banner1066
Öne Çıkanlar Türk standartları enstitü HUKUK VE YARGI ÖNEMLİ EN BÜYÜK KATILIMLI SİVİL YARIŞMA ÇAKIROĞLU DERNEĞİ BUĞDAYLARI BİÇERDÖVERLE BULUŞTURDU DİN VE ŞİDDET KONULU KONFERANS

Bu haber kez okundu.

ÖLÜYE BİLE RAHAT YOK!

İnsanoğlunun son durağıdır mezarlıklar. Gidecek başka yerimiz yok. Kim bilir, kimler yatıyor şimdi mezarlıklarda. Kendini vazgeçilmez zanneden, ‘ben ölürsem bu şehir batar, yıkılır, mahvolur!’ diyerek kendini bulunmaz Hind kumaşı yerine koyan nice kibir sahibi de burada yatıyor.

Büyüklerimiz, kardeşlerimiz, yakınlarımız, bu şehrin evlatları… Nice yiğitler, kahramanlar, şehitlere yatıyor burada.

Geceleri kenarından geçerken, korkularımızı bastırmak için ıslık çalsak da, mezarlıklar hayatın ta kendisi,  gerçeği. Gizemli sığınak da olsa son adresimiz!

Geçenlerde, bir mezarlık ziyaretimizde karşımıza çıkan bir aile isyan, feryat halindeydi. Sebebi ise, yakınlarının kabri üstüne bırakılan bir çıkındı. Gazeteci olduğumuzu öğrenci kapı önünde, siyah poşet içindeki çıkını açmalarını istedik.

İÇİNDEN NELER ÇIKTI, NELER?

Özellikle mezarlıkta yatanın en yakını olduğuna inandığımız bayan, ‘Ölüleri rahat bıraksınlar, ölü insandan ne istiyorlar!’ diye yakınırken, çıkını açınca gözlerimize inanamadık. İşte çıkının içinden çıkanlar…

Bir küçük pet şişe, okunmuş su içinde nohut… (Anlamı, ölü de nohut gibi kabrinde şişsin!)

Bir kâğıt parçası üzerine yazılmış ve yine muhtemelen okunmuş Arapça yazılar… Belki 100 kez kör düğümlenmiş don lastiği… Onlarca çivi ve toplu iğne… (Anlamı, bu çiviler ve toplu iğneler ölünün vücuduna saplansın,  battıkça acı çeksin!)

Biz mezarlıklarda sarhoşların yattığını, buraları karargâh haline getirdiklerini, psikopatların ve evi barkı-yatacak yeri olmayan garibanların mekânı bilirdik de, böyle bir manzara ile karşılaşınca, doğrusu bizler de şok yaşadık!

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol