Vahit Bağcı Fetö davasından beraat ederken…

Vahit Bağcı Fetö davasından beraat ederken…

Mehmet FİSKECİ

11 Haziran 2019, 16:52
Bu makale 208 kez okundu
  

2017’de, Barolar Birliğince Toronto’da bir seminer için gittiğinde, arkasından demedik laf bırakılmadı. Kimisi kaçtı dedi, kimisi bir daha gelmez dedi, kimisi de en aşağılık yaftayı yapıştırarak ‘Fetöcü başkan!’ diyerek hem hakaret, hem de itibarsızlaştırmak için gayret sarf ettiler.

Ulusal gazetelerde ve yerel basında haberler çıkınca, yargısız infaz başladı. İdama bile giden birine son arzusu sorulurken, sayın Vahit Bağcı’ya sorulmadı bile. Niye gittiği, neden gittiği, ne zaman döneceği.

Birden bire adı ‘Fetöcü başkan’a çıkınca, açık açık hedef tahtasına oturtuldu. Renkler değişti, bakışlar değişti, yorumlar değişti, telefonlar değişti.

Vur abalıya misali imha edilme gayretleri başlamıştı. Ve işin garip yanı da, uzaktan yakından alakasının olmadığı bir iftiradan, suçtan, Fetö’cü olmakla suçlanıyordu.

Ancak son sözü her zaman adalet söyleyecekti ve söyledi de…

*

Biz bütün bu olup bitenleri takip ederken, gerek haberlerimizle, gerek köşe yazılarımızla sayın Vahit Bağcı’ya, yani dönemin Baro Başkanına hep arka çıktık, sahip çıktık.

Yalan dedik, iftira dedik, asılsız ve mesnetsiz iddialar dedik, birileri düğmeye bastı Başkan Bağcı’yı bitirmeye çalışıyor, dedik.

Ama bir linç kampanyası ile karşı karşıya idi.

Dostlarım, meslektaşlarım dedikleri bile bir anda etrafından çekilir olmuşlardı. Kuşku ile bakıyor, öcü görmüş gibi davranıyorlardı.

Dedim ya, bendeniz kaç kez köşe yazısı yazdım. Arka çıktım, sahiplendim. Çünkü onu tanıyor, ona inanıyordum. Annesini, babasını, kardeşlerini, köyünü ve çok sevgili eşini… Tüm iddialara, tüm karalamalara, tüm iftiralara rağmen arka çıktım. İnanıyordum ona. Suçsuz diyordum, komplo ile karşı karşıya diyordum.

Zaten kendisi de bunun bir ‘siyasi komplo’ olduğunu söylemişti kaç kez.

*

Nihayetinde…

Bugün 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşması ardından beraat kararı çıktı.

Adalet, hak yerini buldu. Her zaman adalete güvenmiştik. Hakimlerimize, savcılarımıza inanmış, güvenmiştik. Adaletin tecelli edeceğine bütün kalbimizle inanıyorduk.

Sayın Vahit Bağcı da inanıyordu ki o yüzden hep alnı açık, başı dik durdu, gezdi.

Gitti koç gibi duruşmasında savunmasını yaptı, nihayetinde beraat kararı çıktı.

*

Savunmasında, ünlü yazar merhum Esat Mahmut Bozkurt’un; “Cumhuriyet Savcıları, Meriç kıyılarında çalışan Türk köylüsünün kaybolan sabanlarından tutunuz da, bu yurtta yaşayanların uğrayacakları en ufak bir haksızlıktan, hatta Bingöl dağlarının ıssız kuytularında nafakalarını bekleyen öksüzlerin gözyaşlarında8n siz sorumlusunuz!” demişti.

Şimdi… Onu suçlayanlar, hakkında yalan-yanlış, yanlı haber yapanlar, yorum atanlar, acaba bu saatten sonra Bağcı’nın yüzüne nasıl bakacaklar!

Özetle diyecek olursam; Keser döndü sapa döndü, gün geldi hesap döndü.

Geçmiş olsun sayın Başkanım. Adaletin terazisi şaşmadı; teşekkürler sayın hakimlerimiz, teşekkürler sayın savcılarımız.

Yorum Gönder