30 AĞUSTOS ZAFERİ

30 Ağustos 2015 Pazar 17:44
Bu haber 609 kez okundu

Son günlerdeki yazıları ile dikkat çeken, bu meselede ekol haline gelen değerli yazarımız Mustafa Önyurt, bir kere daha gündemi belirleyen yazısında, dün kutladığımız 30 Ağustos Zafer Bayramı ile ilgili yazısında, vatan, bayrak sevgisini öne çıkartmış.

30 AĞUSTOS ZAFERİ
 Çanakkale ruhunun milletin yüreğinde olduğunu belirten sayın Mustafa Önyurt, dün kutladığımız bayram ile ilgili olarak nefis bir yazı kaleme almış.

İşte o yazı:

*

“Köklü bir geçmişin, şanlı bir tarihin üstünde oturan bu ülkenin adı Türkiye Cumhuriyeti Devletidir.

Cumhuriyet törenlerini bundan dolayı, milletimizle gururla, onurla kutluyoruz bir bayrak altında. Bayrak bir milletin namusudur, bayrağa saygımızın önemi büyüktür.

Toplum olarak vatan sevgisinin şuuru her zaman ön plandadır, benim ülkemde bebekler

Al Bayraklarla büyür, askerliğe Peygamber ocağı kutsiyetiyle, şenliklerle gider.

Askeriyle polisiyle milletimizin kaynaşmasının temelinde yatan sevgi, vatan sevgisidir.

İşte bu yüzden Çanakkale ruhu bu milletin yüreğindedir.

Halkımız da gayet bilinçli, şuurlu ve provokasyonlara kapılmadan dengeleri korumasını da çok iyi biliyor

Özellikle batılıların dikkatini çeken olgu, Türkiye’nin bu ruhu, tarihsel genlerini kültürel ve medeniyet benliğini hatırlayıp, yeniden canlanmasıdır.

Sadece görünüşte dost ve müttefik ülkeler, bir Türkiye gerçeğini kabul etmek zorundalar.

Bu ülkede insanlar kardeşçe, bir bayrak altında yaşamasını ve ulusumuzun, yüce bir ulus olduğunu unutmamalıdırlar. Bunun içindir ki yurdun her köşesi Şanlı bayrağımızla donatılmıştır.

Yüce milletimizin haklı tepkileri de sağduyuyu yitirmeden, dünyaya mesaj vermesi de, bu milletin medeniyet seviyesinin işareti olsa gerek. Vatan sevgisinde tek yürek olmasında bilir bu millet.

*

Ağustos ayındaki zaferlerle dolu yakın geçmişimize bile baktığımızda göğsümüz kabarır.

Büyük Taarruz sabahı Mustafa Kemal Atatürk Başkumandanlık Meydan Savaşını idare ettiği Kocatepe’ye çıkarken, zaferin stratejisini belirliyordu.26 Ağustos 1922 sabahın alaca karanlığında, topların çelik ağzında, bir hücum marşı çalarken, Türk ordusu topçusuyla, piyadesiyle, süvarisiyle dalga, dalga hücuma hazırlanıyordu.

Yunanlılar Sakarya’da yenildikten sonra, batıya çekilmiş Afyon, Kütahya hattını tahkim etmişlerdi. Olanca güçlerini tekrar toplamış, burada aşılmaz sandıkları mevzilere yerleşmişlerdi.

Bu mevzileri gezen yüksek rütbeli bir İngiliz subayı ”Türkler bu mevzileri altı ayda aşabilirlerse, altı saatte aşmış gibi övünebilirler” diyordu.

Evet, Türk ordusu bu mevzilere saldırmış, düşman neye uğradığını şaşırmıştır.

Türk ordusunun 208 bin er ve subayı, 98 bin piyade tüfeği, 839 ağır makinalı tüfeği, 2032 Hafif makinalı tüfeği, 323 topu, 198 kamyonu,33 oto ve ambulansı ve 5 uçağı vardı.

Yunan ordusunun ise 220 bin er ve subayı, 130 bin piyade tüfeği, 3180 hafif makinalı tüfeği,344 topu, 4036 kamyonu, yüzlerce oto, ambulans ve 12 uçağı vardı.

*

Oysa savaşın kaderini silahlar değil, ordudaki ve komutanlardaki şuur ve ruh kazanmıştır!

İlk gün düşman mevzilerine sokulmaya çalışan birliklerimiz, ikinci gün Türk ordusunun hücumu şiddetli şekilde sürdü. Öğleden önce Çiğiltepe dışında, Afyon bölgesinin güneyindeki Yunan mevzileri işgal edildi ve Yunan birlikleri geri çekilmeye başladı.

Öğleden sonra 8. tümenimiz Afyon’uda kurtardı. Daha sonra bütün hedeflere ulaşılıp, Mehmetçik düşmanı kovalayıp imha etti.

Üçüncü gün beş düşman tümeninin İzmir yönünde çekilmesi önlendi ve kuzeye doğru kışkırtıldı.

Dördüncü gün çok şiddetli çarpışmalar devam etti. 29 Ağustos akşamı beş Yunan tümeni şerefli ordumuz tarafından kovalanarak yakalandı. Artık Yunan ordusu yoktu.

Mustafa Kemal Atatürk şunları söylüyordu; ”düşman, vatanın harim-i ismetinde boğulmuştur:

Çalköy civarında 100 bin ölü,20 bin esir, çok sayıda top tüfek ve cephane bırakıp, panik halinde kaçmaktadır.”

 

Bu vatan toprakları kolay kazanılmadı, şairimiz merhum Mehmet Akif Ersoy ne güzel söylemiş vatan için şu mısraları;

 

Bastığın yerler “toprak!” diyerek geçme tanı!

Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.

Sen şehîd oğlusun, incitme yazıktır atanı

Verme, dünyaları aslan da, bu cennet vatanı.

 

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?

Şüheda fışkıracak toprağı sısan, şüheda!

Canı, cananı, bütün varımı alsında Hudâ,

Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüdâ.                

Anahtar Kelimeler 30 AĞUSTOS ZAFERİ

Yorum Gönder