banner954

banner960

banner962

banner965

banner966

banner967

Helallik meselesi…

Helallik meselesi…

Gencay FİSKECİ

11 Nisan 2019, 14:06
Bu makale 327 kez okundu
  

Geçenlerde bir haber sitesinde gördüm, yeniden aday gösterilmeyip, görev süresi sona eren eski Büyükşehir Belediye Başkanı Fatih Mehmet Erkoç, vatandaşlardan helallik dilemiş.

Kendisi vatandaşa, yani sana, bana, ötekine, berikine, yani herkese hakkını helal etmiş.

Edebilir. Kendi düşüncesi. Ama kabul görüp görmediğin bak!

Bir kere, 5 yıllık görevi sürecinde yaptıklarını inkâr edecek değilim. Bu şehri alt-üst geçitlerle tanıştı ise bunu Fatih Erkoç’a borçluyuz. Kayserililere, ya da Bursalılara satılıp satılmadığını, kiraya verilip verilmediğini bilemediğimiz Yedikuyular Kayak Merkezi’ni kış turizmine kazandırdığı için, evsel atıklar için arıtma tesisi kurduğu için, hiç gereği ve aciliyeti olmasa da, paranın toprağa gömüldüğü yer olarak tarif edilen ulaşım adına Kuzey Çevre Yolu’nu devreye soktuğu için, yeni bulvarları ulaşıma açtığı için, birçok parkı, yeşil alanı insanların hizmetine yönelttiği için, sadece merkez odaklı değil, ilçelere de büyükşehirin imkanları dâhilinde hizmet götürdüğü için teşekkür ediyorum.

Ve dün de devir teslim yaşandı, uzaktan izledim gelişmeleri. Allah işini gücünü rast getirsin! Yeni hayatında başarılar

HAKKINI HELAL ETMEYENLER İÇİN…

Durun, erken karar verip yorum yapmayın. Daha hakkımı helal edip etmediğime gelmedim. Önce hizmet noktasında hakkını teslim edelim, sonra helal edip etmemeye sıra gelecek.

Habere gelen yorumlara baktım da, yaklaşık 70 yorumdan sadece birkaçı olumlu şeyler yazmışlar.

Yani yüzde 95 hakkını helal etmeyenler vardı. Biraz nankörlük kokmuyor muydu, kokuyordu.

O yorumları burada yazmak istemiyorum. Kırıntı kadar, damla kadar, çöp kadar hakkım varsa, hatta daha ileri gidip toz zerreciği kadar hakkı varsa, onu bile esirgeyen, helal etmeyen vatandaşların yorumlarına bakınca, Fatih Erkoç’a hem acıdım, hem üzüldüm.

Sen 5 yıl insanlara hizmet et, etmeye çalış, ya da ettiğini san, 5 yılın sonunda bu kadar azar işit, bu kadar fırça ye, bu kadar beddua al, acımamak elde değil.

PEKİ, FATİH ERKOÇ NEDEN BU KADAR BEDDUA ALDI

Her ne kadar gazetemizin ve sitemizin genel yayın yönetmeni olsam da, bu adamla hiç karşı-karşıya gelmedim. İyi ki de gelmemişim.

Haberin altındaki yorumları okurken, kimlerin helal edip, kimlerin haram ettiğine bakarken, genellikle iş için söz verdiği halde sözünü yerine getirmediğinden beddua edenlerin, hakkını haram zehir edenlerin sayısı oldukça fazlaydı.

Haa, şimdi mesele anlaşıldı.

Benim için dâhil, tanıdığım onlarca insana söz verdi. Adam sözü verdi, başkan sözü verdi. tamam dedi, okey dedi, ha dedi, tabi ki dedi, niye olmasın dedi, hı dedi, ebette dedi, senden iyisini mi alacağım dedi…

Dedi ama dediklerinin hiç birini tutmadı.

O KADAR AĞIR YORUMLAR!

Ben o yorumları okurken yoruldum, utandım, sıkıldım. 5 Nisan töreni haberleri altına gelen yorumlardan söz ediyorum.  Bir gramını yiyip, bırakın tamamını, bir cümlesini dahi okuyunca herhalde şöyle bir düşünmeli, ‘Ben bu kadar bedduayı hak edecek ne yaptım?’

Hakaretten öte kırıcı, incitici, aşağılayıcı ve zehir zemberek yorumlara imzamı atar mıyım, atmaz mıyım bilemiyorum da, toz zerreciği, damla kadar hakkım varsa o da bende kalsın!

Netice itibariyle. Kim olursa olsun, eden buluyor. Yani ne ekersen onu biçiyorsun. Yani rüzgâr eken, fırtına biçiyor abilerim, ablalarım!

O kadar diyorum!

 

Yorum Gönder