Öne Çıkanlar KSÜ İŞ BİRLİĞİ AĞINA AFRİKA KITASINIDA KATTI VEDA HUTBESİ dizi ONLİNE ÖDEME SİSTEMİNE YOĞUN İLGİ siyaset

Bu haber kez okundu.

İL TARIM VE ORMAN MÜDÜRLÜĞÜNDE NELER OLUYOR?

Bu meselede ilk şikâyetini dile getiren S.S. Gücüksu Fındık ve Karaömer Mahalleleri Su Ürünleri Kooperatif Başkanı Dursun Bolat, Göksun İlçesi Adatepe Barajı civarında bulunan köylerin balıkçılık üretimi ile ilgili verdikleri ekonomik, sosyal ve bölgesel mücadeleye karşın karşılaştıkları haksızlıkları, hukuksuzlukları ve kurumda yaşandığını iddia ettiği yanlışları basınla paylaşmak istedi. 

İşte, S.S. Gücüksu Fındık ve Karaömer Mahalleleri Su Ürünleri Kooperatif Başkanı Dursun Bolat’ın bize anlattıkları:

“Amacımız bölgede balıkçılığı geliştirmek, istihdam sağlamak, yöre halkının ekonomik gücüne katkı sağlamak iken, iyi niyetle kurulan kooperatifimizi baltalamak, elimizden alabilmek için olmadık oyunlar oynandı üzerimizde.

Bölgede balıkçılığı geliştirmek için, kurduğumuz kooperatif nezdinde 2,5 yıl önce ihale bizde kalmıştı. İhale 5 yıllık. Aldık ama o günden beri anamızdan emdiğimiz sütü burnumuzdan getirdiler. Bize barajda balık tespiti yapılmadığı için, balıkçı kooperatifi kuramayacağımızı söylediler. Ama yine de müracaatımızı yaptık. Bölgemizde 1,5 metre kar olan dönemde Ankara’dan ihale için yazının birileri tarafından elden takip edildiğini ve Tarım İl Müdürlüğüne getirildiğini öğrendim. İlçemizde kar varken, bizim koop. kuramayacağımızı düşünenler, ihale için 10 günlük süre vermişler. Ama biz bir haftada koop. kurduk. Bu süre zarfında koop. kuramayacağımızı düşünen kurumda, ihale Osmaniye’den, aslen Afşinli olan birilerine verilmek için planlar tertiplenmiş. Bu isim Mustafa Kara. Tarım İl Müdür Mustafa Bozkurt’un hemşehrisi.

İL MÜDÜRÜ GECE YARISI BENİ MAKAMINA ÇAĞIRDI

Bizim bir haftada koop. kurup ihaleyi almamızı hazmedemeyen İl Müdürü, gece yarısı, saat 23.30’da beni makamına davet etti. Yalnız gidemezdim. 2 arkadaşımla gittim. (biri köy muhtarı, diğeri koop. üyesi) İl Müdürü Bozkurt, bana; “Kanunen ihale sizin ama siz bu arkadaşlar da (Mustafa Kara’yı kast ediyor) emek ettiler, kirayı versinler, birlikte av yapın” dedi. Haksız, hukuksuz ve kanunsuz bir teklifti. Kendisine kanunen suç işlediğini söyledim ve kabul etmedim. Şunu söyledim, “İhale kanunen bize verilecekse, biz neden balıkların yumurtlama döneminde kaçak zamanda avcılık yapan Afşin Maravuzlu, Osmaniye’den gelenlere avcılık yaptıralım” şeklinde tepki gösterdim, hemşericilik ve kanunsuz iş yaptığını yineledim, emekli maaşımı verip, kirayı verebileceğimi, yine de kaçakçılarla çalışamayacağımı beyan ettim.   

HASAN AKPINAR KAPIDA BİZİ BEKLİYORDU!

İhale için İl Tarım Müdürlüğüne gittiğimizde, Afşin Ziraat Odası eski başkanı Hasan Akpınar (Hasanağa) meğerse kapıda bizi bekliyormuş. Su Ürünleri Müdürü odasına ihale dosyasını vermeye gittiğimde, Hasanağa da geldi, “İhale için gelen başkan sen misin?” dedi ‘evet’ cevabını alınca içerden birini aradı, geldiğimi söyledi.

İçeri birisi girdi, ki o isim Mustafa kara idi. Osmaniyespor Kulüp Başkanı imiş ve Hayrettin Bey’in de yakını imiş. Oysa Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör ile konuştuğumuzda, böyle birini tanımadığını söylemişti. O’nun adını kullanarak baskı yapmaya çalıştı, silahı vardı belinde; “Ben size orada balık avlatmam, kan akar, kan!” diye tehdit etti. Hem de Müdürün odasında. Kimseden korkmadığımı, korkmayacağımı söyleyerek, “Kimde kan çoksa ondan daha fazla akan akar” diyerek odayı terk ettim.

Dışarıda silahlı adamları vardı. Olaya koop. kurucu üyelerim, iki köy muhtarı ve Su Ürünleri Müdürü şahit.

BİRİLERİNE PEŞKEŞ ÇEKMEK İSTİYORLARDI

Üst kata, İl Müdürü Bozkurt’un odasına çıkarken, silahlı adamların geldiğini, tehdit edildiğimi, ihaleyi il müdürünün hemşehrisine vermek istediğini, (lakin bu adamın balıkçılıkla uzaktan yakından alakası, bilgisi de yoktu) bunun için türlü dalavereler çevirdiğini hem Göksun Belediye Başkanı Hüseyin Coşkun Aydın’a, hem de ilçe başkanına ilettim.

Garipliğe bakın, ihale gerekçesiz ve usulsüz iptal edildi. Ancak 15 gün sonra yapıldığında, yine ihale bizde kaldı. Bizi silahlı adamlarla karşı karşıya getiren, görevini düzgün yapan kendi müdürü ile ters düşen İl Müdürü Bozkurt’un oyununu bozmuştuk.

Olayı Valiliğe intikal ettirdik. Bizzat görüştük, dilekçe yazdık. Ancak olumlu sonuç alamadık.

Bizi üzen diğer hadise, bizleri eğiten, kaçak avcılığın önüne geçmek için gece gündüz demeden dürüstçe, özveriyle çalışan Su Ürünleri Müdürü Orhan Bülbül’ün görevden alınması. İl Müdürü, “Kalem bende, canımın istediğini görevden alırım, bildiğinizi yapın” dese de, bizler bu dürüst mühendisin görevine iadesini istiyoruz. Adalet istiyoruz!

Mağduriyetimizi, şikâyetimizi Valilik dışında siyasilere, Cimer’e dahi bildirdik. Bekliyoruz.

Son olarak, Bürokrasiye, siyasilere sesleniyorum; bu başarısız, bu liyakatsiz, hak hukuk tanımayan, her icraatı ile suç işleyen, işleri hemşehrisine peşkeş çekmek için çaba sarf eden, kurumda huzur bırakmayan, çalışanlarına baskı uygulayan İl Müdür Vekilini kim kolluyor, kim tutuyor? Bunun vebalini taşımaya vicdanınız elveriyor mu?

TÜRKOĞLU, KIZILİNİŞ GÖLETİ PROJELİ OLARAK İŞLETİLEN KAVUKLUOĞLU SU ÜRÜNLERİ MESELESİ… 

İddia ettiği üzere, Tarım İl Müdürlüğünün, bürokrasinin ve siyasilerin kayıtsız oldukları kadar kanunsuz ve hukuksuz uygulamalarına tepki gösteren, mağdur olduğunu söyleyen, 2018 yılında Türkoğlu İlçesinde bulunan Kızıliniş Göleti’nde projeli olarak 3 ton alabalık ve yarı yemlemeli 11 ton kapasiteli sazan balığı yetiştirmek için projesi Bakanlıkça onaylanan Kavukluoğlu Su Ürünleri İşletme sorumlusu, dert küpü Mehmet Çelikten, yaşadığı haksızlıkları ve mağduriyeti anlattı, Tarım İl Müdürü Mustafa Bozkurt ve AK Parti Milletvekili Habibe Öçal’ı kastederek şunu söyledi;

ÇELİKTEN; “BANA DİZ ÇÖKTÜRMEK İSTEDİLER”

Kavukluoğlu Su Ürünleri İşletmecisi Mehmet Çelikten’in yaşadıkları, SS Gücüksu Fındık ve Karaömer Mahalleleri Su Ürünleri Koop’den farklı değil. Başına gelen belaların azmettiricisi olarak İl Tarım Müdürü (aslında müdürde değil, görevlendirme ile koltuğu dolduruyor) suçluyor, hedef gösteriyor. Çünkü onun da başına gelen pişmiş tavuğun başına gelmemiş. Üretmek, istihdam sağlamak, balıkçılığı yaygınlaştırmak istemiş, ama imkân ve fırsat vermemek için seferber olmuşlar. Hem bürokrasi, hem siyasi kanat.

Biz sözü Çelikten’e bırakalım:

“Göleti, DSİ ve Tarım Bakanlığından kiraladım. 15 yıllığına. 2019 yılında da belgemi Tarım Bakanlığından aldım. Kiraladım ama, gölet çevresinde yaşayan birkaç aile kaçak olarak aylarca, yıllarca balık avlayıp yasa dışı şekilde satmaya alıştıkları için, benim bu göletten çekilmemi istediler. Baktılar ki projem yasal, işi siyasete döktüler ve Milletvekili Habibe Öçal’a gitmişler. Öçal da İl Müdürünü arayıp, “Çabuk bu projeyi iptal et!” diye talimat vermiş. Bozkurt, vekaleten bakıyor kuruma. Asaletini alabilmek için, milletvekiline yağcılık olsun diye “Bu iş bende!” diyerek garanti vermiş, umut dağıtmış.

BOZKURT PEŞİMİZİ BIRAKMADI, BİZİMLE UĞRAŞTI

Göleti yasal olarak kiralayan, işleten benim. Ancak birileri emek verdiğim, dünyanın parasını harcadığım tesise el koymak, oturmak istedi. Bunun için de İl Müdürü Bozkurt ve Milletvekili Öçal devreye girdiler. İl Müdürü defalarca gölete geldi. Zamanla gölet çevresinde yaşayan ve göletten kaçak balık avlayanlarla buluştu, 6 kişi ile irtibat kurdu. Onlara; “Bu projeyi yakında iptal edeceğim, gölet size kalacak!” diye garanti ve umut vermiş. Benim ve tesisim üzerinden siyasi rant sağlayacaklardı. Aynı vaadi milletvekili Öçal da vermiş. Adamlar cesaretlendiler. Güçlendiler ya, arkalarında bürokratik ve siyasi destek var ya.

Müdür Bozkurt, bu yasa dışı avlanma yapanlarla irtibatı koparmadı, aksine sürdürdü. Çevredeki yasa dışı balık avlayanlar geldiler, “Buradan çık lan! Müdür ve milletvekili burayı bize söz verdi, çıkacaksın!” dediler. Bu olay, geçen yıl kurban bayramı arifesinde, göletteki işimden dönerken yolda karşıma çıkan 2 kişi tarafından yaşandı ve bana söylendi. Resmen yolumu kesmişlerdi. Bunlara silahlı köy bekçisi ve bir kişi d aha eklendi. Biz de 2 kişiydik. Tartışma büyüdü,  sonra köy bekçisi silahını çekti. Ben de nefsi müdafaa için silah çekince, birkaç kez ateş ettim. 4 kişiyi ayağından vurmak zorunda kaldım. Sonra gittim adalete teslim oldum, halen Denetimli Serbestlikle işimi, yaşantımı devam ettiriyorum. Bütün bu olanların bitenlerin sebebi İl müdürü Bozkurt ve Öçal’dır.

BENİ VATANDAŞLARLA KARŞI KARŞIYA GETİRDİLER VE HEDEFLERİ OLDUM!

Yaşadıklarım kâbus gibiydi, düzenim, psikolojim bozulmuştu. Emek verdiğim, bir milyona yakın para harcadığım tesisi elimden almaya çalışıyorlardı. Bozkurt ve yeğenini (Hikmet Kaçar) ilçe tarım müdürü yapan milletvekili Öçal, gerginliklerin baş aktörüydüler. Düşünün, bütün bu olan bitenler, İl Tarım Müdürlüğünün sayfasında bile yer almadı. Bana diz çöktürmek istediler, çökmedim. Tarım ve Orman Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Kurulu Başkanlığına şikâyet dilekçesi yazdım ve yaşananları ve mağduriyetimi anlattım.

Beni vatandaşlarla karşı karşıya getiren, emeğimi, ekonomimi elimden almaya çalışan Bozkurt ve vazgeçmem, bırakmam için kaç defa gölete gelen Öçal’dan şikâyetçi oldum.

HAKLI MÜCADELEMDEN VAZGEÇMEM!

Hem Valiliğe de, hem de Türkoğlu Cumhuriyet Savcılığına ve Kaymakamlığa da suç duyurusunda bulundum. Cimer’e de yazdım. Çünkü gasp vardı, darp vardı, emeğin çalınması vardı. Şikayetlerime ne yazık ki olumlu cevaplar alamadım.

Görevini kötüye kullanan, koltuk uğruna, koltuğun asaleti adına çıkar ilişkilerine aracı olan, yalan beyanlarda bulunmak gibi gaflet içinde olan Müdür Bozkurt’u kim koruyor, kimler kolluyor? Niçin kolluyor, amaçları ne, siyasi ikbal uğruna, koltuk uğruna biz emekçilerle uğraşan, bizleri mağdur edenlere karşı mücadelede sessiz, tepkisiz mi kalmamız isteniyor!

Çelikten son olarak şunları söyledi; Haklı davamdan vazgeçecek, tırsacak biri değilim. Emek verdiğim, para harcadığım tesisi kimse elimden alamaz! Mahkeme mahkeme dolanıyor, durmadan avukatlara para veriyorum. Artık bu hukuksuzluk, bu adaletsizlik, bu siyasi rant uğruna verilen mobing uygulaması bitsin!

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol