banner1066

Yüce Allah’ın hangi mucizelerini sayayım?

Diş neden ağzımızın önünde de başka yerde değil? Allah dişi bize neden vermiş? Hiç düşündük mü? Hayır. Çünkü hiçbir sorun yaşamadan dişlerimizle yumuşak yiyecek olsun, sert yiyecek olsun, istediğimiz her şeyi istediğimiz gibi yiyoruz. O yiyeceği ağzımıza atıyoruz, dişlerimizle bastıra bastıra zevkle tadını alarak yiyoruz. Ama dişimize bir şey olduğunda veya ihtiyarlayıp da dişler döküldüğünde insan ne yapabilir? Hiçbir şey yapamaz. Sadece o istediği yiyeceği nasıl yerim diye düşünür. Çünkü insan, sağlığında o dişlerinin kıymetini bilmiyordu. Her istediğini yiyordu.

*

Mesela göz. İnsan gözlerinin değerini bilmiyor. Gözleriyle her şeye bakmak istiyor. Güzel şeylere zevkle bakmak istiyor. Baktıkça heyecanlanıyor, ne olursa olsun baktıkça hoşuna gidiyor. O gözlerle yakına bakmaya çalışıyor, uzağa bakmaya çalışıyor. O gözlerin yakına göre ayarlanmasını, uzağa göre ayarlanmasını hiç hissetmiyor. Sadece sağa sola bakarak zevk alıyor, hoşuna gidiyor. Ama o gözler, artık yakını görmek için belli bir zamandan sonra gözlük takmaya başlayınca, küçük yazıları görmek için kendi kendine küçücük yazıları okumaya çalışıyor.

Gözlük takmadan bir türlü okuyamıyor. Kendi kendine huzursuzluk çıkarıyor, sinirleniyor. Yakını görmek için yanında gözlük taşımak zorunda kalıyor. İnsanın daha önce öyle bir derdi yoktu. Yakını ne güzel görüyordu. Mesela yakını, küçük yazıları göremiyorsun; uzağı göremiyorsun. Hem yakını görmek için bir gözlük taşıyacaksın hem de uzağı görmek için bir gözlük taşıyacaksın. Daha önce böyle bir sıkıntımız yoktu. İstediğimiz gibi yakını da görüyorduk uzağı da görüyorduk. Böyle bir sıkıntımız yoktu. Önceden bilmediğimiz gözün değerini sonradan anlıyoruz.

*

Mesela insanın beden dili. İnsan beden diliyle bir şeylere dokunmak ister. Bir iş yaparken, alışveriş yaparken, beden diliyle ellemek ister; onu beynine kayıt etmek ister. Onu beynine kayıt etmediğinde kendini rahat hissetmez. İnsan görse de görmese de beden diliyle onu beynine kayıt etmek ister. Yoksa rahat edemez.

*

Mesela önem vermediğimiz nefes almak, nefes vermek… Bunu kendimiz isteyerek mi yapıyoruz? Hayır. İç organlarımızın vücudumuzda bir düzen içinde ne yaptığını biliyor muyuz? Hayır. Hiç hissetmiyoruz bile. Umurumuzda bile değil.

Ama kalbimize bir alet takılsa, böbreklerimize bir alet takılsa, mideye bir alet takılsa, kan dolaşımı için bir alet takılsa, nefes için bir alet takılsa, ciğerlerimiz için bir alet takılsa, gözlerimiz için; hem yakını görmek hem uzağı görmek için iki tane gözlük takılsa, insan bu durumdayken ne yapabilir? İstediğini yapabilir mi?

Ben de kendi kendime bunu soruyorum. Allah her şeyi düzen içinde yaratmıştır. İnsan kendine baktıkça, etrafına baktıkça, her şeyi düzen içinde görür. Ama Allah, insan beynini sınırlamıştır. Fazla aşırıya gitmesin, kendi kendine büyüklenmesin diye insan beynini sınırlamıştır. Allah, peygamberimiz Hazreti Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve sellem) ile Kur’an-ı Kerim’de 1400 sene önce ‘’İnsan benim düzen içinde yarattıklarıma senin aklın ermez. Denizler okyanuslar mürekkep olsa, sen yazmakla bitiremezsin.’’ demiştir. Sadakallahül azim.

Allah’ın selamı üzerinize olsun!

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol