banner1043

Neden, nerede ve ne zaman kandırıldık, anlatayım; Birkaç gün önce bir haber okudum Fransa’daydı yanılmıyorsam. Bir hasta derneği kullandıkları ilacın yan etkisinden dolayı ilaç firmasını mahkemeye vermiş. Tiroid hastaları için önerilen / reçetelendirilen o ilacı piyasadan toplatma kararı almış. O hastalığa ait bir dernek olmasa o derneğin yöneticileri sisteme karşı durup dava konusu edemese, bugün, bu sabah, binlerce tiroid hastası o ilacı Fransa’da yutmuş olacaktı.

Türkiye’de tiroid hastaları muhtemelen yuttu bile sabah dozlarını. Bildiğiniz tüm hastalıkların %95’i bağışıklığınızla alakalı. Bağışıklıkla ilgili hastalıklar da dahil olmak üzere %98’i kan ile alakalı.

Kalan %2’lik kısım "genetik" dense de öyle değil

Kalan %2’nin %1’i aileden geçen hastalıklar, %1’i ailesel hastalıklar…

Yani? Yanisi şu: Genetik, ırsi, stresten, aileden… Nedeni bilinmiyor.

*

Söylenenler bunlarken, asıl olan şey şu; kanınız bozulursa, her şeyiniz bozulur!

Yüzdelik olarak bakarsak ;%2’lik kısımda da durum tam olarak şu %1’i gerçekten genetik (Genetik hastalıkların çoğu da anneniz - babanızın yıllardır maruz kaldığı sentetik gıdaların genlerinde oluşturduğu kalıcı DNA deformasyonu) diğer %1’lik kısım ise ailenin yaşam ve beslenme alışkanlıklarının kültürel olarak benzer olmasından…

Kişi geliyor şekerim var diyor. Neden, biliyor musunuz diyorum,  "Biliyorum tabi, genetikmiş bizde" diyor. Değil diyorum

“Olur mu benim babamda da şeker var!” diyor. Babanız ekmek tüketti mi diyorum, ‘evet’ diyor. Siz tükettiniz mi? Cevabı evet oluyor.

Babanız şeker tüketti mi?

Evet… Peki siz? Evet…

Babanız hayatı boyunca 1 defa bile olsa antibiyotik tüketti mi? Uzun süreli ilaç kullandı mı? ‘evet’

Ya siz?

*

Toplumun %95’inin bağırsakları bozuk. Toplumun %99’unun D vitamini eksik

Babanız ya da siz… Bağırsaklarınız için bilinçli düzenli bir şey yapar mısınız? ‘hayır!’

Babanız ya da siz D vitamininin önemini bilerek doğal kaynaktan D vitamini takviye edip, D vitamini seviyenizi 100 civarında tutar mısınız? ‘Hayır!’

Babanız ya da siz, 10 bin sene önceki doğal besin kaynaklarına sahip misiniz? ‘hayır!’

Daha bir sürü yaşamsal yanlış var ve babanız ne yaptıysa size de aynısını öğretti doğru mu?

‘Doğru’ Bu durumda babanızın sahip olduğu bir hastalığın aynısının sizde de olması kadar doğal bir şey olabilir mi?  Dünyada 3 ırk günden güne daha da kötüye gidiyor.

1. Araplar: Sürekli yemekten, yokluk nedir bilmeden sürekli yiyor olmaktan…

2. Ruslar: En temel alışkanlıkları olan içmekten… Sürekli içip alkol tüketmekten..

3. Türkler: Durmadan ilaç tüketmekten… Kim derse, ne derse sorgusuz sualsiz alıp alıp yutup, içip, sürmekten…

Size şaşıracağınız bir bilgi vereyim;

Dünya nüfusunun yarısını oluşturan uzak doğu ve Hind kültüründe ilaç kullanan neredeyse yok gibidir.

Dahası o kültürlerde birine ilaç iç dediğiniz zaman onu zehirlemeye çalışan kişi gibi değerlendirilir, bozuk ve yaralanmış bağırsak size faydalı besinleri emip zararlıları atılmadan vücuttan atılması işlevini yapamaz kanınıza karışması gerekenlerle karışmaması gerekenleri ayıramaz,  o açılan yarık şeklinde yaralardan geçmemesi gereken boyutta parçalar içeri geçmeye başlar, alın size GEÇİRGEN BAĞIRSAK SENDROMU…

 Bağırsaklarımız bir bebeğin cildi kadar narin bir dokuya sahip bizler ebeveny bilinçsizliği ile başlayıp, anne babalarımızdan gördüğümüz yanlışları çocuklarımıza uygulayıp hasta oluyor, çocuklarımızın da hasta nesiller olarak yetişmesini KENDİ ELLERİMİZLE sağlıyoruz.

*

Dünya ilaç baronları tarafından bakarsak konuya, hasta olmuş bilinçsiz bir anne baba lokma ise; Aynı yanlış bilinci bir sonraki nesile aktaran ve bir sonraki neslin aynı hastalıklara sahip olmasını sağlayan anne - baba BALLI LOKMADIR!

Doğru mu?

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol