banner732

banner740

banner741

banner742

banner726

banner727

banner728

banner729

banner743

banner733

banner744

banner724

BARO’DA KADINLAR GÜNÜ

10 Mart 2018 Cumartesi 09:43
Bu haber 311 kez okundu

Baro Başkanı Vahit Bağcı, bazı erkek avukatlar yanında, çoğunlukla bayan avukatların katıldığı günde, Baro önünde Kadın Hakları Komisyonu adına açıklamasını sürdüren Av. Emine Nalçacı,”1857; New York’ta yaklaşık 40 bin dokuma işçisinin, yoğun fazla mesai, düşük ücret, iş şartlarının iyileştirilmesi konularında grev neticesinde 129 kadın işçinin fabrika binasında yanarak hayatını kaybettiği, kadınların hakları uğruna can verdiği gündür. Kadın hakları mücadelesinde simge tarih olarak kabul edilmiştir. Günümüze dek geçen zamanda Kadın hakları alanında çalışmalar yapılmış, adımlar atılmış; ancak yüz elli yılı aşkın bir zaman geçmesine rağmen kadın toplumun her kesiminde ve iş hayatında rahata-huzura kavuşamamıştır.” dedi.

BARO'DA KADINLAR GÜNÜ
  

Av. Emine Nalçacı şunları söyledi; “Kadın-erkek eşitsizliği, kadının iş hayatında ötekileştirilmesi, toplumsal cinsiyetin kadına biçtiği roller, kadın bedeni üzerindeki mülkiyet algısı, çocuk yaşta yapılan evlilikler, cinayetler, tecavüz ve tacizler yıllardır süregelen sorunlardır. Küresel Eşitsizlik Raporları incelendiğinde, Ülkemize yakışmayan verilerin;  tamamen ataerkil yapıyla açıklanması, bir geçiştirmeden ve hatta tarihimize yapılan büyük bir saygısızlıktan ibarettir. "Kadınlar size Allah'ın Emanetidir." düsturunu benimsemiş bir ümmet; kadını ikincileştiren, bir eşya gibi gören, tecavüz eden ve öldüren adamlardan ibaret değildir. Birçok Avrupa ülkesinden önce, seçme ve seçilme hakkını kadına tanıyan Mustafa Kemal Atatürk gibi, kadını baş tacı yapan örneklerle doludur, Türk kadını Atasına çok şey borçludur.

Şöyle ki; var olmak için yok olmayı göze alan Maraşlı’nın bağımsızlık savaşını ateşleyen, şehrin kadınına dokunan yabancı, zorba bir eldir.  1919 yılı Ekim’inde, Ermeni ve Fransız askerlerle sürtüşmeler sürekli yaşanmasına rağmen; bardağı taşıran son damla, Maraşlı kadına uzanan eller olmuştur,  Sütçü İmam işgal kuvvetlerine karşı, kadını korumak için, silaha sarılmış; ilk kurşunu, kadını korumak için sıkmıştır. Tüm dünyanın konuştuğu Maraşlı’nın bağımsızlık savaşı; zorba ellerle bir kadın yere düşürüldü diye başlamıştır. Görüldüğü üzere; Türk Kadını, Atasına çok şey borçludur.

Bozulan toplum yapısı, kaybolan değerler neticesinde; kadın taciz edilir, tecavüze uğrar, öldürülür olmuş, oranlar gün be gün artmış, kadın cinayetlerinde son on yılda %2000 artış olmuştur. Ne yazık ki Sanıklara iyi hal indirimi, haksız tahrik indirimi uygulanmakta, yargılamanın her safhasında kadın daha çok incitilmektedir. Cezadan indirim kapsamlı incelenmeli, her olayda her şartta uygulanmamalıdır.

Türk kadını gerektiğinde sırtında çocuğuyla cephede savaşmış, hukuktan sanata, bilimden tarım ve hayvancılığa her alanda büyük başarılara imza atmıştır. Şair Erdem Bayazıt şöyle söyler:Kadınlar bilirim ülkeme ait, Yürekleri Akdeniz gibi geniş, soluğu Afrika gibi sıcak, Kadınlar evde oturmaya, çocuk bakmaya mahkum edildikçe, ülkemiz adeta tek kanatla uçmaya çalışan bir kuş gibi çırpınmaktadır. Kadınların dışlanması, ötekileştirilmesi; bir toplum sorunu, aynı zamanda, insanlık ayıbıdır. Tarihimizde Senem Ayşe, Nene Hatun, Halide Edip Adıvar, Sabiha Gökçen ve nice kadın neler başarabildiklerini tüm dünyaya göstermişlerdir. Kadına, kadın haklarına farklı-ayrı bir husus gibi yaklaşmak yerine, toplumun her kesiminde kadın haklarının içselleştirilmesi gerekmektedir.

Nazım Hikmet kadın için şöyle der: "O benim kollarım, bacaklarım, başımdır. Yavrum, annem, karım, kız kardeşim,  Hayat arkadaşımdır."

Bu bilinçle, kadın hakkı mücadelesinde eşimiz-kardeşimiz-annemiz-yavrumuz için mücadele ettiğimiz unutulmamalı, bu mücadeleye toplumun her kesimi sahip çıkmalıdır.

Kadın ve erkeğin eşit temsil edildiği, iş hayatında istihdamın eşit sağlandığı bir Türkiye'de bizleri çok daha aydınlık günler beklemektedir. Dayanışmanın gücümüze güç kattığı inancıyla, kadın haklarının insan hakkı olduğu bilinciyle, mücadelemizde toplumun her bir ferdini yanımızda görmek dileğiyle, çalışmalarımıza; yılmadan-yorulmadan, gücümüze güç katarak devam edeceğimizi Kahramanmaraş Barosu olarak, kamuoyuna saygıyla duyururuz. “

Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder