banner822

banner818

banner814

banner819

banner821

banner823

banner824

Kadına şiddetin arka planı ve delikanlı leşi…

Kadına şiddetin arka planı ve delikanlı leşi…

Ayşegül AKSU

18 Kasım 2018, 17:30
Bu makale 564 kez okundu
 Gazetelerin üçüncü sayfalarını bırakın okumayı,  görmekten bile tiksiniyorum, iğreniyorum.  Her gün kadına şiddet, cinayet, her gün darp, her gün taciz göz zevkimizi bozduğu bir yana, insanların günlük yaşamlarını ve psikolojilerini allak bullak ediyor.  Alın işte, 3 gün öncesinden kalan bir şiddet arkası haberi.

"Ankara 2. Aile Mahkemesi Türkan A.'ya ölüm tehditleri yağdıran eski kocaya tüm koruma tedbirlerinin uygulanmasına hükmetti." Eski kocanın yaptıklarına bakın.

1997 yılında evlendiklerinde sınırsız şiddet. Hakaret ve ölüm tehditleri. Kadının başına gelenlere bakın. Feci şekilde dövülmek ve bıçaklanıp ölümden dönmek! Adamın yattığı hapis cezası yaptıklarının yanında çayda çıra!

*

Başta yazacaktım, unuttum. Gazeteci büyüğümüz Mehmet Fiskeci ile hemen her gün Dondurmacı Cafe’de karşılaşırız. Önceleri tanımazdım. Müşteri olunca, karşılaşmak da doğaldı. Ben kahvaltımı yapar, O çayını içerken, samimiyete binaen köşe yazmamı teklif etti. Aslında böyle bir teklif beklemiyordum. Ha, bu şehre, bu insanlara, bu topluma dair yazacaklarım, söyleyeceklerim yok muydu, tabi ki vardı. Benim de bir hikâyem var, her şehrin, her insanın hikayesi olduğu gibi. Bunu kamuoyu ile sizlerle paylaşmak adına düşündüm ve sonunda ‘peki’ dedim.

Bu nedenle kaşınızdayım. Sayın Fiskeci’ye teşekkür ediyorum.

*

Konumuza devam edecek olursam, Hakkı Yalçın zaten özetlemiş içimden geçenleri, duygularımı… Gazeteler, magazin kokan cıvık haberler ve insanın midesini bulandıran üçüncü sayfa haberleri. Okurken gına geliyor,

Şimdi eski koca 6 ay hastaneye yatırılacak ve psikolojik tedavi görecek. Kadına koruma verilecekmiş, eski kocaya elektronik kelepçe takılacakmış.

Pardon ama böyle birinin bir daha hapisten çıkamayacak kadar suç işlemesi mi gerekiyor? Hapishaneden bile tehdit yağdıran birinin o hapishaneden kolayca çıkmasını sağlayan düzen değil mi bu tehditleri cesaretlendiren?

*

Hukuku tartışıyoruz, kadın haklarını tartışıyoruz da, özgürlüğün kozasını örmektir hukuk. Kötülerin hesabını görmek. Böyle adamları yıllarca hapiste tutabilecek yasalarımız olmadığı için!

Kim tutar zorbalığı! Çünkü biliyoruz ki, kadınların hayatıyla oynamak erkekler için çocuk oyuncağı.

Neredeyse her güne bir kadın ölümü düşüyor. Bu delikanlı erkekler de kendi aralarında gururu bölüşüyor. "Elimdeki bıçağı 35 kere sapladım!" marifetmiş gibi, böbürlenerek anlatıyor üstelik.

Şu televizyon dizileri. Eski Amerika ve Brezilya rezil dizilerini geçtiler hepsi de. Televizyon dizileri delikanlı kaynıyor. Onlar emekli kadının maaşını çalacak kadar delikanlı! Onlar küçücük çocuğu istismar edenlere gözlerini kapatacak kadar erkek meslekleri! Delikanlılık kendi isteğiyle hayatına son verdi.

Kadınları sırtından vurmaya başladıktan ve Sadri Alışık filmlerinin yerine soysuz dizilere merak sardıktan sonra!

O yüzden futbol, sanat, medya çukurları "delikanlı leşleriyle" dolu. Çocukları ve kadınları taciz etmeyi gurur sayan sistemin kalleşleriyle!

Yorum Gönder