banner1043

Hele şu geçen 4 günlük sokağa çıkma kısıtlaması ardından baktım da, insanlar sanki hiç bir şey olmamış gibi yine marketlere akın ettiler, sokaklara, caddelere sığmadılar.

Ama hak vermemek haksızlık olur.

Biz bile çalışsak dahi netice itibariyle eve mecbur olan yakınlarımız var.

Adı ne olursa olsun, özgürlük mükemmel bir şey. Bir iki günlük tatilden sonra kendimizi işe veya sokağa attığımızda, bunu çok daha iyi anlayabiliyoruz.

Hükümetimizin aldığı kararları tabi ki önemsiyorum.

Lakin insanlara bakıyorum, 4 günlük sokağa çıkma kısıtlamasından sonra sanki hiç çarşı Pazar görmemişler gibi salıvermişler kendilerini.

İşten dönünce gördüm, yasaklı günlerden daha kalabalıktı şehir.

*

Aslına bakılırsa insanoğluna hak vermemek yanlış olur.

İstediğin gibi gezmek, alış-veriş yapmak, eşi dostu ziyaret etmek, canın çektiği gibi oturup bir yerde yemek yemek veya çay içmek…

Bu günlük yaşamda hepimizin başından geçen şeyler. Rutin hayatın ta kendisi. Yaşamımızdan kesitler de diyebilirsiniz. Ama özledik işte; kimse kusura bakmaz ise, boş zamanımda, alış-veriş yapmasam da Piazza’ya gitmeyi, dolaşmayı, eşe dosta rastlamayı özledim.

Siz özlemediniz mi?

*

Şu koronalı günlerde hayatın anlamını yitirdi diyesim geliyor da, ümitsizliğe de kapılmamak gerekiyor diye düşünürken, haydi ben çalışıyorum, bir işim var, ama Allah çalışmayana, işi olmayana, umudu olmayana yardım etsin!

Lakin umud güzel şey. Özgürlük kadar güzel.

Kaybetmemeye bakın!

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol