KESKİN, ”KENDİ VATANIMIZDA GARİP VE SAHİPSİZ KALDIK!”

20 Nisan 2017 Perşembe 16:47
Bu haber 661 kez okundu

Ülkücülüklerinin nizami alem çerçevesi içerisinde İslam Türk hakimiyeti olduğunu söyleyen MHP Onikişubat ilçe Teşkilat Başkan adayı İbrahim Keskin, MHP’yi Türkiye Cumhuriyetinin sigortası, milliyetçi ve ülkücü hareketin, hareket motoru Bozkurtlar olarak tanımladı, adaylığını koyan diğer arkadaşlarına da başarılar diledi.

KESKİN, ”KENDİ VATANIMIZDA GARİP VE SAHİPSİZ KALDIK!”
 Cumartesi günü, Turizm ve Otelcilik okulunda yapılacak olan MHP Onikişubat ilçe kongresi için Parti binasında adaylığını açıklayan İbrahim Keskin, “Bizim ülkücülüğümüz nizami alem çerçevesinde Türk İslam hakimiyetidir” dedi.

Keskin açıklamasında; “Bunun ispatı da vatan için, bayrak için, Kur’an için, Turan için, kısacası Allah için şehit düştük, kan verdik. Başka hiçbir hesabımız da yoktu. Tek isteğimiz, Hz. Muhammed Mustafa’ya ümmet, Allah’a kul, yüce Türk milletine h amal olmak arzusundaydık. Bundan dolayı yılmadık, usanmadık. Kimileri gibi şucu, bucu, sağcı solcu, Fetö’cü ve PKK’cı olmadık. Kimileri gibi devleti soyup para da biriktirmedik. Kul hakkı yemedik, daima haktan, hukuktan, adaletten yana olduk. Allah’a şükür alnımız açık, yüzümüz aktır bizim. Zaman gelecek, bunları gerçek tarihçiler yazacak” diye konuştu.

GEÇME NAMERT KÖPRÜSÜNDEN, VARSIN ALSIN SEL SENİ,

YATMA AÇAKAL GÖLGESİNDE, YERSE YESİN ASLAN SENİ…

“Yorulduk, aç kaldık, susuz kaldık, bizler vatan, millet, inanç aşkıyla yanarken, ‘atı alan Üsküdar’ı geçtiğini gördük” diyen MHP adayı İbrahim Keskin, açıklamasının diğer bölümünde şunları söyledi;

“Kendi vatanımızda garip ve sahipsiz kaldık. Ama gene de sabrettik. Dedemiz Yavuz Sultan Selim’in dediği gibi,

Geçme namert köprüsünden, varsın alsın sel seni, yatma çakal gölgesinde, yerse yesin aslan seni diyerek bu düşünceyi kendimize şiar edindik. Halkın bazıları bu memleketi, herkesin Bolu Beyi, her tarafın Bolu olduğu bir hale getirdi. Bunu da kimileri din adına, kimileri de Atatürk adına yaptılar. Bunlar, inancının önüne nefsi ve maneviyatının önüne maddiyatı geçenlerdi. Bu zatlar, iki kere ikinin beş olduğunu anlattı, milleti inandırdı, kandırdı. Ama bizler gerçeği hakikat yani, iki kere ikinin dört olduğunu millete anlatamadık, inandıramadık, kimi bize kurtçu dedi, kimi katil dedi. Bu millet için, bu devlet için yaşadığını sanan zavallılar, aslı misyoner uşağı ve satılık beyinlerdi. Biz Ülkücü, Milliyetçileri anlamak istemediler ve anlamadılar da. Ama eninde sonunda bunlara anlatacağız”

Keskin sözlerini rahmetli Başbuğ Alparslan Türkeş’in şu sözleri ile tamamladı; “Yer beni yer beni, içime bir kurt düştü yer beni. Ben de bu işin üstesinden gelmezsem, kara toprak sinesine sığdırmaz yer beni”

Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder