Öne Çıkanlar BAŞKAN OKAY 112 AÇM MÜDÜRLÜĞÜNÜ ZİYARET ETTİ DULKADİROĞLU BELEDİYESİ HİZMET İÇİ EĞİTİM SEMİNERLERİNE DEVAM EDİYOR DAMIZLIK KOYUN-KEÇİ BİRLİĞİNDE SEÇİM siyaset BU ÖRGÜTÜN ŞİFRESİ ÇÖZÜLDÜ

Bu haber kez okundu.

BAŞKAN GÜVEN: “AFŞİN C TERMİK SANTRALİ ‘GÜVEN’ VERMİYOR!”

Afşin'e bağlı Altunelma Mahallesi’ne kurulması planlanan ve her biri

600 MWe gücünde 3 üniteden oluşacak toplam 1.800 MWe kurulu güce sahip

Afşin C Termik Santrali projesi için yaklaşık 1 yıl önce başlatılan

Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci devam ediyor.

Ankara’da düzenlenen toplantıda söz alan Afşin Belediye Başkanı Mehmet

Fatih Güven, yapılması planlanan termik santralden dolayı ilçe

halkının tedirgin ve endişe içerisinde olduğunu söyledi. Afşin

Belediyesi olarak Afşin C Termik Santralinin yapılmasıyla alakalı

olumsuz görüş belirttiklerini ifade eden Belediye Başkanı Güven,

“Afşin’de bulunan termik santrallerin olumsuz sonuçlarını gördüğümüz

ve bildiğimiz için ve iyi örneklerini görmediğimiz için gerginiz.

Afşin’de A ve B Termik Santrali olmak üzere iki adet santral var. Ne

yazık ki bunlar Almanya’da gösterilen örneklerine uygun olarak

çalıştırılmadı. Bölgede yaşayan insanlar olarak A ve B termik

santrallerinin iyi örneklerini hiçbir zaman görmedik. Yeni yapılacak

termik santral belki çok iyi bir örnek olacak fakat biz buna ne yazık

ki inanamıyoruz. Eldeki santrallerin iyi örneklerini görmediğimiz için

bu konuda endişelerimiz çoğunlukta.” dedi.

Santral için ilk olumsuzluk nedeni santralin yapılacağı yer ile

endüstriyel döküm sahasının bulunduğu yer olduğuna değinen Güven, “Biz

özellikle dedik ki; bölge zaten kirlendi, yeni alanları kirletmeye

gerek yok. Diğer iki termik santralin bulunduğu alana yeni santral

yapılabilir. Dolayısıyla daha fazla nüfusun etkilenmesinin önüne

geçilebilir. Yeni alanların kirletilmesi mantığıyla yeni bir termik

santralin yapılmasına karşıyız. ÇED raporu okunurken notlarımı aldım.

C termik santrali ve endüstriyel döküm sahasının yapılacağı alan tarım

ve orman sahası. Zaten başlı başına bu iki önemli olumsuzluğu taşıması

bu projenin hayata geçmemesi için yeterli bir neden.” ifadelerine yer

verdi.

-ÇED RAPORUNDA, KURBAĞA VAR, KUŞ VAR, İNSAN YOK!

Afşin Belediyesi olarak milli kaynaklarla yerli enerjinin üretilmesi

taraftarı olduklarına değinen Güven, şunları söyledi: “Bu konunun

farklı anlamlara ve siyasi anlamlara çekilmemesi gerekiyor. Son

yıllarda nüfus başına en fazla şehit veren bölgeyiz. Ülkemizin

güvenliği için canla başla mücadele eden polisimizi, askerimizi

yetiştiren anaların yaşadığı bir bölgeyiz. ÇED raporuna yine raporun

geneline baktığımızda -olması gereken -kurbağanın bile geleceği

düşünülmüş fakat burada yaşayan insanların geleceğine yer verilmemiş.

Kurbağayı, kuşu düşünüyoruz, insanımızla olumlu veya olumsuz ilgili

hiçbir değerlendirme yok. Burada Sağlık Bakanlığımızdan yetkililerimiz

de var. Yapılan ÇED raporunda 35 yıldır Afşin’de enerji üretimi yapan

termik santralle alakalı 1 tane bilimse veri oluşturulmamış. Termik

santralden kaynaklı hastalıklarla alakalı araştırma yapılmamış,

istatistiklere yer verilmemiş. Kuşları, kurbağaları, bitkileri

düşünmemiz lazım. Ama şu raporda insanla ilgili bir değerlendirme

bulamadık.”

Elektrik Üretim A. Ş. (EÜAŞ)’ın 35 yıldır Afşin’de faaliyette

bulunduğunu halde, bu süre zarfında bölge insanı için her hangi bir

sosyal proje oluşturulmadığına dikkat çeken Güven, “ EÜAŞ ülkemize

enerji üretiyor. Elektriğin değerini ve kıymetini biliyoruz. Elektrik

kurumunun emeklerine teşekkür ediyoruz. Fakat Afşin’de bulunan A ve B

termik santralinin bulunduğu alanın kamulaştırılması ve faaliyete

geçmesiyle ilgili ilçemiz ve Elbistan özelinde yaşadığımız bir olay

var. Toprakları kamulaştırılan ve köylerinde yaşama imkanı bulamayan

insanların hepsi şehir merkezine geldi. EÜAŞ tarafından bununla

alakalı 35 yıl boyunca bir tane sosyal proje yapıldı mı? Bu insanların

istihdamına ve hayatlarının devamına ilişkin bir tane proje

üretebildiler mi? Üretmediler. Yine insanların parasını verecekler, ne

haliniz görün demeyecekler ama paranızı verdik başınızın çaresine

bakın diyecekler. Bu insanların hepsi çiftçilikle, hayvancılıkla

geçiniyor. Bunun dışında ekonomik faaliyetleri olmamış. Bu insanlar

için bir sosyal proje hazırlanamazımıydı bu ÇED raporu sunulurken.

Geçmişte yaşanan olumsuz tecrübeler dikkate alınarak sosyal ve

ekonomik anlamda, üretim ve istihdam anlamında bu insanlara yol

gösterecek projeler düzenlenemez miydi? Ama ne yazık ki yok.” diye

konuştu.

“C TERMİK İLE KARAKUZ HAYAT BULABİLİR”

Karakuz Barajının EÜAŞ tarafından yaptırılarak santral ve çiftçi

faydasına kullanılabileceğine dikkat çeken Güven, “C Termik santrali

için daha önceki yapılan toplantılarda da görüşümüzü belirttik ve

projenin yerine karşı olduğumuzu ifade ettik. Öncelikle Tanır

regülatöründen alınacak soğutma suyu bu bizim çiftçimizin tarım suyu.

Bu alınırsa çiftçimiz biçare kalacak. Bunun yerine yıllardır

yapılacağı konuşulan ve efsane haline gelen son zamanda ise projesi

yenilenen Karakuz Barajı projesi var. Bu projenin maliyeti yaklaşık 50

milyon dolar civarında. Buraya 1,5 milyar dolar gibi bir yatırım söz

konusu. EÜAŞ tarafından Karakuz Barajı yapılsa ve soğutma suyunu

oradan alsanız ve geriye kalan suyu çiftçinin kullanımına açsak. Neden

özellikle Tanır regülatöründen su alınmak isteniyor.” açıklamasında

bulundu.

“TOPRAKLARI KAMULAŞTIRMAYIN, KİRALAYIN”

Kömür rezervlerinin bulunduğu tarım arazilerinin kamulaştırılması

yerine kiralanmasının daha doğru bir adım olacağını savunan Güven,

şunları söyledi: “ İkinci bir sorun toprakları kamulaştırılan

çiftçiler, insanlar hiçbir iş yapamıyorlar. Çiftçilikten başka bir şey

bilmedikleri için. Kamulaştırmadan aldığı geliri de bittiyse

kaymakamlığımızın ve belediyemizin sosyal yardımına muhtaç hale

geliyorlar. Bunun yerine model değiştirelim. Toprakları

kamulaştırmayın, kiralayın. C Termik Santrali projesinin kömür

sahasında bildiğim kadarıyla üretim 25 yıllık bir sürede başlayacak ve

bitecek. 25 yıl insan hayatında uzun bir süre olabilir fakat toplum ve

milletlerin hayatında uzun bir süre değil. 25 yılın sonunda kömür

çıkarma işi bittikten sonra o arazileri tekrar tarıma kazandırmamız

söz konusu. Zaten her sektör 5 yıl çalışacak, 6. yılda yeni sektöre

geçiş yapılacak. Dolayısıyla ilk sektörün ardından arazi tarıma

açılabilecek seviyeye gelecek. Topraklar kiralama süresi bitince de

tekrar çiftçilerimizin kullanımına verilsin.”

C Termik Santralin yapılacağı yer konusunda da çok büyük

tereddütlerinin olduğunu ifade eden Güven, “Endüstriyel kül atık

sahasını neden Binboğa dağlarının eteklerine yapıyorsunuz? A ve B

Ünitesinin kömür havzasında boşalan yerler var, uygun sızdırmazlık

kriterlerini yerine getirin orayı doldurun. Neden külle havası temiz,

A ve B’nin olumsuz etkilerinden etkilenmeyen insanlar rahatsız

edilecek. Santralin yapılacağı yer Afşin’in neredeyse tamamını kükürt

dioksit ve partikül maddeye maruz kalacak bir şekilde inşa edilecek.

Neden daha önce planlanan alanda yapılmıyor. Burada toplantıya

Elbistan’dan da arkadaşlarımız katılmış hepsine teşekkür ediyorum.

Afşin’e yapılacak yeni santralden hakim rüzgarlar nedeniyle yine en

çok Elbistan etkilenecek. Bunun üçte biri Afşin’i, üçte ikisi

Elbistan’ı etkileyecek. Oradaki yerel yöneticilerin duyarsız kalmasına

da anlam veremiyorum. Elbistan’dan da STK’lar dışında yerel yönetimden

birilerinin bu toplantıda bulunmasını isterdim.” Açıklamasında

bulundu.

Yeni santralin sosyal sorumluluk projeleriyle bölge insanına destek

olması gerektiğini ifade eden Güven, Afşin Elbistan A ve B Termik

Santrallerinin çevre şartlarına uygun hale getirilmesi gerektiğini

belirterek, konuşmasını şöyle tamamladı. “Sonuç itibariyle yapılacak

Afşin C Termik Santralinin daha az sayıda nüfusu etkileyecek şekilde

yapılması mümkün. Hiç yapılmasın, başka bir enerji kaynağı bulunsun

bizler bunun taraftarıyız fakat milli enerjiye ihtiyacımız var.

Yapılacaksa da daha az sayıda insanı etkileyecek, yeni alanları

kirletmeyecek alanlarda yapılması mümkün. Ayrıca yeni santralin sosyal

sorumluluk projeleriyle bölge insanına gelmesi mümkün. Lütfen EÜAŞ bu

konuda elini taşın altına koysun. 35 yıldır hiçbir sosyal sorumluluk

projesi yapmadıkları bir bölgede, çalıştırılamaz raporu verildiği

halde ne hikmetse özel bir şirkete devredilerek çok kirli çalışan bir

santral, işten çıkartmaların olduğu bir dönemde C ünitesi nasıl

gerçekleştirilecek onu da anlayamıyoruz. Daha iyi örneklerini bizlere

gösterebilseydiniz bugün burada olmazdık. A ve B termik santrallerini

iyi hale getirin. A Termik Santralinin şuan ki şartlarda çalışmasına

asla izin vermeyin. Madem devlet bu şartlarda çalıştıramıyordu özel

şirkette çalıştırmasın.” Dedi.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol