Açık ve net belirtmek gerekirse, ortada bir plan vardı, onun kurbanı oldular.

Bakın arkadaşlar Suriyeliler olayını başlıklar altında aklımın yetiğince, hepimizin gözü önünde gerçekleşmiş olayları bir daha hatırlatayım.

Bir kaç gündür niye gönderemezler diyorum bunu açayım istedim.

İki ülkede iki parti kuruldu; Biri Türkiye'de AK Parti 14 Ağustos 200,  biri Suriye'de PYD 20 Eylül 2003…

Es zamanlı kurulmuş iki parti.

İkisinde ne için kuruldu? Memlekete hizmet için mi kuruldu, başkalarının teşviki ile mi kuruldu, bunları bir gün tarihleri ile belgeleri ile yazılacak.

Amaç Kürdistan mı idi bu partilerin kuruluş amacındaki gizlenmiş anlaşmalar.

Dikkatli bakarsak emareleri ortada.

Ülkede kurulmuş AK Parti genel başkanın meydan meydan gezerek;  "Ben ABD tarafından kurulan genişletilmiş büyük Ortadoğu’nun eş başkanlarından biriyim" ifadesi ile ilk somut örneğini oluşturdu.

*

Derken ve sonra Diyarbakır mitinginde öyle bir laf söyledi ki sanki bu sözle perçinledi; "Diyarbakır’ı büyük Ortadoğu projesinin KUTUP YILDIZI yapacağım" demişti.

Ardına seçim oldu, iktidar oldu. İlk icraatı ABD güçlerinin Türkiye'de konuşlanması, istila projesiydi.

130 bine yakın ABD askeri gücün İskenderun ve Mersin limanlarını kullanarak silahlı güçlerini Doğu Anadolu ve Güney Doğu Anadolu topraklarına yerleştirme projesi.

Sinop ve Samsun limanlarının ABD güçleri tarafından kullanılması.

Resmen ülkeyi bir başka ülke tarafından istila etme projesi.

Amaç Irak’ı istila etmekti, gaye Türkiye'yi de sesiz sedasız istila etme projesi.

Amacının gerisinde Türkiye Kürdistan'ı var mıydı, yok muydu varın siz düşünün!

İzin tezkeresi Meclis’e geldi

Meclis içinde vatansever vekiller karşı duruşu ile ret edildi.

Varan 1’di

*

O günleri yaşayanlar tekrar hatırlasın, Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesi, yıllarca nadasa bırakılmış toprakların verimli arazi olarak kullanılması anlatılıyor.

Ülkeye getirileri anlatılıyordu.

Bu güzellemelerle milletimiz heyecanlandırıyor. Muhalefet o arazileri fakir tarlası olmayan kişilere dağıtalım diyordu.

Ben de o günlerde bir yazı yazmıştım!

Özeti şu idi; Kimseye vermeyin! O topraklarda çöp diksen biter, yerli tohumları o topraklarda üretin çiftçimize ücretsiz dağıtın diyordum.

Ne oldu?

Temizleme işini İsrail'e verdiler oranın mayınlarını temizleyip 49 yıllığına kullanma hakkını.

Yani burada bir dokunulmaz tampon bölge oluştur sonrada bize gdo’su oynanmış tohum üret benim çiftçiye sat diyorlardı

O da CHP’nın anayasa mahkemesine müracaatı ile kaldırılmış oldu.

Sonra da o mayınlar temizlendi.

Bu mayınlar niçin temizlendi? Kimler istedi bu temizlemeyi?

Sorular orda duruyor!

Bu da varan; 2

*

Projenin ekseni kaydı

Suriye üzerinde bir Kürdistan hedeflendi

IŞİD eliyle Suriye istila edildi takı 2007 ye kadar

Burada IŞİD in zulmüne maruz kaldı IŞİD kendi iktidarını ilan etti

Zulümden kaçan Suriyelilerin büyük çoğunluğu ülkemize kaçtı

Oradan kaçan Suriyelilerin tüm tapu kayıtları ilk iş olarak imha edildi.

Aynısını Kerkük ve Musul’da da yapmışlardı

O günleri yaşayanlar hatırlar

İlk başta PYD kurulmuş tu demiştik ya

İşte zurnanın zırt deliği ortaya çıkarıldı

PYD’ye bir askeri güç gerekli idi ABD tarafından YPG kuruldu

PKK’nın tüm güçleri YPG saflarında toplanması gerekli idi.

Sağlandı ABD destekli silah yardımları o yıllarda başlamıştı.

Biz ülkemizde barış hareketine girmiştik artık Kürtlerle barışacaktık

Dağda askerimize kurşun sıkanları, saçma sapan çadır mahkemelerinde af ediyorduk.

Dağlardan Suriye'ye geçenlere yol veriyorduk

Dokunmayın diyorduk.

Harekat yetkisini valilere veriyorduk

Bir yandan ABD tarafından silahlandırılıyor bir yandan YPG saflarına insan geçmesine göz yumuyorduk.

Burada önemli olan bu silahlanmaya ilk ağızdan ne zaman duyduk, ta ki iş işten geçtikten savaşma gücüne eriştikten sonra.

Burada soru şu; O günlerde niye kimsenin çıtı çıkmadı? Aynı bugünlerde çıkmadığı gibi, Orada 100 bin ordu yetiştiriliyor kim için.

Varan 3…

*

İşte kafanın lah tacına değdiği an!

İçimizde çöreklenmiş birilerinin desteği ile semirmiş, "Ne istedin de vermedik!"  diyecek kadar şımartılmış hain bir grup, ekmeğini yediği tasa pislemeye kalktı.

Türk milleti de bu iblisler in gereğini yaptı. İşte o gün birilerinin kafaları lah taçına değdi, irkildi resmen korktu.

Fırat’ı doğusunda ne yaparsın yapın mealinde, Fırat’ın batısına girdirmem, Fırat'ın doğusunda ne vardı? Suriye'nin tüm petrol yatakları, ABD YPG’nin PKK’nın yeni adını koydu; SDG (Suriye Demokratik Güç)

Bu gücün hedefi İŞİD’le savaşmak o bölgeyi Kürdistan yapmak.

ISİD tahliyesinde Türk silahlı güçleri devreye girdi, orada en büyük savaşı Türk Ordusu yaptı.

İktidar yetkilerini övündüğü ifadelere baksanız bulursunuz.

En çok IŞİD’i Türk ordusu imha etti diye övünen tvler’de iktidarın sözcülerinden, iktidar güzellemesi yapanlardan sık sık duyarsınız.

IŞİD boşaltmıştı, hatta ABD onları tırlarla alıp başka başka yerlerde kullanmak için emniyetli yerlere yerleştirmişti.

IŞİD  kazanmaması için sınırlarımızı açıp YPG’nin yani PKK’nın yani yeni adıyla SDG imdadına peşmerge mi, peşmerge kılıklı PKK mi bunların geçmesine izin verildi?

Barış pınarı harekâtında ABD’nin korumasında ki orduya gelince sıra koşup geldi başkan yardımcısı.

Tapu gibi 13 maddelik anlaşmayı imzalattı koydu cebine döndü memleketine. Biz o bölgenin muhtariyetini ABD’ye teslim ettik.

Kahraman ilan ettik, diz çöktü dedik!

Kim diz çöktü?

Kim kahraman bu gün itibari ile kim bu bölgede kime karşı ordu kuruyor?

Bir gayret bir çaba sonucu Suriye'de Kürdistan kuruldu.

Bizdeki Suriyelilerin dönmesini sağlayacak olan kişi Esat’tır O da kendi hakimiyeti olan topraklarda barındırmak kaydıyla olur.

PYD’nın kontrolündeki topraklara artık dönemezler dönemezler!

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol