banner637

TOR; MECLİS ÇATISI ALTINDA GÜNDEMİ DEĞERLENDİRDİ

13 Ekim 2017 Cuma 14:53
Bu haber 518 kez okundu

Milliyetçi Hareket Partisi Kahramanmaraş Milletvekili Fahtettin Oğuz TOR, iş mahkemeleri ile ilgili tasarının 18'inci maddesiyle ilgili verilen önerge üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi adına söz aldı, geçen hafta tasarının birinci bölümü üzerinde yaptığı konuşmada -ifade ettiği üzere- iş mahkemelerinde davaları azaltmanın yolunun kayıt dışı ekonomiyi küçültmekten, işsizliği azaltmaktan, iş kazalarını önlemekten, İş Kanunu'ndan kaynaklanan kıdem tazminatı, izin ücreti, fazla mesai ücreti, tatil ücreti, resmî tatil ve bayram ücreti ihlallerine son vermekten, taşeronluğa son vermekten ve özelleştirme uygulamalarından vazgeçmekten geçtiğini belirtti.

TOR; MECLİS ÇATISI ALTINDA GÜNDEMİ DEĞERLENDİRDİ
  

 MHP Kahramanmaraş Milletvekili F. Oğuz Tor, TBMM’de yaptığı konuşmada, şunları söyledi; Dün ve bugün basında yer alan iki üç haber, sorunun teşhisi ve çözümü için yeterli olacaktır. Kayseri'de başına tuğla düşen işçi, yine Kayseri'de inşaat iskelesinin çökmesiyle de başka bir işçi hayatını kaybetmiştir. Biz tuğla düşmesini, iskele çökmesini, asansör facialarını unutmadık, halat kopmasını unutmadık. Bugün TÜPRAŞ Aliağa'daki iş kazası neticesinde 4 işçimiz vefat etti, Allah'tan rahmet diliyorum. Bunları önleyemezsek dosya sayısını azaltamayız, gerçek budur. Kıdem tazminatını, işçi ücretini teminat altına almaz isek dosya sayısını azaltmamız mümkün değildir. Bugün ekonominin lokomotifi, kaçak işçiliğin, iş kazalarının, kayıt dışılığın en yoğun olduğu inşaat sektörüdür. Ekonominin lokomotifini sanayi yapmadığımız müddetçe hukuk davalarını azaltmamız asla mümkün değildir. 
Bu tedbirlere ilave olarak eğitime çok büyük önem vermeliyiz. Eğitim, insanımıza sevgi ve saygıyı, insan haklarına saygıyı, demokrasiye inancı, hür bir vicdanı, emeğin, kul hakkının kutsallığını, vergi ve prim ödemenin bir vatan görevi olduğunu, kaçak sigortalı çalıştırmanın, eksik prim ve vergi ödemenin hırsızlık olduğunu ve Allah indinde de affının mümkün olmadığını, dürüstlüğü aşılayamıyorsa ne yapsak boştur.
Güncel olması nedeniyle, vasıtanızla, buradan Millî Eğitim Bakanına da sormak istiyorum Sayın Bakanım. Müfredat değişti.

DEĞİŞEN MÜFREDAT VE KAÇAK SİGORTALI

Değişen müfredatta, kaçak sigortalı çalıştırmanın, eksik prim ve vergi ödemenin, işçinin ücretini eksik ödemenin, fazla mesaisinden, tatil, bayram ücretinden çalmanın, kıdem tazminatını iç etmenin hırsızlık olduğu, kul hakkı olduğu, Allah indinde de affı olmadığı hususları açık açık yer almakta mıdır mevcut müfredatınızda? Yer almıyorsa vay hâlimize, ne yapsak boşu boşunadır. Emekçinin hakkının alnının teri kurumadan ödenmesi yüce buyruğu şuurlu olarak öğretilmiş olsaydı bugün 3,5 milyon kişi mahkeme kapılarında yıllarca beklemezdi. Bu sebeple, işsizliğin rekor kırdığı günümüzde bu yüce kutsal değerleri şuurlu şekilde öğretmek Millî Eğitimin öncelikli ve en önemli görevi olmalıdır diyorum.
Benim alanım diyanet değildir. Sayın hocam da burada. Bu konuda kelam ederken de tabii çok dikkatli davranırım ancak yüce dinimizin yarısı ibadet ise diğer yarısı da muamelat olarak ifade edilir değil mi hocam?
İMRAN KILIÇ (KAHRAMANMARAŞ) DOĞRUDUR.
FAHRETTİN OĞUZ TOR (devamla) - 2016 sonu itibarıyla ceza uyuşmazlıkları hariç 3,5 milyon hukuk uyuşmazlığı varken takip ettiğim kadarıyla Diyanet İşleri Başkanlığı işçi-işveren ilişkileri üzerinde yeterince durmamaktadır hocam. Bunu özellikle sizden rica ediyorum. Oysa bu konular her ortamda, hutbelerde sık sık dile getirilmelidir diye düşünüyorum.     

Sayın Bakanım, sizin gayretinize ilaveten, Maliye Bakanlığı başta olmak üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, diğer bakanlık ve kurumlara da büyük görevler düşmektedir. Eş güdüm hâlinde çalışarak gerekli yasal ve diğer tedbirler alınmadığı müddetçe beklenen başarı elde edilmeyecektir.

Bir de şunu söylemek istiyorum: Bazı milletvekili arkadaşlarımız burada çok abartılı konuştu ara buluculukla ilgili olarak. Binlerce uyuşmazlığın bir günden daha kısa bir sürede sonuca ulaştığı gibi fevkalade abartılı konuştular. Bu beyanlar doğru ise devletin bütün istatistikleri yanlıştır. 2013'ten günümüze 17 bin dosya çözülmüş. Bu, mevcut dosyanın binde 4'üdür. Ara buluculuk olmasaydı da zaten çözülecekti. Dolayısıyla böyle abartılı konuşmak yerine gerçekleri ifade etmek gerektiğini söylüyorum.

Hayırlı olmasını diliyorum, saygılar sunuyorum. 

Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder