Öne Çıkanlar DİN VE ŞİDDET KONULU KONFERANS ÖĞRENCİLERE MESLEK SEÇİMİ ÖNERİSİ HAVVA SAYGAZ GÜRZ MECLİSTE MARAŞIN SESİ OLACAĞIZ HUNHARCA

Bu haber kez okundu.

YARDIMCIOĞLU SESİNİ YÜKSELTTİ; “KENDİNİZİ NE ZANNEDİYORSUNUZ!

BBP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mahmut Yardımcıoğlu, Gazeteci Mehmet Fiskeci’nin moderatörlüğünü yaptığı ve sosyal medya üzerinden canlı yayınlanan Kent Kulisi’nin konuğu oldu. Programda yerel ve ulusal konulara yönelik açıklamalarda bulunan Yardımcıoğlu, hem Cumhur İttifakı içinde yer alan AK Parti ve MHP’li idareci ve yöneticileri hem de muhalefet partilerini eleştirdi.

Özellikle AK Parti ve MHP’li yöneticilere kibirli tutumları ve egoları üzerinden yüklenen Yardımcıoğlu, oyları her geçen gün eridiği halde AK Parti ile MHP’lilerin, Büyük Birlik Partisi’ni görmezden geldiğini belirtti. Yardımcıoğlu, “AK Parti ile MHP, bizi istediği kadar görmezden gelebilir. Biz, olacağız. Yalnız sizin ne olacağınızı bilmiyorum. Ben bu şehrin çocuğum. Ben, bu şehirde olacağım. Yarın bu şehirde; ben adamım, ben parlamenterim, ben belediye başkanıyım diyenler ceketlerini alacaklar ve bu şehrin hiçbir tarafında görünmeyecekler” dedi.

“BİR İNSANDA KİBİR VARSA ONUN BAŞKA BELAYA İHTİYACI YOKTUR!”

Gazeteci Mehmet Fiskeci’nin, “Kahramanmaraş için hiç Kahramanmaraş milletvekilleriyle bir araya geldiniz mi?” sorusunu Yardımcıoğlu, “Ben Genel Başkan Yardımcısı olalı yaklaşık 11 ay oldu ama hiçbiri aramadı” şeklinde cevaplandırdı. Bu durumu Kahramanmaraş milletvekillerinin kibri, kendini beğenmişliği ve egosuna bağlayan Yardımcıoğlu, şöyle konuştu: “Kahramanmaraş’ta 8 tane milletvekili var. Bunlardan birisi CHP’li, birisi MHP’li, 6 tanesi de AK Partili. Bir insanda kibir varsa, bir insanda kendini beğenmişlik varsa, bir insanda kendini olduğundan daha büyük görmek varsa, egosu yüksekse Allah onun belasını vermiştir zaten. Onun başka bir belaya ihtiyacı yoktur. Ben bu şehrin çocuğuyum. Ben Ermenistan’dan gelmedim. Benim dedem burada yatıyor, benim babam burada yatıyor. Babamın babası, babamın dedesi burada yatıyor. Benim dedemin dedesi Yemen’e gitmiş, benim dedem Çanakkale’ye gitmiş. Ben de küçük bir esnafın Çaycı Mustafa Usta’nın oğluyum, bundan da onur duyuyorum.”

“KARDAN ADAMLARSINIZ, ERİM ERİM ERİYORSUNUZ”

BBP’li Yardımcıoğlu, şöyle devam etti: “AK Partiliye, MHP’liye, CHP’liye bakıyorum. Bunlar da Anadolu çocuğu. Aslanım siz kendinizi ne zannediyorsunuz ya? 11 aydan beri ben bu şehirde çıkmışım; ulusalda sizin konuşamadıklarınızı konuşuyorum. Siz orada AK Parti’nin içinde, MHP’nin içinde konuşamazsınız; ama ben burada Büyük Birlik Partisi’nin içinde takır takır konuşurum. Konuşmaya da devam edeceğim. Beni kimse fonlamıyor. Benim arkamda güvendiğim rabbim var. Ya bir tanesi de arayıp da ‘Hayırlı Olsun’ demez mi? Ya siz kimsiniz ya? Kardan adamlarsınız, eriyorsunuz! Bugün ülkeye baktığımızda AK Parti eriyor. MHP de eriyor. Büyük Birlik Partisi erimiyor ve erimeyecek; yükseliyor ve yükselmeye devam edecek. Ben, bu şehirde olacağım. Yarın bu şehirde; ben adamım, ben parlamenterim, ben belediye başkanıyım diyenler ceketlerini alacaklar ve bu şehrin hiçbir tarafında görünmeyecekler.”

“HERKES KENDİ ADAMLIĞINI, KALİTESİNİ ORTAYA KOYAR”

Fiskeci’nin; “Siz, Genel başkan Yardımcısı olduktan sonra Kahramanmaraşlı hiçbir milletvekili arayıp ‘Hayırlı Olsun’ demedi mi veya bir ziyaretinize gelmediler mi?’ şeklindeki sorusu üzerine Yardımcıoğlu, şu ifadelere yer verdi: “Bu söyledikleriniz, adamlarda olan meziyetlerdir. Bu şehirde 3 tane genel başkan yardımcısı çıkmış. Kim çıkmış? Cumhuriyet Halk Partisi’nden Ali Öztunç çıkmış, babasına rahmet olsun, bu şehrin çocuğu kendisi. Partisini sevmiyorum, içinde bulunduğu fraksiyonu sevmiyorum. PKK’nın partisiyle yaptıkları arkadaşlıkları sevmiyorum. Mahir Ünal, AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı yapmış, Kültür ve Turizm Bakanlığı yapmış ben gurur duyuyorum. O da bu şehrin çocuğu. Kahramanmaraş yazıyor, altında. Celalettin Güvenç, İçişleri Komisyon Başkanı, bundan da ben gurur duyuyorum. Biz, Cumhur İttifakıyız. Güya Cumhur İttifakıyız. Sorun şu: AK Parti ile MHP, bizi istediği kadar görmezden gelebilir. Biz, olacağız. Yalnız sizin ne olacağınızı bilmiyorum. Ben bu şehrin çocuğum. Ya siz kendinizi ne zannediyorsunuz kardeşim? Sizin bana ‘Hayırlı Olsun’ demeniz; benim yaptığım görevi hayırlı hale getirmiyor. ‘Hayırlı Olmasın’ demeniz de hayırsız hale getirmiyor. Herkes kendi adamlığını, kalitesini ortaya koyar. Ben, bana düşen adamlığı yapacağım. Herkes de kendine düşen adamlığı yapacak, yapıyor da! Millet de değerlendiriyor ayrıca, nokta. Osman Okumuş diye bir adam var. Ben çok seviyorum onu. Adam gibi adam. Osman Okumuş’u bu söylediklerimden ayrı  tutuyorum. Bir de Çağlayancerit Belediye Başkanı Hanifi Sarıaltun var. Kibar bir insandır, ben onu ziyarete gittim. Necati Bey’i de (Necati Okay) bu dediklerimden bir miktar vareste tutabilirim.”

“UMURUMDA BİLE DEĞİLSİNİZ”

Yardımcıoğlu, hak etmedikleri halde siyasetin cilvesiyle geldikleri makamlarda insanlara kibirle yaklaşanlara şunları söyledi: “Sahiplerine, gururlu ve kibirli arkadaşlara buradan ithaf ediyorum. Geldiği yeri unutan; anasını, babasını, dedesini unutan, dünkü yaşadıkları garibanlıkları unutan, anasının ve babasının mesleğini unutan insanlara buradan ithaf ediyorum: AK Parti’nin Bakanı olsan ne olur, MHP’nin dekanı olsan ne olur, CHP’nin rektörü olsan ne olur? Bunlar gelip geçici şeyler. Burada adam gibi yaşamak durumundayız. Adam olmadıktan sonra babam olsanız kimsiniz ya? Umurumda bile değilsiniz siz.”

“SİZİ KAHRAMANMARAŞ NE YAPSIN, TÜRKİYE NE YAPSIN?”

Mevcut siyasi yapının Kahramanmaraş’a hiçbir katkısının olmadığını aksine kibirli milletvekillerin Kahramanmaraş’a zararı dokunduğunu dile getiren Yardımcıoğlu, şöyle konuştu: “Benim rahmetli babam derdi ki; insanın eti yenmez, kemiği kemirilmez. Mehmet Bey, bir hayvana bakın: Boynuzunun ekonomik değeri var; para. Beyninin ekonomik değeri var; para. Derisinin, etinin, karnının, bağırsağının, tırnağının, dışkısının bile ekonomik değeri var. Ya insanın ne değeri var bana söyler misiniz? İnsanı insan yapan şey; bir tatlı dil, bir gülümseme, bir gardaşlık, bir garip-gurabanın koluna girmek, milletine ve ümmetine mensup bir insana gülümsemek ve gardaşım diyebilmek. Ben sizi ne yapayım ya? Bu millet ne yapsın, sizi Kahramanmaraş ne yapsın, Türkiye ne yapsın? Bu adını söylediğimiz ya da söylemediğimiz insanlar delikanlılarsa, yiğitlerse, adamlarsa kendi adlarına bir aday olsunlar da kaç tane oy alacaklar bir görelim. Şehirde insanlar küfrediyorlar.  Bir sahaya çıkıp görsünler. Şu ya da bu küfrediyor demiyorum; ama o kadar çok küfrediliyor. Ben, o küfredilenlerden bir tanesi olmayacağım Mehmet Bey.”

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol