Hayata atılan insan, ipin üzerinde yürüyen cambaza benzer...

Hayat yolunda sendelemeden yürümek gerek...

Yolumuzun önünde çeşitli engeller mutlaka olacaktır...

Bu engellerin karşımıza çıkması ve bizi yolumuzdan alıkoymaya çalışması kaçınılmazdır...

Fiziksel yasalar nasıl değişmiyorsa, ilahi yasalarda asla değişmez...

Nasıl yağmur yağdığı zaman yeryüzü ıslanıyorsa, ya da güneş doğduğu zaman yeryüzü ısınıyorsa...

Allah’ın emirlerine uyulmadığı zaman, insanın dağılması ve cezalandırılması da kaçınılmazdır...

Her türlü hazırlığımızı yapmış olmamız gerekiyordu aslında...

*

Ahhh demeden afff demeliydik aslında...

Nefes dargınlığımız varsa, çaresine bakmalıydık aslında...

Her zaman nefes alabileceğimiz yeşil bir doğayla karşılaşamayabiliriz...

Her zaman mutluluk içinde bir hayat önümüze sunulmamış olabilir...

Öncesinden hazırlığımızı yapmalı ve hastalıklarımızı tedavi etmeliydik...

Tozlu yollarda da yürümek zorunda kalabiliriz...

Yokuşu tırmanmakta kaderimizde olabilir...

Üstatta şiirinde öyle diyor;

“Yokuşu tırmandık,  basamak basamak,

Yetsin artık bunca yıllık nura susamak.”

Evet; son dönemeçteyiz ve Allah’ı unutmamalıyız ve özümüze dönmeliyiz...

Eğer nimetlerin bolluğundan başımız dönmeye devam eder de, yağmurda ıslanırken bulutu unutursak, ilahi yasalar devreye girer...

*

Bizden önceki milletlerin, imtihanı yaşadığını unutmamalıyız ve yürüdüğümüz toprakların altında yaşadığının farkında olmalıyız diye düşünüyorum...

Bize emanet olarak Allah tarafından verilen akıl nimetinin, sıhhatin ve tüm zenginliklerinin şükrünü eda edelim...

Veren, almasını da bilir...

Biz hiçbir şeyin sahibi değiliz, bunu asla unutmayalım...

Her şeyin sahibi Allah’tır...

Yeryüzünün ve gökyüzünün sahibi Allah’tır...

Tüm servetleri ve makamları bize emanet olarak veren Allah’tır...

Peki bütün bunlara rağmen, ölümlü olan insanın, Allah’a meydan okurcasına yaşaması niyedir...

Son dönemeçteyiz hepimiz...

İmtihanın son aşamasındayız...

*

Fiziksel yasalar, değişmeden işlemeye devam ediyor...

İlahi yasalarda işlemeye devam edecek...

Enaniyeti ve bencilliği bırakıp, Allah’a yönelme zamanı...

Kardeşliği ve iyiliği yayarak hakikate yönelme zamanı...

Yazıma Rahman’ın bir ayetini hatırlatarak son vermek istiyorum ve hepimizi tefekküre davet ediyorum;

 “De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım-akrabanız, kazandığınız mallar, durgunluğa uğramasından endişe ettiğiniz ticaretiniz ve hoşlandığınız meskenler size Allah’tan, peygamberinden ve O’nun yolunda cihaddan daha sevimli ise, artık Allah buyruğunu (kıyameti) gerçekleştirinceye kadar bekleyin. Allah günaha saplanmış kimseleri hidayete erdirmez.”(Tevbe;24)

Selam ve dua ile kalın...

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner1091