banner1078
Öne Çıkanlar BAŞKANI MAHÇİÇEK: TOPLUMSAL BİRLİKTELİĞİMİZİN TEMELİNDE PEYGAMBER SEVGİSİ VAR MAHMUT ARIKAN İLE SABAH SOHBETİ KMSDE YENİ PATRON ERDAL ALPASLAN grup toplantısı Belediye Başkanı Hanfi Mahçiçek

Bu haber kez okundu.

SANKO ÜNİVERSİTESİ’NDE SEMPOZYUM
 SANKO Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü öğrencilerinin oluşturduğu Fizyoyaşam Kulübü, “Beslenme ve Yutma Bozukluklarında Rehabilitasyon Yaklaşımı” konulu sempozyum düzenledi.

 

Özel Sani Konukoğlu Hastanesi Toplantı Salonu’nda düzenlenen sempozyumda Fizyoyaşam Kulübü birbirinden değerli uzmanları konuk etti.

 

SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Yrd. Doç. Dr. Ünal Sarıkabadayı, Disfaji adı verilen çocukluk çağı yutma bozukluklarının özellikle 5 yaşından küçük çocuklarda, beslenme sorunları ile birlikte ele alındığını söyledi.

 

Yrd. Doç. Dr. Sarıkabadayı, “Bu iki sorunun 0-2 yaşta görülme sıklığı oranlarının yüzde 25-45 olduğu bildirilmektedir. Nörolojik sorunlu çocuklarda bu oran yüzde 80’lere ulaşmaktadır” dedi.

 

Prematür veya düşük kilolu doğum ile diğer sistemlere ait hastalıkların risk oluşturduğunu ve yutmayı hazırlayan birçok etmenin aynı zamanda yutma bozukluğunun nedeni olarak da karşımıza çıkabildiğini anımsatan Yrd. Doç. Dr. Sarıkabadayı, şu bilgileri verdi:

 

“Yutma fonksiyonunu daha iyi anlayabilmek için farklı yönleri ile konuyu ele almak karşılaşabileceğimiz zorluklara karşı mücadele gücümüzü artıracaktır. Kemik yapı, kaslar, motor ve duyusal sinirlerin yerleşme biçimi yutma fonksiyonu için mekanik açıdan önemli bir avantaj sağlar. Yapıların iç içe ve karmaşık dizilimi, herhangi biri yapı bozulduğunda diğerinin de buna eşlik etmesi ile sonuçlanabilir. Bu özelliğin pozitif ve negatif yönde kullanılabileceği de akla getirilmelidir. Bozuk bir yapı diğerini bozabileceği gibi sağlam kalan yapı da bozuk olanı desteklemek için kullanılabilir.

 

Beslenme süresi 30 dakikadan uzun süren, memeyi emerken sorun yaşayan, katı gıdalara geçişte sorun yaşayan, uygun yaşta olduğu halde beslenirken yardım gerektiren, beslenmesi veya ilaç içirilmesi aile için stres nedeni olan, beslenirken öksürme, morarma, boğulma gibi solunum sorunları yaşayan, beslenme sırasında huzursuz olan ve beslenmeyi reddeden, ağırlık kazanımı yeterli olmayan çocuklar yutma bozuklukları acısından değerlendirilmesi gereken çocuklardır.”

 

Yrd. Doç. Dr. Serkan PEKÇETİN

Trakya Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi Ergoterapi Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Serkan Pekçetin ise erken doğan bebeklerle, serebral palsili ve otizmli çocukların beslenme ve yutma problemleri yaşayabildiğine vurgu yaptı.

 

“Bu problemlerin altında yatan nedenlerden bir tanesi de ‘duyusal işlemleme’ problemleridir” diyen Yrd. Doç. Dr. Pekçetin, şöyle devam etti:

 

“Bebeklik döneminde emme problemleri ile baş gösteren bu problemler, çocuk büyüdükçe sınırlı gıda çeşidi tercihi ile beslenme gibi problemler yaşarlar. Bu problemleri yaşayan çocuklar; dişlerinin fırçalanmasından veya yüzlerinin yıkanmasından hoşlanmama gibi davranışlar gösterebilmektedir.

 

Bu çocuklar yemek yerken sıklıkla öğürürler veya kusarlar. Bu çocuklarımızın duyu bütünleme konusunda eğitim almış ergoterapistler ve fizyoterapistler tarafından değerlendirilmesi ve gerekli tedavilerinin planlanması önem taşımaktadır. Çünkü bu çocukların ağız çevresine dokunulmasına bile izin vermemeleri, uygulanacak diğer tedavi yöntemlerinin de başarısının azalmasına neden olacaktır.”

 

Dr. Fzt. Özgü İNAL

 

Gaziler Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Konuşma Terapisi Ünitesi’nden Dr. Fzt. Özgü İnal da “Çocuklarda beslenme ve yutma bozuklukları yaygın olarak görülmesine rağmen; genelde fark edilmemekte veya tedavi sürecinin öncelikleri arasında yer almamaktadır. Oysa yutma fonksiyonu birey için hayati önem taşımakta ve bu nedenle en erken dönemde müdahale gerektirmektedir” diye konuştu.

 

Yeni doğan bir bebekte emme güçlüğü ya da dört yaşına gelmiş bir çocuğun katı gıdalarda çiğneme problemi yaşaması ve bu nedenle tüm besinleri püre kıvamında alması, sık akciğer enfeksiyonu geçirmesi, beslenme sırasında öksürme, boğulma, kusmanın olması, bebekler ve küçük çocukluklar hariç salyanın devam etmesi durumunda bu çocukların mutlaka beslenme ve yutma bozukluğu açısından değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Dr. Fzt. İnal, Kötü beslenme gelişimsel problemlere yol açabilir. Bu nedenle çocuğun beslenme durumundaki duraksamaları fark etmek önemlidir” uyarısını yaptı.

 

“Beslenme ve yutma problemlerine müdahale yaklaşımları, pek çok meslek grubunun iş birliği içinde hareket etmesi gereken bir konudur” diyen Dr. Fzt. İnal, sözlerini şöyle tamamladı:

 

“Geleceğimiz, yarınlarımız dediğimiz çocuklarımızın beslenme ve yutma problemlerinin en erken dönemlerde tanımlanması ve gerekli müdahalelerin yapılması için, sağlık profesyonellerinin ve ailelerin bu konudaki bilgi düzeyi ve farkındalığının arttırılması, planlanacak müdahale yaklaşımlarının temel hedefi olmalıdır.”

 

Sempozyumun sonunda konuşmacılara SANKO Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Güner Dağlı ve Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Türkan Pasinlioğlu tarafından teşekkür belgesi ve hediye takdim edildi.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol