Öne Çıkanlar DİN VE ŞİDDET KONULU KONFERANS ÖĞRENCİLERE MESLEK SEÇİMİ ÖNERİSİ HAVVA SAYGAZ GÜRZ MECLİSTE MARAŞIN SESİ OLACAĞIZ HUNHARCA

Bu haber kez okundu.

VİRÜS İLE GRİP ARASINDAKİ FARKI PRO. DR. ATEŞ ANLATTI

KSÜ Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Selma Ateş, koronavirüsün yayılımının önüne geçilmesi için son 2 yıldır uygulanan maske, mesafeye ve hijyen kurallarıyla birlikte mevsimsel grip vakalarında oldukça azaldığını hatırlattı.

İçinde bulunduğumuz normalleşme dönemiyle beraber grip vakalarında bir artış gördüklerini söyleyen Ateş, koronavirüs ile gribal enfeksiyon belirtilerinin birbirlerine çok benzediğine dikkat çekti. Baş ağrısı, ateş, kas ağrısı, eklem ağrısı ve öksürük her iki hastalıkta ortak ana şikâyeti olduğunu anlatan Prof. Dr. Ateş, “Tat ve koku kaybı ise genellikle korona virüs hastalarında gördüklerini ifade etti. Bu iki hastalığın PCR testi ile ayırabileceğini vurgulayan Ateş, “Tüm viral enfeksiyonlara karşı korunmak için ya da vücut bağışıklığımızı artırmak için en önemli şey beslenmemize dikkat etmemiz gerekiyor. Beslenme dışında düzenli bir spor yapmak immun sistemimizi artırır.” dedi.

“YENİ VARYANTLARIN ORTAYA ÇIKMASIYLA BERABER SEMTONLARIN YÜZDE 80’İ BİRAZ DAHA HAFİF GEÇİYOR”

Ateş, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Koronavirüs enfeksiyonlarında çok geniş yelpazede belirtiler görüyoruz. Özellikle yeni varyantların ortaya çıkmasıyla beraber semptomların yüzde 80’i biraz daha hafif geçiyor. Hafif vakalarda ateş, eklem ağrısı, kas kas, boğaz ağrısı, ishal, tat alma bozuklukları klinik tabloya eşlik ediyor. Daha ağır vakalarda solunum sıkıntısı, nefes darlığı, şuur bulanıklığı gibi belirtilen görüyoruz. Gribal enfeksiyonların belirtileri de bunlara benziyor aslında. Özellikle influenzaya bağlı gribal enfeksiyonların belirtileri daha ağır seyrediyor ve Covid 19 ile karışabiliyor. Ateş, yaygın eklem ağrıları, kas ağrıları gibi belirtiler olabiliyor. Hastanın kliniğinden şüphelendiğimiz durumlarda mutlaka acil tanı PCR testi yapıp ayırt etmemiz gerekiyor. Onun dışında bu dönemde görülen nezle etkenlerimiz var, onlarda hafif, daha hafif semptomlar görüyoruz. burun akıntısı, hapşırma gibi koronavirüste olabilecek ama çok sıkta rastlamadığımız hafif bulgularla seyrediyor. Ama kesin acil tanı yapmak için PCR testini almamız gerekiyor.

“BESLENMEMİZE DİKKAT ETMEMİZ GEREKİYOR”

Gribe karşı bitkisel ürünler kullanacaksak mutlaka bunların Sağlık Bakanlığı onaylı ürünler olmasını tercih etmemiz gerekiyor. Ama tüm viral enfeksiyonlara karşı korunmak için ya da vücut bağışıklığımızı artırmak için en önemli şey beslenmemize dikkat etmemiz gerekiyor. Beslenme dışında düzenli bir spor yapmak immun sistemimizi artırır. C vitamini tüketimini artırabiliriz. Taze meyve-sebze tüketimimizi artırabiliriz. Bu dönemde ilave vitamin takviyesi alınabilir. Takviyeleri alırken Sağlık Bakanlığı onaylı ürünlerinin olmasını özellikle tavsiye ediyoruz. Çünkü kullandığımız bazı takviyelerin Karaciğer enzimlerini yükseltecek, karaciğere zarar verici etkenleri içeriyor olabilir. O yüzden içerik açısından kontrol edilmiş ürünler olmasını tercih etmemiz gerekiyor.

“BU KESİNLİKLE YANLIŞ”

‘Koronavirüs aşısını oldum, artık gribe yakalanmam.’  Böyle bir şey yok! Bu kesinlikle yanlış. Koronavirüs aşısı koronavirüs enfeksiyonlarına karşı koruyor. Onun için mutlaka bizim grip aşımızı bu sezon başı itibariyle yaptırmamız gerekiyor. Mevsimsel grip etkenlerinden korumak için özellikle 65 yaş üzerinde, hastalığı olanlar, immun yetmezliği olanların, kronik hastalığı olanlar grip aşılarını yaptırmalarını öneriyoruz. Çünkü ikisi birbirinden farklı etkenlerin oluşturduğu enfeksiyonlar.”

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol