi (hizmet edenleri de baltalamaya çalışır, yok hükmünde gösterme gayretine girerler!) bir kaygıları, telaşları, heva ve hevesleri yoktur, olamaz da. Onlar işin reklam, şov tarafında kalırlar sürekli.
*
Yapay zeka ile yazmaya kalkışsam, ki hiç beceremem ve düşünmedim de, aklımda fikrimde bu şehir olunca, kendi irademle, kendi düşüncelerimi yorumlamak, sizlerle paylaşmak adına bu şehir ne çektiyse kardan adamlardan, kardan siyasetçilerden çekti.
Hiç çekmediği kadar.
Belediyelerin karla mücadelesi sürerken, yaşadıkları bir olumsuzluk için, ‘telefon açtık, çıkmadılar, bakmadılar!’ şeklinde algı yaratırlar. Çektikleri fotoğrafları sosyal medya aracılığı ile servis ettiklerinde siyaset yaptıklarını zannederler.
*
Bazıları da karlı havada pencereden dışarı bakar, ‘Ben bu takıma geçtim, transfer oldum ama bundan sinir uçlarına dokunacak eleştiriler yapamam. Dokunursam abilerim bana parmak sallar, ‘Hıııı, otur oturduğun yerde, haddini bil. Yanımıza aldık diye önümüze geçmeye kakışma!’ diyeceklerini bildiği için, nasıl bir yol, nasıl bir siyasi strateji geliştireceğini düşünür çekirdek çitleterek.
Karı kışı bir tarafa bırakır, önümüzdeki, muhtemelen bu yılın Kasım, ya da 2027 ilkbaharında bir erken seçimde nasıl bir konumda olacağının hayallerini kurar. ‘tekrar aday gösterilir miyim, şöhret olduğum ve parladığım takımı küçümseyerek ‘kendi yeteneğimle star oldum!’ kendisinin de inanmadığı, inkar ettiği gerçeğin rüyasını güderken, eski takım kaptanının, sporcu arkadaşlarının yüzüne nasıl bakacağını aklına bile getirmez.
*
Belediyelerin karla mücadelede, imtihanda sınıfta kaldığını söyleyemem. Tüm zamanlarını, mesailerini bu yola harcıyorlarken, ekipler sahada iken, ‘ikmale kaldılar!’ derseniz, ‘ihtimaldir’ derim.
Hangi partinin belediyesi veya başkanı olursa olsun, performanslarını, mücadele azimlerini yok sayamam.
*
Kardan adam yapın evinizin bahçesine, apartmanın, sitenin içine, ama sakın ola ki sakın, kardan siyasetçilere çok da yüz vermeyin, siyaset sahnesinde şovmenliği siyaset zanneden suni siyasilerden mümkün olduğunca uzak durun!
Allaha yakın olursunuz!
*
Ve seviyorsanız birini, o da kardan değil, candan olsun! Yoksa reklama girer!