banner746

Vefa mı, veda mı? Ve Ahmet Özdemir…

Vefa mı, veda mı? Ve Ahmet Özdemir…

Mehmet FİSKECİ

13 Şubat 2018, 15:19
Bu makale 379 kez okundu
  

Bu soruyu, geçen cuma günü, Arsan Düğün Salonunda yapılan ve yüzlerce partili-partisiz vatandaşımızın katıldığı toplantı nedeniyle sordu bir okurum.

Adının bir önemi yok. Bir vatandaş, bir okur.

Biliyorsunuz, bu ayın 24’ünde AK Parti Kahramanmaraş il kongresi var. 6. olağan genel kurulunun onur konuğu da Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan. Sayın Erdoğan, o gün çok sevdiği kahraman şehrin, kahraman evlatları ile hasret ve özlem gidecek, sonra da Osmaniye’ye geçip, oradaki il kongresine katılacak.

*

Cumartesi günü, her zaman dürüstlüğüne, kariyerine, yeteneğine ve üstün zekâsına on üzerinden on puan verdiğim İl Başkanı Ahmet Özdemir, bir kere daha sınıfı geçti. Hem takdir aldı, hem başarı belgesi. Ben bile bu yaşımda ona hangi belgeyi vereceğimi şaşırıyorum, çünkü yazdıklarımdan daha büyüğü, anlamlısı yok.

Ahmet Özdemir, siyaseti, siyasetin kalıplaşmış, köhnemiş, tutar tarafı kalmamış, yetmiş yerinden delinmiş etikle bağdaşmayan kuralları ile değil, aklı, vicdanı ile yapıyor, bu doğrultuda hareket ediyor.

Düşünün, bir organizasyon yapıyor, adını da ‘vefa yemeği’ koyuyor. Bu partiye, tanıdık tanımadık herkese, vefasını göstermek adına, hizmetleri adına, sadakatleri adına, samimiyetleri adına inandığı herkesi davet ediyor. Mevcut ve eski milletvekillerini, belediye başkanlarını, il ve merkez ilçe başkanlarını, sivil toplum kuruluş temsilcilerini, sanayici ve işadamlarını, basın mensuplarını, partisinin kadın-gençlik kollarını çağırıyor. Onları ödüllendiriyor, hatırlıyor en azından.

Bu hassasiyet, bu duyarlılık vefa değil de nedir ya!

*

Sonra… Geceye önemli isimler, siyasetin ağır topları katılıyor. AK Parti Genel Başkan Yardımcıları; sayın Hayati Yazıcı, Mahir Ünal, Mustafa Ataş ve Erol Kaya gibi, kapı gibi siyasetçiler, büyük abiler şeref veriyorlar. Bu katılış, bu şeref Ahmet Özdemir’in hanesinden çok, partiye yazılıyor, Kahramanmaraş’a yazılıyor.

Sosyal medyada bir çıkış gösterdi diye adeta linç edilen, kapının önüne konulmak istenen,  disipline verilen arkadaşları yerine, onları kazanmaya, toparlanmaya bakıyor. Onların samimiyetine bakıyor.

Konuşmasında, o kadar güzel ve nezih bir Türkçe, bir dil kullanıyor ki, şiir gibi adeta. “Bu programın, bu buluşmanın hem içerik olarak, hem zaman olarak bizim için önemi var. Çünkü 12 Şubat’ı kutlayacağız hep birlikte ve 24 Şubat’ta da (keşke 14 Şubat’a aldırabilseydi genel kurulu) Cumhurbaşkanımız sayın Erdoğan’ı ağırlayacağız, misafir edeceğiz. Bu davaya hizmet edenlerin başımızın üstünde yeri var” derken, bugün için dahi karşısına rakip, aday çıkartma telaş ve gayretinde olanlara da bir mesaj veriyor gibiydi.

*

O gün, resmen şov yaptı. Kendisi de kusura bakmasın, bu kadar da tevazu fazla. O gün resmen gövde gösterisi yaptı.

Ne yaparsa yapsın, adam gibi adam sayın Ahmet Özdemir’e siyasete yakışıyor. Aslında o gece kendisi ile uğraşanlara, yoluna mayın döşeyenlere bir de mesaj verdi o gövde gösterisi ile. “Bakın, benimle ne kadar uğraşırsanız uğraşın, havanızı alırsınız. Manzara bu. Ben buyum işte” demeye getirdi. Gözdağı verdi bir anlamda. Anlarsanız tabi. Hala oyunda oynaştasınız, ama Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaşı da geçtiniz ki sizden bir cacık da olmaz, işinize bakın, işinize!

Yolu ve bahtı açık olsun!

*

Not: sosyal medyada paylaştığım fotoğrafların altına yorum yazıp, ‘vefa mı, veda mı?’ diyen okuruma seslenmek istiyorum, azizim bu kapı gibi vefa, vefa… Senin unuttuğun, kıyından köşenden geçmeyen olgu… Anlaştık mı? 

Yorum Gönder