HER GELECEK YAKINDIR!

24 Ekim 2012 Çarşamba 12:10
Bu haber 12943 kez okundu

Kentin şehrül-emini, 10 yıllık belediye başkanı, sosyal ve teknik belediyeciliğin örnek temsilcisi Mustafa Poyraz ile yaptığımız sohbet sırasında, söylediği cümle, yani yukarıdaki başlık bize çok manidar geldi. Ne demek istemişti, bunun açılımını zaten aşağıda okuyacaksınız.

HER GELECEK YAKINDIR!

Makamındayız. Hafızamıza yazdığımız soruların ilkinden başlıyor, “Belediye başkanlığında 10 yıl oldu. Bu dönemi değerlendirdiğinizde kendinizi başarılı buluyor musunuz?” Zamanı sınırlı, dışarıda bekleyenler var, gülümseyerek, “Geriye dönüp baktığımızda, tabi 10 sene az bir zaman değil, benim başarılı olup olmadığımı kendimin değerlendirmesi farklı, bir de sokaktaki insanların ve bize oy veren insanların değerlendirmesi farklı. Komutanı ziyaret etmiştim, aynı konuyu konuştuk. O’na; ‘Bugün şehrin hangi köşesine baksak Kavlaklı’dan Doğukent’ine kadar, bütün mahallelerde bir eserimiz var. Şimdi 10 sene önce, belediye binası dâhil Beyoğlu’ndaki belediye binasından daha ucubeydi. Yani O.Okumuş’un binası bizimkinden daha iyiydi, kablolar sallanır, klimalar akardı. Çirkin görüntüsü olan bir belediye binasıydı hâsılı. Ve o belediyenin 30 milyon bütçesi vardı” cevabını veriyor.

Başkan Poyraz devam ediyor son sür’at; Tedaşa ödenen borçları, borçlardan dolayı kesilen elektriği, Kümbet ve Kuyucak’a su vermek için haftalarca kapanan muslukları, iki motor ile çekilen suyu, artan su fiyatları, ayrıca Tedaş’a ödenemeyen bir trilyon borçlar ki onlar bir kısmını ilk göreve başladığında ödediğinden, 25 trilyon borcun faizle beraber 40 trilyona çıkmış olması, yapılandırma ile ödenen ve bugün Tedaş’a kalmayan borç…

TEKNİK BELEDİYECİLİK ADINA NE VARSA…

Genel bir değerlendirme ile devam ediyor ve itfaiye teşkilatından söz ediyor. “Mezarlığın yanındaki itfaiye binası yıkılarak çok güzel bir Şeyhadil Parkı yaptık, itfaiye aracımız yeterli sayıda bir itfaiye aracı aldığımız zaman bir hafta belediyenin önünde dururdu. Çünkü Maraş şehir değildi.”

Döneminde aldıkları iş makinalarının 30 milyonu bulduğunu söylüyor Başkan Poyraz. Ekliyor; “İtfaiye teşkilatının sayısı 8’e çıktı, Organize Sanayi, kavlaklı, Karacasu, Binevler, Barbaros ve Sütçü İmam’a da modern bir itfaiye binası yapıyoruz.”

VE SOSYAL BELEDİYECİLİK MESELESİ

Başkan Poyraz, sosyal belediyecilik olayına nasıl bakıyordu. Sorduk, işte  cevabı;

“Bu şehirde fakir fukaraya yardım yapılırdı ama kurumsallaşma yoktu. Şimdi 365 günün 300 günü, hergün saban 8‘de çıkıyor kapı kapı gezip paket teslimi yapıyoruz. Ben başladığımda Şekerdere ve Kanlıdere’nin kaldırımı yoktu. Gedemenli’ye bakın mahallelerin arası dahi kaldırım oldu. Hemen yanı başımız da Kavlaklı’nın suyu yoktu, Kürtül’e su götürdük, ki o insanlar 2-3 senedir susuz yaşıyorlardı. Teknik ve sosyal belediyecilikte geldiğimiz yere biri bakın. Bugün 2013 bütçemiz 240 trilyon olarak belirlendi. Aksu’da bir çöplüğümüz vardı yıllarca yandı aşağıda, Tugay’da bir tören olduğu zaman kokusundan durulmazdı. Aksu mahallesi yıllarca pisliğin altında kaldı. 12 milyon harcadık, modern depolama yaptık, şimdi orada enerji üreteceğiz. Atık üretim merkezinden, Avrupa Birliğinden geldiler, 60 milyon euroluk bir proje, yüzde 85’i bedava, yüzde 10’unu bakanlık karşılıyor. Yılbaşı itibariyle oradan da enerji üreteceğiz, hiçbir problem yok.”

ALACAK İÇİN KİMSEYİ KAPIYA GETİRMEDİK!

Kentin göbeğinde belediye pasajı vardı, yıkıldı. Şimdi de tarihi mekanlar restore ediliyor. Belediye bu konuda azimli, kararlı. Bunların hepsi Poyraz başkan döneminde hayata geçiriliyor. Tabi konudan konuya geçerek. Sözü Başkana bıraktık; “6 ay sonra göreceksiniz ki şehrin merkezinde Arasa Camisinin orada, 150 ev yıktık, şimdi 800 araçlık katlı otopark yapıyoruz. İşin küçüğü büyüğü olmaz yıllarca sokak hayvanları konuşuldu. 400 bin tl. harcadık, tesis yaptık, şimdi nereyi alırsan al, nereye bakarsan bak! Halk Kütüphanesi var, şimdi onu bize devredecekler.  Bakanın talimatıyla. Bugün 10’a yakın kütüphanemiz oldu, 50’ye yakın eser verdik, şehrin tanıtımıysa tanıtım, böyle olur! Öğle olduğunda personelim kurt cücügü gibi yemek yemeye zor çıkıyordu. Sabah olurdu, işçiler belediyenin önüne toplanır, traktörün üzerine binerler, çıkmaları saat 10’u bulurdu. Şimdi herkesin gideceği yer ve hizmet belli. 750 doğalgaz, 250 kez elektrik hattı değişti, rüzgâr esince elektrik giderdi, şimdi neden gitmiyor? Altyapısı sağlam 1250 km’den bahsediyorum 250 km yağlı bant çektik. Bu sene yolları tertemiz göreceğiz dedik, şimdi pırıl pırıl. Fakir fukaraya sosyal tesiste, arkadaşlar ellerinden geleni yapıyor. Atatürk parkımız vardı siz de ben de ailemizi götürmedik yıllarca, Kale’ye kimse çıkmazdı. Bugün 70 tane’ye yakın büyük park yapılmış her mahalleye bir park. 120 parkımıza ne isim vereceğimizi bilmiyoruz. Şimdi devasa parklar yapılıyor, apartmandaki insanları mağdur etmemek için spor, futbol sahaları yapıldı. Maraş Türkiye’nin en temiz kentlerinden, su; Türkiye’nin en temiz suyuysa, il bazında söylüyorum, bir belediye başkanının bunlar iki dönemde yapılmışsa, bunlar Allah’ın lütfu keremiyle yapılmıştır. Bende bir sihir-keramet yok ama ilk başlarda bir şey söyledim bugün de aynı şeyi söyleyeceğim, bugüne kadar bunaldık ama hiçbir gün darda kalmadık. 10 senelik belediye başkanlığı dönemimiz de hiç kimseyi kapıya alacak için getirttirmedik.”

İSTANBULDA NE VARSA, BİZ DE…

Bu iddialı cümle ile başlıyor başkan Poyraz, “İstanbul’da ne varsa onun daha iyisini yapmaya gayret ediyoruz !” diyordu. Park Bahçeler Müdürlüğünün fuar alanı ilerisinde, Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğünde işler karman çormandı, hepsi kurumsallaştı, oralar depo alanı yapıldı.

Sonra konu mezarlıktan açılıyor; “Mezarlığa kimse giremiyordu zaten cenazen girmeden oradaki yankesiciler seni soyardı, mezarlıkta öyle yüksek duvarlar falan yoktu, kapısı bile yoktu. Mezarlığın duvar ve kapıları yenilendi, Hepsi bu dönemde oldu. Taziye evleri getirdiğimiz bir başka sosyal belediyecilik hizmeti. Koskoca 10 yıl. Geriye dönüp baktığım zaman ben vicdanen rahatım. Her dönemde küçük küçük hatalar olur, 10 seneden beri bir yolsuzluğumuz olmamış, daha hiçbir işadamıyla oturmamışımdır, hiç bilmem de gelirler giderler işlerini hallederler, biz onu biliriz.”

Soru; “Biz halkın içerisindeyiz gazeteci arkadaşlarla, yerel siyasetçilerle, iş adamlarıyla da oturup kalkıyoruz. Başkan Poyraz gerçekten hoş iyi dürüst insan, belediyenin delikli kuruşuna helal getirmedi, ancak kendi ekibini kuramadı diye bir kanat var, siz bu görüşe katılıyor musunuz? Gerçekten ekibinizi kuramadınız mı?”


Dedik ya, başkanı durdurabilmek mümkün değil. Yine daldan dala atlıyor, konudan konuya geçiyor; “10 senelik çalışma, daha imar planlarını söylemedim, kentin imar planı 1980’de  yapılmış. 30 senelik imar planı yapıyoruz. Şimdi bu yapılanlarla Maraş’ta 30 senelik yapılanları çıkarsınlar, geriye dönüp 30 sene önce yapılanlara baktığımızda bu şehirde çok şey değişti. Ekip kurulamadı deniliyor, peki, Mustafa Poyraz’ın bunları tek başına yapma şansı var mı? Bu ekip işidir. Biz sadece bu işlerin reklamını yapmadık. Şu anda 45 sözleşmeli mühendisim var. bundan 10 sene önce Maraş belediyesinin bir elektrik mühendisi yoktu. Muhasebe hesabını yapan bir arkadaş vardı,  Ali abi’nin dönemini kötülemiyorum, Maraş deprem bölgesi, jeoloji mühendisi yoktu, bir kaldırımı etüt planı olurdu, ya Park Bahçe yapardı, ya Fen İşleri. Şimdi ise her birimin içerisinde kurumsallaşan bir Fen işlerini. İnşaat, maden, mimar, harita mühendisleri bile var. Etüt Plan Proje müdürlüğü kendi başına başlıca bir birim oldu. İçerisinde olmayan mühendisi yok, İmar Müdürlüğü kurumsallaştı. Önceleri imar müdürlüğünden arkadaşlar başka şeylerle uğraşılardı. Çok değiştik, çok!”

TEKNİK KADROYU GÜÇLENDİRDİK!

Artık tarihi yerlerle alakalı sanat tarihçileri, arkeolog,  inşaat mühendisleri var. Kent atölyesi kuruldu. Sözü Poyraz’a bırakıyoruz yine; “Şöyle çevremizdeki Kayseri, Gaziantep dahil iddia ediyorum hiç birinden bir eksiğimiz yok. Eskiden Almanya’daki insan su parasını vermek için buraya gönderirdi parayı,  yatırmasını bilmezdi, şimdi giriyor internetten ödemesini yapıyor.  Şimdi diyorsun ki ekip… Ha, ben istemez miyim, bakın, İzmir’den ulaşımla ilgili danışman  getirdik. Belediye binası yapılırken, eğer proje üzerinde durulmasaydı, bu şekilde düzenli tertipli olur muydu? Yani ekip başarısızsa geriye dönüp baktığımız zaman hiçbirşey olmaması lazım!  Geçenlerde Kayseri’den Maraşlı bir çocuk getirdik, atık sularla ilgili. 24 saat çalışır,  bizde 8-5 çalışan yok. 46 genç mühendis, kimi Teknik Üniversite,  kimi Yıldız mezunu.  Hepsi de pırıl pırıl, bunlar Maraş’ın geleceği. O bakımdan, öyle kuru laflar değil,  değerlendirme yaparken, şöyle yapacağız; önce bir geçmişe bakacaksınız!

SIK SIK KALDIRIM DEĞİŞTİRMEK!

Milletin en çok eleştirdiği meselelerden biri de sık sık değişen kaldırımlar. “Poyrakz başka bir şey yapmaz, bilmez mi?” diye soruyor vatandaş. Buna verecek cevabı ne olacaktı, buyurun;

“Yaptığımız kaldırımlar, bir afet olmasa 100 senelik. Bizden sonra gelecek olan belediye başkanının bile değiştirmesine gerek kalmaz. Dünyanın en sert malzemeleri kullanılıyor. 100 sene içerisinde belediye başkanlığı yapacak olan arkadaşlar kaldırımla uğraşmayacaklar.  Kaldırım vardı da biz söküp yeniden mi yaptık? Gayberli’de kaldırım mı vardı, Yahya Kemal mahallesinin kaldırımımı vardı. Gelen taleplere bakıyorum, yeni şehirde eski şehirde kaldırım istiyor. Biz olanı yıkmıyoruz ama modernleştirme yaptık, şu anda gördüğünüz Maraş merkezde ki en son tip ve bunu yayacağız. Maraş’ta bunu konuşanlar küçük bir kesim ve çekemeyen, haset kesimdir. Bizim insanlarımız en güzeline layık, ben bunu televizyonda da söyledim, bunu artık 100 sene kimse ellemez Maraş’ta? Karo da kimsenin nikahına kıyılmadı? Yani karo kullanılan yer de varsa, başka ilçeler kullansın. Artık sokaklar parke, bu geriye doğru genişleyecek. Şu an parke tesisimiz 24 saat çalışıyor, yetmedi diye 50 bin metrekare aldık 50 bin metre kare daha alıyoruz, alacağız ve yapacağız. Bizi buraya hizmet edelim diye getirdiler, bir kısmı da konuşacak tabi.”

GAZETECİ SİZİ NEDEN ELEŞTİRDİ?

İsim vermedik. Sorduk; “Geçtiğimiz günlerde bir gazeteci arkadaşımız, düne kadar hep sizi öven yazılar yazdı, ancak son demde 180 derecelik dönüşten sonra hem sizi, hem kurumu  eleştirmeye başladı. Ne değişti de bu arkadaşımız sizin şahsınızla ilgili konular yazmaya başladı?” Gülümsedi; dedi ki; “Ben özele girmeyeceğim ve onun muhatabı ben değilim!”

MARAŞ BÜYÜKŞEHİRE HAZIR MI?

Bu kez konumuz Büyükşehir. Biliyorsunuz yasa meclise sunuldu, bugün-yarın mecliste onanacak. Kamuoyunun sorusunu soruyoruz merakı gidermek adına: “Hazır mıyız?”

Poyraz cevap verdi; “Şimdi büyükşehirlerin öncelikle de Maraş’a gelecek adına katkısı olacak.İlk önce koyu kalemle çizelim, çünkü dünyanın gittiği yer, burası. Bu nereye gidecek,  merkezden eni ile boyu 200 km bir takım hizmetler buradan dağılacak. Nurhak belediyesini elimize alalım; Nurhak belediyesinin harita, inşaat mühendisi, mimarı var mı, yok. Altyapı için bunlar olacak, onlarca para gelecek yanına gittiğin zaman bir şeyler yapmaya çabalıyor bu sefer ne yapıyor ihale sorunlu oluyor ihale yapıyor kontrol eden arkadaşı olmadığı için üç gün sonra sıkıntı çıkıyor, bu sefer bu her şehir için yapılması gereken şeyler Maraş merkez zaten hazır, eksik bir şey kalmamış, bizim sıkıntımız ilçelerde var, merkeze bağlı köylerde var ilçe köylerimiz de var. Şimdi buradan tutup da uzağa götürüp şey yapmayacağım, nasip olur olmaz o ayrı bir konu, oraya büyükşehir belediyesi şube açacak, altyapı su ve kanalizasyon şubesi açacak bunlar içerisinde üç beş ilçenin bizim elimizden ihale yapılacak, belki onlar ayrı yapacak ama kontrolü bura yapacak, devlette israf işi bitecek. Özel idarede ki arkadaşlarımız ‘biz mağdur oluyoruz!’ falan diyor ama geleceği düşünürlerse her harikulade faydalanacağını düşünüyoruz. Bizim tek dezavantajımız, mesafenin biraz uzak olması, bunun dışında başka dezavantaj olacağını ben zannetmiyorum. Gözümüzün önünde ki Gaziantep’i düşünün,  Adana’dan bizim neyimiz eksik? Su fiyatını artırmıyoruz, bu başka illerde artıyor, ha artırmış olsak o zaman Daire Başkanlıkları kurulacak ve büyükşehir kimliği getirilecek, iki belediye  ve iki başkanı olacak, kaymakamı da. Bir taraftan bir tarafa biz takip ediyoruz.  Devletten imkanlar vergi payları artacak!”

BÜYÜKŞEHİR ATEŞTEN GÖMLEK!

Röportajın sonuna geldik; “Kısmetiniz de varsa büyükşehir belediye başkanı olduğunuzda, tabi büyükşehir belediye başkanı ateşten bir gömlek, sorumluluğunuz artacak, özel idare size devrediliyor, il genel meclis üyesi kalmıyor, tüm işlevleriyle size devredilecek. Az önce de söylediniz sınırlar içerisindeki en ücra köşelere kadar hizmet götüreceksiniz, tabi ekibe takviye yapacak mısınız?”

Hazırcevap Poyraz cevabı yetiştiriyor; “Bu konu da zeten daire başkanlıkları kurulacak yani başkanlık bizlere nasip olursa kendi kafamızda çalışıyoruz şuan diyelim ki sayın başbakan bu işte devam etmemizi buyurursa kafamda ki genel sekreteri ki ilk defa sana söylüyorum. Belirledim, dışarıdan bazı arkadaşlar buralı olup, daire başkanı düzeyinde heyecanlı, alakalı bir kısıp arkadaşlarla nasip olup konuşuruz, nasip olmaz normal Maraş belediyesi olmayacak!  Çok uzağa gitmeye gerek yok, zaten merkez köyleri 600 bin, bunu geniş kapsamlı düşündüğün zaman çok farklı bir ekip çok daha farklı şartlarda çok daha heyecan duyan bu işin heyecanıyla oturup kalkacak mesai saatleri olmayacak, birgün buradaysa birgün Andırın’da soluğu alacak bir ekibi zaten kurduk, ben sadece genel sekreter meselesini söyledim sana!”

BEN ADAY ADAYI OLMAM,  ADAYIM!

Son soruya geldik. Bir yıl sonra seçim var. Yeniden başkanlığı düşünüyor muydu? Aday adayı mı olacaktı, yoksa başka düşüncesi mi vardı? Ne demek istediğimizi anladı, gülümsedi ve yine gülümseyerek şunları söyledi; “Benim, çocuklarım ve ailem için hayırlı ise Rab’bim onu nasip etsin, hayırsız ise nasip etmesin! Bir görev verilirse, başımla gözüm üstüne derim. Ancak bu konuda kesin kararım, aday adayı olmam, ancak aday olurum!” diyerek özetledi. Teşkilattan ve Ankara’dan yeterli ilgi, destek görüyor muydu? Bir de siyasetin bu ayağı vardı ki, önemliydi. Son cümleleri ise şunlar oldu; “Tabi bir şehrin Ankara bürokrasisinden Ankara vekil ayağından ne kadar çok destek veren olursa o yerel yönetim o kadar rahat çalışır, çünkü kulağı delik olur bir yerde bir payı varsa hemen sana aktarır. Faydalanmadım demem; yüzde yüz destek aldım mı,  hayır almadım! Aldım dersem tezata düşerim! Arapçada bir tabir var bunu kendime ve başkasına da söylüyorum ‘her gelecek yakındır’ diye.  Biz 10 sene öncesinden bugünün geleceğini gördük, bugün vicdanen rahatım, çünkü her yerde bir eserim var, şimdi aynı şekilde benim düşündüğümü vekillerimiz de düşünüyordur. Onlar da bir telaş içerisinde, bu milletten oy aldık, nasıl hizmet ederiz diye onun telaşında olmaları da gerekiyor. Yapılması gereken o. Ben şimdi bir sorun olduğu zaman uğraşmaz diye bir şey olmaz, yapılmazsa o ayrı ama hepsi güzel insanlar, gayret ediyorlar, mecliste çalışıyorlar. İnşallah daha iyi hizmet ederler, daha çok destek oluruz birbirimize. Zenginliklerin ortaya çıkarılması için hep takım ruhuyla, siyasetçiler - sanayi odası sivil toplum örgütleri bunların hepsi bir takım olarak çalışırsa verim alınır.”  

Bu röportaj için, KİMLİK GAZETESİ olarak Başkan Poyraz’a teşekkür ediyor, başarılar diliyoruz!

Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder