Aklımdan geçeni yazmış, duygularıma, duygularımıza tercüman olmuş sevgili Serhat Topalca. Olmuş ama bize söylenecek söz de bırakmayınca, sazı ve sözü tamamen kendisine bırakmadan, bizim de bu meselede söyleyecek sözümüzün olduğuna binaen, bir kısa değerlendirme ile yazıya nokta koyacağım.

Ayrıca sevgili Topalca’yı kutluyorum.

Meseleye gelince…

*

Zaten davet edilmemiştim. Etselerdi de Cemiyetimizin ve çoğunluğun aldığı karara saygı duyarak ve doğru olduğuna inandığımız tepkiyi koyarak katılmayacaktık.

Bugün, yani gazeteciler gününden 4 gün sonra Ticaret ve Sanayi Odasının basını davet etmesi, zaten Meclis Başkanı sayın Hanefi Öksüz olmayışı bir yana, birçok basın mensubunun tepki göstererek bir dik duruş sergilediler.

Bu tarih bir milat olacak ve birilerine de mesaj olarak gidecek.

Hiçbir arkadaşım dürümcü olmadı, bir kahvaltıya muhtaç olmadı Allah’a şükür. Sen tut, önce Binevler tarafında bir cafe’de kahvaltını yap ekibinle, sonra gel Madoevi’nde az sayıdaki gazeteci arkadaşlarımla göstermelik kahvaltı yap! 1,5 saat ara ile ikinci kahvaltı… (Bir Meslek komitesinin kahvaltısı-toplantısı idi)

*

Gazeteciler bugün haklı olduğuna inandığım bir duruşa imza attı. Güzel bir gelişme, haklı bir tepki, onurlu bir duruş sergilenmesi ne kadar doğru ve isabetli bir karar olsa da, orada yaşananlar hiç hoş değildi, şık değildi.

Zaten adamların amacı bizi birbirimize düşürmekti. Bunu başardılar, herhalde bir skandala imza atan, baş aktör Başkan Serdar Zabun ve ekibi de ıpırahat olmuştur. Mutlu olmuştur, bu gece rahat bir uyku çekebilir.

Soruyorum Serdar Zabun’a… Rahatladın mı? Mutlu musun? Sen gazetecileri ne sandın? Emir eriniz mi, kapı kulunuz mu? Kendinize askerlik yapmamış basın arıyorsan başka kapıya!

Gazeteciler cemiyetinin tepki ve katılmama kararı alması isabetliydi. Kendilerini dev aynasında görenler, aynayı çevirip biraz da kendilerine bakmalılar.

Dik duran, onurlu duruş sergileyen meslektaşlarımı kutluyorum. Kendini  vazgeçilmez sanan, bulutların üzerinde gezen, Serdar Zabun’u da bütün kalbimle, tüm yüreğimle kınıyorum.

Bu tarih, TSO ruhuna yazılmış ve kazınmış kara bir leke olarak kalacaktır

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol