Mehmet Fiskeci
Mehmet Fiskeci
Yazarın Makaleleri
Konuşursam en az 10 kişi ters kelepçeyle içeri alınır!
Palavra sıkmada, destursuz atmada, gümrüksüz sallamada üstümüze yok! Severiz öyle üst perdeden atmayı, sallamayı, 'Ben var ya ben, bir yazarsam yer yerinden oynar, kıyamet kopar, tusunami yaşanır!” Ya da 'Ben var ya ben, bildiklerimin...
Onikişubat’a ve şehre adanmış EXPO ve Başkan Mahçiçek!
1999'da Belediye Başkanı olduğunda ilk büyük projesi, bu şehri doğalgaza kavuşturmak olmuş, bizzat bendenize; 'Gaziantep'ten ilk kez önde olduğumuz bir projeyi hayata geçiriyoruz” demişti. Geçti de. Bu kadim şehirde 3 dönem...
Allah’ın adaleti bu; yarına bırakıyor ama yanına bırakmıyor!
Türk toplumu olarak her zaman ilahi adalete inanmışızdır. Birisi bir haksızlık, bir hukuksuzluk karşısında mağduriyet yaşasa, tevekküle sığınır, ‘Allah'ın adaleti şaşmaz!' deriz de, yaşanan eziklikleri, mağduriyetleri, kaybedilenleri...
Turnayı gözünden vurmak!
Değerli meslektaşım, partnerim, güzel KAGİD Başkanım sevgili Neşe Yıldızhan ile KENT KULİSİ'nde zaman zaman kamuoyunda karşılığı olan isimleri zikrediyor, mesajlar vermeye çalışıyor, bunun yanında değinilmeyen meseleleri de gündeme...
Milli eğitimi sendikalar mı yönetiyor?
Şeyhadil'deki babama sordum, ‘Vallahi benim alakam yok, ben yönetmiyorum oğlum!' deyince, bana bir telaş düştü, derdi beni gerdi ve araştırmaya başladım. Aslına bakılırsa bu meseleye senelerdir kafamı meşgul ediyor, zihnimi allak...
Müptezel…
Her şeyi, her yeri bizden çok daha iyi bilen, bildiğine inandığım Google babaya sordum, ‘Ne demek müptezel?' Cevap verdi, ‘Bilmiyormuş ayaklarına yatma, benden iyi biliyorsun da, beni mesnet göstereceksin yazına. Uyanık seni!' demesin...
Seçimlerden önce neredeydin!
Aşağıda okuyacağınız ve içinden milyonlarca ders çıkartacağınız, ibret alabileceğiniz hikâyeyi kim bilir kaç kez okudunuz, dinlediniz. Eminim ve son kararım, her okuduğunuzda, her dinlediğinizde kim bilir kaç kez düşündünüz, kaç kez...
Şehrimin ve güreşin Şeref’i ve Başkan Okay’ın hediyesi
Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Şeref Eroğlu, Avrupa Güreş Şampiyonasında altın madalya kazanan sporcularımızla birlikte, Ankara Valisi Vasip Şahin'i ziyaret ediyor. Başkan sayın Şeref Eroğlu, Ankara'yı, bürokrasiyi iyi bilir...
Sarı bürokratlar…
Seneler önce, Reşit Enis'in romanında okumuş, sarı sendikacılığın ne demek olduğunu oradan öğrenmiştim. 26,5 yılımı verdiğim Sümerbank'ın ilk günlerinde, sendikal faaliyetlerde bulunmadıysam da, sendikaların o dönemler ne...
Adaptasyon…
Bir teknik adamı, yabancı ise hele hele, dil diş bilmiyorsa, geldiği ülkeye uzak kaldıysa, ülkesinden ilk ez dışarı çıkıp, bir yabancı takımı çalıştırıyorsa, vay haline! Kesinlikle adaptasyon sorunu yaşayacaktır. Yaşanılmışları,...
Başkan Necati Okay’ı anlamak ve anlatmak…
Bazı insanları, bazı kurumları, bazı markaları, bazı değerleri anlatmaya kelimeler kifayet etmeyebiliyor. Nitelik ve nicelik bakımından elbette. İşte orada tıkanıp kalıyorsun! Hele bir de kelime hazneniz kıtsa, o insanı, o başkanı, o kurumu...
Dezenformasyon…
Hayırdır inşallah, bu günlerde gerek yazılı, gerekse görsel medyada sık kullanılmaya başlandı. Yenilir miydi, içilir veya yutulur muydu, ne zamanki internet yasası gündeme geldi, ne zaman ki sosyal medya hizaya getirilmek istendi, ne zaman ki...
Uzaya gidecektim, Dolar, Euro ve altın benden önce uçmuş bile!
Hükümet son kabine toplantısında, 'Bir Türk vatandaşı Uluslararası Uzay Ajansına gönderilmesi sürecini resmen başlatıyoruz” denilince, kafam kel mi düşüncesinden hareketle, 'Ben de gidebilirim!” dedim aileme, çevreme. Meseleyi...
Nereye bakıyor bu adamlar!
Seyretmekten bıkıp usanmadığımız filmdi. Metin Akpınar ve merhum Zeki Alaysa ikilisinin oynadığı bu film, izlerken insan hem gülüyor, hem düşünüyor! İnsanları, tarihleri, olayları öyle güzel hicvediyorlardı ki, izlemeye doyamıyor insan....
Dondurmanın efendisi kim, kralı kim, beyefendisi kim?
Hadi itiraf ediyorum, bu meseleye ilişkin yazıyı yazabilmek için çok düşündüm. Zaten köşemde de yayınlanınca çok konuşulacağını, çok tartışılacağını da bildiğim için, aslında niyetim bağcıyı dövmekten çok üzüm yemek de olunca,...
Beyinlerine beton dökenler…
Kendini sorgulamayan, aklını ve fikrini kiraya veren, toplum değerleriyle örtüşmeyen davranış biçimi sergileyen, yaşadığı iklimin gerçekleriyle yüzleşmekten korkan, tüm değerleri maddiyat üzerine inşa eden, sevgiden ve saygıdan yoksun,...
Osman Okumuş nasıl hidayete erdi?
Tuhaf bir soru değil mi? Ama önce yazıyı okuyun, sonra hüküm verin, yorum yapın! Yapınca da bana hak vereceğinize inanıyorum. Sonra bu yazı, Bağdat Müftülüğünce de kaleme alınmadı, bizzat bendenize ait! * Dersine çalışan öğrenci başarılı...
İstiklal Üniversitesi, KSÜ’nün adı, tutarsızlıklar, boşa kürek çekmeler!
3 yıl oldu kurulalı, koskocaman 3 yıl. Bu süre zarfında yer arandı aylardır, bir yerde karar kılınamadı, bunun için Ankara Çarşıbaşı yoluna çevrildi, YÖK ile görüşmeler yapıldı, şurası denildi olmadı, burası denildi olmadı. Zaman...
Susan mı, konuşan siyasetçi mi makbul?
Öyle bir devirdeyiz ki, ister siyasetçi ol, ister gazeteci, ister sivil toplum kuruluş kanaat önderi ya da sanayici; susan, konuşmayan, dilsiz şeytan kılıklı kimseler daha çok tepki topluyor birçok kesim tarafından. 'Susma, sustukça sıra...
Okullarda ders olarak okutulması gereken; akıl tutulması…
Bugün yazacaklarım, birilerinin değil sadece, birçok kimsenin canını sıkabilir. Niyetim onlara uykusuz gece geçirmek, kabus görmelerini sağlamak değil. Benim niyetim üzüm yemek, bağcı ile alakam yok! Bu şehirde, fincancı katırlarını ürkütürsen,...
Dikeni battığı yerden çıkartmak!
Büyüklerimiz, ‘Diken battığı yerden çıkar' atasözü ile bizlere zararın ve nasıl giderileceği ile ilgili tavsiye vermektedir. Bir kişiye zarar kimden veya hangi olay yüzünden geldi ise, bu zararın giderilmesi de ancak olayın veya kişinin...
Serdar Erdoğanyılmaz’ın vizyonu ve vitrini…
Günümüzde artık değişime uyum sağlamak ve geleceği öngörebilmek yeterli değilken, yeni çağın, yani günümüzün insanlarından beklenen vizyon, geleceği inşa etmek açısından önem arz ediyor. Zaman ve şartlar ne olursa olsun, yaşanılan...
Esnaf birlik başkanlığı yarışını kim kazandı, kim kaybetti?
Zafer, zafer benim diyenlerin hakkı. Zafere inanan, askerine, komutanına güvenen insanların zafer kazanmaması düşünülemez. Askerini iyi beslediysen, onları iyi eğittiysen, savaşa karşı motive ettiysen, düşmanın tüm oyunlarını ezberleyip,...
Kemerlerinizi bağlayın, koltuklarınıza sıkı tutunun, uçuşa geçiyorum!
İnsanların ağzı torba değil ki büzesin, kaldı ki artık son senelerde insanlar büyük harflerle konuşmaya, yazmaya başlayınca, kentleri ve kendileri ile yüzleşme ile karşı karşıya kaldılar. Susmak bitti, susunca sırasının kendine geleceğinin...