banner1066
Öne Çıkanlar OKUL ÖNÜNDEKİ BETON ARTIKLARI TEHLİKE SAÇIYOR DOSTLUK GURUBUNDA BAYRAMLAŞMA BEYOĞLU TAZİYE EVİ AÇILIŞA HAZIR KILIÇ; HAKLI BİR GALİBİYET ALDIK Hayatınız Bir Gecede Değişebilir...

Bu haber kez okundu.

BAHÇELİ'YE 'PARTİYİ BIRAK GİT' DEMEK HADDİN DEĞİL!
 AK Parti Gurup Başkanvekili Mahir Ünal’ın, Çağlayancerit yol ayrımı temel atma töreninde, yaptığı konuşmada MHP’nin iktidar olma gibi bir niyetinin olmadığını söylemiş; “MHP koalisyon görüşmelerinde bize diyor ki; ‘Bu millet bizi ne uzatıyor ne kısaltıyor, ne olduruyor, ne oldurmuyor.’ O zaman sen neden siyaset yapıyorsun. Bırak partiyi git”  demişti. Bunun üzerine MHP Milletvekili F. Oğuz Tor, Ünal'a bakın hangi cevabı verdi;

Vatandaş ülkenin geleceği için 1 Kasım'da sandığa gidecek. Ancak siyasiler arasındaki polemik de bütün hızıyla sürüyor. Herkes birbirine cevap yetiştirme derdinde. Ancak AK Parti Gurup Başkanvekili Mahir Ünal'ın Çağlayancerit'te, temel atma töreninde söylediği söz, anlaşılan odur ki MHP Milletvekili F. Oğuz Tor'un gücüne gitmiş olmalı ki, cevap vermekte gecikmedi. ‘Sayın Bahçeli’ye partiyi bırak git demek senin görevin de değil, haddin de…’ ifadesini kullanırken, sözlerini şu cümlelerle sürdürdü; “AK Parti de 7 Haziran genel seçimlerinde tek parti iktidarını kaybetti. Kaybetme süreci başladı yani. Şöyle söylüyorum, 2002'de AK Parti iktidara geldiğinde, kazandığı milletvekili sayısı 365'tir. 22 Temmuz 2007'deki seçimlerde ise bu sayı 341'e düştü. 12 Haziran 2011 seçimlerinde de 327'ye düşerken, 7 Haziran 2015 seçimlerinde de 258'e düştüler. Görüldüğü üzere kayıplar her seçimde devam etti. Yani 2007-2011'den bu yana, 2015'e geldiğimizde kaybettiği milletvekili sayısı 4 yılda 69'dur. Bu tek parti iktidarının kaybı demektir. " dedi.

SERT DÜŞÜŞ YAŞADI, DAHA DA YAŞANACAK!

AK Partiyi iktidarda tutan yegâne gücün devlet gücü, imkânları olduğunu söyleyen Tor, 1 Kasım seçimlerinde 258'in de çok altında kalacağını iddia etti; "Zaten ciddi anket firmalarının ortaya koyduğu rakamlar da bunu gösteriyor.  258'e düşmesinin, 2011'e göre, 69 milletvekili kaybetmesinin temel sebebi, özellikle işsizliği, pahalılığı, yoksulluğu çözememesidir. Artı,  7 Haziran seçimlerine gelirken biz somut delillere dayanan ciddi yolsuzluk iddialarının, ki bütün kamuoyunun gözleri önünde cereyan etti, ayakkabı kutularında, kasalarda dolarlar, şaibeli saatler, para sayma makinaları, çikolata kutuları içinde euro'lar nedeniyle AK Partiye inanan, saf vatandaşlar mahcup edildiler. Özellikle bu 4 bakanın mecliste oylanarak yüce divana gönderilmemesi yönündeki tutumları, vatandaşlar tarafından kabul görmedi. Vicdanlarda da öyle. Kaldı ki son zamanlarda ayrımcılığın tavan yapması gelişmelerin tuzu biberi oldu adeta. 7 Hazirana seçimlerine giderken AK Parti hakkındaki iddiaları vatandaş büyük ölçüde kabul etti. Dolayısıyla 258'e düşmesinin çok ciddi sebepleri vardır, bugün itibariyle de bu sebepler ortadan kalkmamıştır. Somut bir örnek vermek gerekirse, Rıza Zerrab ve etrafında oluşan bu yolsuzluk ve rüşvet iddialarının soruşturulmasına izin vermeyen AK Parti hükümeti, vebal altındadır. Rıza Zerrab'ın ortağı, işbirlikçisi olduğu söylenen İranlı Babek Zencani denen adam bugün İran'da tutuklu ve idamla yargılanmakta iken, Türkiye İran'dan daha fena işleyen bir demokrasiye layık değildir. Türkiye'de ise Zerrab'a plaket verdik, ödüllendirdik maalesef!" diye konuştu.

MHP'YE OY VERMEYENLERİN

 SORUMLULUĞU KENDİMİZDE

Tor, 7 Haziran'a kadar gelinen süreçte MHP'nin oylarının arttığına vurgu yaptı; "45 bin oyumuz arttı. Her zaman söylüyorum, bu 45 bin'i 90 bin, 190 bin yapacağız diye her zaman da söyledim. Bize rey veren ve vermeyenden de Allah razı olsun! Rey vermeyenlerin de sorumluluğunu kendimizde arıyoruz. Demek ki bazı şeyleri çok iyi anlatamadık. Anlatabilseydik, yüksek oranlarda rey alabilirdik" ifadesini kullandı, 1 Kasım seçimlerine gelirken, açıklamalarının bu bölümünde, sözü bu kez teröre getirdi. 7 Haziran 2015 seçimlerinden sonra terörün geldiği noktaya dikkat çekti,  can alıcı meseleye geldiğinde şunları söyledi; "Terörün bu tarihten sonra hangi boyutlara ulaştığını herkes görüyor, okuyor, dinliyor. Maalesef, bunun somut örneklerini de kendi söylemlerinden, dönemin başbakanı, bugünün Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan, Başbakanı Ahmet Davutoğlu, Beşir Atalay, Yalçın Akdoğan'ın, diğer bakanlar ve hükümete yakın olan gazetecilerin kendi ağızlarından, kendi beyanlarından dinlediğimizde, PKK terör örgütüne ve eylemlerine göz yumulmuş, saha terör örgütüne teslim edilmiş, onlara rahat at oynatma ortamı sağlanmış, asker kışlasına, polis de karakoluna çekilerek, teröriste mayın döşeme, mühimmat depolama, hendek kazma fırsatı tanınmıştır. Bu arada valilere de talimat verildi tabi. 'Operasyon yapmayın!' diye. Doğu ve Güneydoğu'da  basına pek yansımasa da  12 Eylül ihtilalında yapılan uygulamaları aratacak uygulamalar yapılmakta. Bazı il ve ilçelerde vatandaşın can güvenliği yok. Ama yetkililer kalkıyor, yol kapatmalar ve sokaklara çıkma yasağı da sürer, ayrıca da istifa etmeleri gerekirken televizyonlarda, seçim güvenliğinden söz ediyorlar. 'Terörün belini kırdık' diyorlar. Nasıl bel kırmaksa..."

1 Kasım'da AK Partinin oylarının düşeceğini biri kere daha ileri süren, iddia eden ve bunun nedenlerinin bugün de mevcut olduğunu yineleyen Tor, son olarak sözlerini şu cümleleriyle tamamladı;

"Kamuoyu  yoklamalarında, vatandaşın yüzde 70'den fazlası işsizliği, pahalılığı, israfı, yoksulluğu, hukuksuzluğu, yolsuzluğu unutmadı, bugün dahi bunların mevcudiyetinden rahatsız. O nedenle de 1 Kasım seçimlerinde sandıkta özgür iradesiyle oyunu kullanacak, iktidara hak ettiği cevabı verecek, tokadı indirecek ve hesabı kesecektir! Bunun için de vatandaşlarımdan MHP'ye rey ve destek vermelerini bekliyorum!" 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol