banner637

banner638

ÖZDEMİR; "KADINA ŞİDDETİN FATURASI ARTIYOR"

26 Kasım 2017 Pazar 09:40
Bu haber 135 kez okundu

Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele günü dolayısıyla bir etkinlik düzenledi. Kahramanmaraş Kadın Platformu, Kahramanmaraş Kadın Girişimciler Derneği (KAGİD) Başkanı Kibar Özdemir, Kadına şiddetin faturası gün geçtikçe arttığını, kapanması imkansız yaralarla toplumumuzu derinden yaraladığını, sarsıntının doğuracağı sonuçları tahmin etmekte zorlandığını, toplumsal çöküntüye varmadan devletimizin kesin kararlı tedbirleri alması gerektiğini söyledi.

ÖZDEMİR;
 Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele günü dolayısıyla bir etkinlik düzenledi.

 

Ulucamii Meydanı'nda gerçekleştirilen programda konuşan Kibar Özdemir,   "Yüce Tanrı kainatı zıtların birliği   anlayışına   göre tasarlamış ve gerçekte  kainattaki dengeyi sağlayan  da bu anlayıştır. Gündüz- Gece, Var- Yok,  Güzel- Çirkin, Ak- Kara, İyi- Kötü,  Sıcak- Soğuk  ve DİŞİ---ERKEK  gibi…  Yaşamı temellendiren bu zıtlıkların  bir arada olma  zorunluluğu  vardır  ve bu birliktelik  de yaşamın temelini oluşturur.  Kainatta  var olan dinamizm, devinim ve dengenin de nedeni de zıtların birliği anlayışı  olduğu gibi, birbirini doğurabilme özellikleri vardır. Aynen kadından erkeğin doğduğu gibi….

Kainatı var eden  YÜCE  ALLAH'ın    sıfatlarından  'RAHİM'  adını  alan organı  bedeninde  taşıyarak, Dünya' da ki  7.6 milyar insanı doğuran kadının toplumdaki yeri, varlığı hak ettiği düzeyde değil ne yazık ki!..   Ve kadına  reva görülen  yaşam alanında maruz kaldığı  davranışlar   ''25- Kasım kadına şiddete hayır'' gibi bir günün doğmasına neden olmuştur.  Türk kültüründe,  Allah'ın kelamı  ve rehberimiz  kuran'ı Kerim ve peygamberimiz H.Z. Muhammet  S.A.V. in sünet-i seniyesinde  olmadığı biçimde  algılanan  KADIN  maalesef bugün   hayatına kast edilen, ölüme vardıran bir mağduriyet yaşamaktadır." dedi.  

FATURALARIN BEDELİ AĞIR OLUYOR!

"Gittikçe artan mağduriyet ve şiddetin dozu;   babası, abisi, oğlu veya eşi tarafından öldürülme düzeyinde ve gün geçtikçe de sayısı artmaktadır." diyen Özdemir, "Kadının uğradığı şiddet çeşitleri ve  rakamlarına bakıldığında   konunun ürkütücü bir boyutta olduğu görülmektedir.  21. Y.Y. da, 2017 yılının ilk 10 ayında  erkekler;

1.         240 kadın ve kız çocuğu öldürdü,

2.         77  kadına tecavüz  etti,

3.         207 kadını taciz etti,

4.         286 kız çocuğunu istismar etti,

5.         338 kadına şiddet uyguladı, 

Yukarda 5 madde de   kadına reva görülen, yaşatılan olaylarda  ödenen bedelin faturası çok ağırdır ve  ne yazık ki tüm topluma çıkmaktadır. Nasıl mı?   

1.         Cinayet işlemiş  psikolojik olarak bitmiş bir baba, abi, oğul veya koca,

2.           Üretime dayalı bir işinin başında ve ailesinin içinde olması gerekirken; hapishanede tükenmişlik  sendromunda bir  erkek,

3.         Yok olma sürecine girmiş bir aile,

4.         İstenmeyen bir şekilde, insanlık onuruna yakışmayacak  bir biçimde ömrünü tamamlamış bir kadın,

5.         Tecavüz ve istismarla geleceği kararmış hatta yok olmuş  kadınlar veya kız çocukları,

6.         Şiddet gördüğü için özgüven, saygı ve sevgisini kaybetmiş bir kadınlar veya kız çocukları

7.         Hayatının geri kalan kısmını fiziksel veya  ruhsal olarak  özürlü yaşamak zorunda kalan kadınlar, kızlar veya aile bireyleri 

Kadına şiddetin doğurduğu yukarıdaki bireyler, topluma yük değil de nedir?   Toplum bu yükü kaldırmak için harcadığı enerjiyi daha güzel sonuçlar için harcayamaz mı?

Kadına şiddetin faturası gün geçtikçe artarken kapanması imkansız yaralarla toplumumuzu derinden sarsmaktadır. Bu sarsıntının doğuracağı sonuçların  tahmin etmekte zorlanacağımız  toplumsal çöküntüye  varmadan  devletimizin kesin kararlı tedbirler alması gerektiğini düşünüyoruz.

1.         Kadınlarımız artık birey  olarak erkekle eş değer olduğunun  ve anayasal haklarının  farkındadır. Tarladan  fabrikaya, fabrikadan Plazaların en üst köşesinde makamda  oturacak kadar söz sahibidir. Bu durumda ekonomik özgürlüğün kazandırdığı özgüvenin  erkek tarafından hoş görülüp tlore edilmesini sağlayacak  eğitimin ailede başlayıp,  okulda devam etmesi  sağlanmalıdır.

2.         Şiddete uğrayan kadın utanma duygusunu yenerek olayı sineye çekmeden  yetkili platformlarda hakkını aramalıdır.

3.         Yasalar  gerektiği gibi uygulanarak  caydırıcılık etkin hale getirilmelidir.

4.         Kadına şiddet cezalarında iyi hal indirimi kaldırılmalıdır.

5.         Kadına şiddetin faturasının ağırlığının  farkındalık    yaratacak etkinliklerle  toplumun  şiddete karşı mücadele  anlayışı geliştirmelidir.

TÜRK KADINI YERLERDE SÜRÜNMEYE LAYIK DEĞİLDİR  

 Yüce dinimiz İslam  kültüründe ve  insanlık tarihi kadar eski bir millet olan Türk kültüründe var  olduğu gibi  kadınlarımız gerçek yerini almalı ve bu yerine sahip çıkmalıdır. Kurtuluş savaşında cephedeki erkeğinin  yanında olmasını bilen Türk Kadını için  devletimizin kurucusu, Başkomutanımız Atatürk   ''Ey kahraman Türk kadını sen yerlerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın''   sözleri ile de yücelterek gerçek makamına yerleştirmiştir. 

  Zıtların birliğinin değerli elamanı kıymetli Erkekler; Analarınız,  büyükanneleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, ablalarınız, kız kardeşleriniz,  eşiniz, kızlarınız, yeğenleriniz, kuzeniniz, komşu Ayşe teyzeniz, sınıf arkadaşınız, iş arkadaşınız; bunlar hayatınızda karşılaşabileceğiniz kadınlar.  Toplum düzenini birlikte oluşturmak zorundasınız. Öyle bir beraberlik oluşsun ki  Türkiye'de  '' 25 kasım  kadınlara karşı  şiddete  uluslar arası mücadele  günü''  gibi  bir güne yer verilmesine gerek kalmasın. Hep birlikte bu mücadelenin içinde olalım ve   ''KADINA YÖNELİK ŞİDDETE HAYIR'' DİYELİM. " şeklinde konuştu.   

Haber-Foto: Bilal EVRAN

 

Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder