banner708

banner712

banner713

banner692

banner718

banner719

banner720

banner721

banner707

Modern toplumlarda ahlak anlayışı veya ahlaksız ahlak

Modern toplumlarda ahlak anlayışı veya ahlaksız ahlak

Ömer KANDİLCİK

13 Mayıs 2018, 14:06
Bu makale 359 kez okundu
  

Günümüzde en çok tartışılan şey, ahlak. Tabi ahlak anlayışı insanların mezheplerine, tuttukları takıma, gönül verdikleri partilere, sosyal yaşam alanlarına, maddi imkanlarına, inançlara göre değişik tarifler içerirken, gelin biz bu köşede modern toplumun ahlak anlayışı üzerine konuşalım.

Modern toplumlarda bireylerin eski dönemlere göre oldukça geniş alanlarda yaşam koşullarının iyileştiği bir gerçektir. Sanayileşmeyle birlikte temel ihtiyaçları karşılamanın oldukça kolaylaştığı ve insanların hayatlarının her anında alternatifler arasından tercih yapmak zorunda kaldığı görülmektedir.

Dünya üzerinde yer altı ve yer üstü kaynakların yoğun bir biçimde işlendiği, soğuk zincirler yoluyla birçok gıda ürününün uzak coğrafyalardan getirilerek bireylere sunulduğu ve günlük hayatın her alanında hayal bile edilemeyecek bir kolaylığın yaşandığından bahsedilebilir. Ne var ki kendini modern insan yerine koyanlar,  çok seçenek içerisinde seçeneksiz bırakmaktadır. Bununla birlikte özellikle bireylerin referans alacakları temel değerler, izleyecekleri ahlaki yol, etik ve toplumsal normlar konusunda oldukça fazla soru işaretleri belirmeye başlamıştır. Bu anlamda modern insanın birçok kavram açısından ikilemler yaşadığı bazı kavramları ise tamamen farklı bir düzlemde algıladığı söylenebilir. Günümüzde bireysel ve duygusal tatmin giderek daha fazla ön plana çıkmaktadır. Eğer bir nesne bir düşünce ya da bir ilişki bizi tatmin etmiyorsa bunları terk ediyor ve yeni bir şey bulmak için arayışa çıkıyoruz. Birileri bu ahlaka daha ileri giderek “ahlaksız ahlak” demektedir.

*

Sosyal medyayı kendine mekan edinen, her geçen gün inanç bataklığında debelenen toplumlarda ahlakın tarifine ilişkin yorumlar farklılık sergilerken, insan, ahlaki değerlerin dikkate alındığı sosyal bir ortamda yaşamını sürdürür. Bazıları bu durumu bir gösteriş dünyası olarak tanımlamaktadır. Güzellik,  sevgi, sadakat ve hakikat gibi kavramlar modern bireyin propaganda ettiğini söylediği değerler, aslında sadece sosyal ilişkileri esnek bir biçimde yürütmekten başka bir işe yaramazlar.  Ünlü yazarların gözünde modern insan sadece büyük bir iletişimci değil aynı zamanda büyük bir sahtekârdır. Bu anlamda modern insan; inandıklarına göre değil, daha çok menfaat elde edeceği davranışları sergileme eğilimindedir.

Bir düşünür, ahlak üzerine konuşurken şu ifadeyi kullanır: “Hürriyeti en çok isteyenler susturulmuş olanlardır. Fakat bunlar başkalarını yenince onlara hiçbir hürriyet vermezler.” Bu bağlamda insan haklarından, bağımsızlıktan ve özgürlükten söz edenlerin; genellikle gücü ellerine geçirdiklerinde sözünü ettikleri değerleri unutmaları, herhâlde Zijderveld’in sözüne ettiği “ahlaksız ahlakı” en iyi ifade eden durum olarak görülebilir. Ahlaksız ahlak, birey ya da grupların söylemleri ile eylemlerinin ters düşmesini, hatta çoğu zaman kasıtlı bir şekilde, değişen şartlara uygun olarak farklılaşmasını ifade etmektedir. Modern toplumlarda bu ikilemlerin daha fazla yaşandığına şahit olunmaktadır.

*

İyilik, doğruluk, sorumluluk, dürüstlük, erdemlilik gibi nitelikleri kapsayan ahlak, toplumsal yaşantının olmazsa olmazıdır. Bir toplumda bu niteliklerin kaybolması veya anlamını yitirmesi; kaos, kriz, bunalım, yabancılaşma veya çatışma olarak karşılık bulacaktır. Ahlakın çerçevesi her ne kadar bazı standartlarla belirlenmeye çalışılsa da bireyden bireye, toplumdan topluma, zamandan zamana ve mekândan mekâna değişiklik gösterebilir. Burada dikkate alınacak husus iyi kötü ve doğru yanlış tanımlarıdır. Söz konusu kavramlar son derece görecelidir. O hâlde ahlaklılık ve ahlaksızlık konusunda bir belirsizlik ortaya çıkmaktadır. Yine de toplum vicdanında, gerek bireysel gerekse toplumsal tutum ve davranışlardan hangilerinin ahlaklı veya ahlaksız olduğuna dair belirgin ölçütler bulunmaktadır.

Bireysel ve toplumsal tutum ve davranışlar genel olarak kabul görüyor ve toplum yararına olduğu kanaatini uyandırıyorsa ahlaklı, karşıt bir durumdaysa ahlaksız olarak nitelendirilir. Bireysel açıdan doğru ve dürüst olmak, saygılı olmak, yardımsever olmak, yalan söylememek, sözünü yerine getirmek, sözünün arkasında durmak, olduğu gibi görünmek, göründüğü gibi olmak, işini gereği gibi yapmak, diğer insanlara karşı sorumluluklarını yerine getirmek bireysel ahlaklılığın olmazsa olmazlarıdır. Yine söz konusu nitelikleri bir grup bir kurum veya toplum içinde ahlaklılık ölçütleri olarak kabul etmek mümkündür.

Not: Gelecek yazımızda da aile, iş; toplumsal ve siyasi ahlaktan bahsederiz.

 

Yorum Gönder