MİLLETİN CEVABI HAZIR!

26 Ağustos 2015 Çarşamba 15:45
Bu haber 727 kez okundu

7 Haziran genel seçimlerinin ardından 4 parti meclise girdi ve hiçbir siyasi parti hükümet kuracak yeterli çoğunluğu elde edemedi. Akabinde 9 Temmuz’da başlayan 45 günlük koalisyon çalışmaları sonuç vermedi ve erken seçim kararı alındı.

MİLLETİN CEVABI HAZIR!
 Türkiye erken seçime giderken, 7 Haziran’dan bu yana yaşanan süreç ve MHP’nin izlediği politikayla ilgili soruları cevaplandıran25 dönem MHP Milletvekili Adayı hukukçu Prof. Dr. Mehmet Akif Kütükçü, çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Kütükçü; AK Parti’nin milletin kararına saygı duymadığını ifade ederek; “Milletimiz, meydanlara inerek yeniden güç kazanmaya çalışıp Anayasa başta olmak üzere tüm kanunları hiçe sayan ve sonrasında da sonucu beğenmeyip yine kendi istek ve arzuları doğrultusunda devleti yönlendirenlere yine gerekli cevabı verecektir” dedi.

İşte Prof.Dr. M. Akif Kütükçü’ye yöneltilen sorular ve verdiği cevaplar:

13 yılda tek başına iktidar olan AK Partinin icraatlarını değerlendirir misiniz?

13 yıldır tek başına iktidarda olan AKP’nin bu iktidarı kaybetmesini ve ilk defa dürüst bir şekilde demokrasi sınavına girme cesareti gösterdiği zannedilen ve yüce meclisimize girme hakkı elde eden HDP ile ilgili değerlendirme yapmamız gerektiğinde:

Öncelikle, seçim öncesinde yaptığımız tüm çalışma ve beyanlarda söylediğimiz gibi AKP yaptığı yanlışları ve hataları artık Aziz Milletimize istediği gibi anlatamıyor yutturamıyor. Elindeki tüm medya gücü ve diğer devlet imkânlarına rağmen tıpkı bazı AKP milletvekillerinin de kabul ettiği gibi “Milletimiz tarafından cezalandırılmıştır” (Şanlıurfa milletvekili Fakıbaba).

Seçim öncesi Yüce Milletimizin kararına saygı göstereceğini belirten beyanları, seçim sonuçlarından sonraki açıklamaları, beyan ve yaptıkları ile tam zıt olan AKP “erken değil yeniden seçim” (Cumhurbaşkanının isteği üzerine) mantığı ile yine önümüze “başkanlık ve yeni yönetim şekli” ile geliyor.

Erken ya da yeniden fark etmez bu Aziz Millet zaten gerekli cevabı AKP’yi tek başına hem de başına buyruk oturduğu o koltuktan indirerek vermiştir.

Meydanlara inerek yeniden güç kazanmaya çalışıp Anayasa başta olmak üzere tüm kanunları hiçe sayan ve sonrasında da sonucu beğenmeyip yine kendi istek ve arzuları doğrultusunda devleti yönlendirenlere yine gerekli cevap verilecektir.

Gelelim HDP ile ilgili sorunuza; bu seçimde özellikle doğuda elde ettiği oy oranı ve seçim sonrasında gerçekleştirdikleri terör eylemleri ile anlaşılmıştır ki biz o bölgede seçim falan yapmamışız bir orta oyunu oynanmış seçim varmış gibi yapılmış ve maalesef bu oyun silahların, bombaların ve tehditlerin altında olmuş ve gelecekte devlet gücünü ve tavrını doğru göstermez ise bundan daha kötü olmaya da devam edecek. Yani sözün özü HDP, Doğu’da ve bazı metropol şehirlerde aldığı oyları demokratik bir şekilde seçim süreci yaşayarak değil terör tehdidini kullanarak almıştır. Bunun neresini yorumlayayım, her gün cennete uğurladığımız onlarca şehitlerimizden de mi belli değil? O bölgedeki herkese yaşattığı cehennem. Bu cehennemde neyin seçimi ve neyin sonucuna bakacağız?

MHP 7 HAZİRAN AKŞAMINDAN BU YANA AK PARTİ İLE KOALİSYON KURMAYACAĞINI VE 4 ŞARTININ OLDUĞUNU, BU ŞARTLAR KABUL EDİLİRSE KOALİSYON KURULACAĞINI SÖYLEDİ. BU 4 ŞART VE AK PARTİNİN İTİRAZ ETTİĞİ MADDE NEYDİ?

MHP, 7 Haziran seçimi akşamında en son resmi açıklama yapan partiydi. Kimse bu ayrıntıya dikkat etmedi. Yani tüm partiler kutlama yaparken (ki bunlardan ikisi tek başına iktidar olmuş gibi seviniyorlardı: AKP ve CHP). Milletimizin verdiği mesajı en doğru ve vakarlı algılayan tek partiydi MHP. O gece milletimize ne söylediyse bugün de aynı kararlılıkta ve inançta tekrar ediyor.

Ben bu arada şunu sormak istiyorum; AK Parti CHP ile 35 günlük koalisyon görüşmesinde birbirlerine askerlik anılarını mı anlattılar? 4 maddeyi bilmeyen kalmadı ama tekrar edelim;

Birincisi; Ülkenin yönetim şekli ile ilgili anayasa değişikliği gündeme alınmayacak. Yani birilerinin hevesi var diye böyle hassas bir dönemde başkanlık sistemine geçilmeyecek ki tam demokrasi yaşanacak.

İkincisi; 17-25 Aralıkta başlayan yolsuzluk operasyonları sonu kime dayanırsa dayansın tamamlanacak ve suçu olanlar adalet önünde hesap verecek.

Üçüncüsü; Çözüm süreci diye adlandırdıkları çözülme ve vatanı dinamitledikleri süreç sonlandırılacak.

Dördüncüsü;  Cumhurbaşkanlığı makamı kanun ve yasal sınırlar içinde devleti temsil edecek. Kendi aldığı kararları eski partisine (gerçi eski demek ne kadar doğru olur o da ayrı) ya da millete dayatmaya çalışmayacak.

Şimdi soruyorsunuz, AKP bu 4 maddeden hangisini neden kabul etmedi etmiyor? Kendilerini kurtarmak için milleti ve memleketi ne hallere soktukları bugünlerde çok daha net belli oluyor. Tek dertleri yaptıkları yolsuzluk ve yanlışların hesabını vermemek olan AKP’nin vatan için millet için hesap sormak isteyen MHP ile herhangi bir maddede elbette anlaşamazlar. Bu maddeleri kabul etmeyenler, gizli toplantılarda “yapmadık! yapan şerefsizdir! İspatlamayan şerefsizdir!” dedikten sonra “görüşmeye ben gönderdim” diyerek itiraf bile ettiler. Oslo’da, Dolmabahçe’de İmralı’da kendilerinden istenilen tüm maddeleri kabul ettiklerini de “ne istediler de vermedik!” sözü ile mühürlemişlerdir. Dolayısı ile elbette MHP, PKK ve onun hain uzantısı HDP’nin istediklerini istemez tam tersi vatan için millet için ister. Bu yüzden de AKP kendi ortağı olanlar ne isterse verir ancak vatanı milleti için gecesini gündüzüne katan MHP’nin 1 maddesini bile kabul etmez, edemez.     


AKP’NİN İZLEDİĞİ ÇÖZÜM SÜRECİ VE SEÇİMLERİN ARDINDAN TIRMANIŞA

GEÇEN TERÖR OLAYLARININ SEBEBİ NELER, NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?

Az önce de belirttiğim gibi seçim öncesi yapılan pazarlıklar ve verilen gizli sözler var zira bu sözlerde bazı anlaşmazlıklar olduğu daha seçim sürecinde belli oldu zira HDP bile seni başkan yaptırmayacağız diyerek sevgi pıtırcığı rolünden sıyrılıp diş gösterdi. Eğer daha önce bahsettiğim terör tehdidi ile meclise giremeseydi bile çok ciddi terör hazırlığı içinde olan ve sözüm ona çözüm sürecinde devleti uyutarak sınır dışına çıktığı zannedilen ancak şehre inen hatta metropolleri mesken tutan teröristler AKP tek başına iktidar olamayınca verilen sözler yerine gelmeyince kana susamış hainler çözüm sürecinin bize zehir olan meyvelerini toplamaya başladılar.  Bu süreç ve sonuçları bir değerlendirme yapılmayacak kadar açık bir şekilde hatalar silsilesidir. Dünyanın hiçbir yerinde elinde silah ile terör tehdidi ile pazarlık yapan bir örgüte her istediğini veren bir hükümet görülmemiştir. Bunun sonucu 7 Haziran’daki seçimde sandığa bir gölge gibi yansıdı ancak göreceksiniz 1 Kasım seçimlerinde AKP ve HDP’nin üzerine bir kâbus gibi çökecek.

SEÇİM TAKVİMİNİN 90 GÜNLÜK SÜRE YERİNE 60 GÜNLÜK

SÜREYE ÇEKİLMESİNİ NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?

İşin teknik yönleri bir tarafa artık ülkede böyle keyfi uygulamalara maalesef alıştırıldık. Tamam, sonuç olarak 90 günlük süre işlese belki kış ayları olacağı için sıkıntı yaşanabilir ancak böyle hassas bir seçim öncesi çalışmalar başta AKP olmak üzere tüm partileri olumsuz etkileyecektir. Eğer mantık zaten yakında bir seçim yaptık aynı listeler verilsin aynı şeyler tekrarlansın ise o zaman yazık değil mi bu millete, harcanan emeğe ve maddi kaynaklara. Bu tür dayatmalara milletimiz her defasında güzel cevaplar vermiştir yine verecektir. Yani ister 90, ister 60, ister 10 gün olsun biz bu seçimde dilimiz döndüğünce gücümüz yettiğince doğruları anlatacağız ve yine yüce milletimizin takdiri ile iktidara ve bu ülkeyi Milleti ile birlikte yönetmeye talib Seçimde sonuçlar değişir mi,

değişirse hangi yönde olur?

Yenilenecek olan seçim umuyorum ki farklı sonuçlar doğuracak, bunun en iyi göstergesi bir önceki seçimdir. Tek başına iktidar olan bir parti tüm imkânları kullandığı ve her türlü hileye başvurduğu halde %9 oy kaybına uğradı, ana muhalefet görevini yapamayan parti oy olarak çok kayba uğramasa bile milletvekili sayısı düştü ve Yüce milletimiz tüm yalanlara ve engellemelere rağmen MHP’yi 7 Haziran seçimlerinden oy oranı ve milletvekili sayısı olarak güçlendirerek çıkardı. Durum ortada, Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan bellidir derler.  1 Kasım’ın gelişi 7 Haziran’dan belli oldu.


SANDIKTAN YİNE BİR KOALİSYON

ÇIKARSA MHP’NİN TAVRI NE OLACAK?

Sandıktan tek başına bir partinin iktidar olarak çıkma ihtimali varsa o da sadece ve sadece MHP’dir. Bunu az önceki değerlendirmem de belirtmiştim gidişat belli, ancak yine az önce de belirttim yalan dolan, hile ile yürütülen ve bir taraftan da terör tehdidi ile ortaya çıkacak bir seçim sonucunda MHP’nin tavrı bugünkü tavır ve duruşundan milim sapmadan şehit kanları ile sulamaya devam ettiğimiz Kutsal Vatanımızı teröristlerden, hainlerden ve yetim hakkı yiyen rüşvetçilerden temizlemek için ilke ve prensiplerinden taviz vermeden iktidar görevine talip olacaktır.  Bu ilke ve prensiplere evet diyenlere kapımız her zaman açık olacaktır. Teşekkür ederim. 

Yorum Gönder