Öne Çıkanlar KİMLİK AİLESİNE KATILDI KUTSİ KAHRAMANMARAŞLILARI COŞTURDU PAKDİL; DULKADİROĞLU BELEDİYESİ BAŞARILI İŞLERE İMZA ATTI PEYGAMBER EFENDİMİZE BİTMEYEN SEVGİ KURTULUŞ COŞKUSU 96. KEZ YAŞANDI

Bu haber kez okundu.

KANBUR; BİZİM SEVDAMIZ DONDURMADAN DA ÖTE!

Türkiye'de sektöründe lider olanların başarı hikayelerinin anlatıldığı Bosslıfe TV’ye konuk olan Kahramanmaraş’ın dünya markası Mado’nun Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sait Kanbur, “Bizim sevdamız sadece dondurma değil, Kahramanmaraş’ın değerine değer katmak. Bir işi yapmadan önce hayaliniz olacak. Önemli olan kafandaki o resmi hazırlamak, onu hazırlarsanız gerisi kolay” dedi.

Türkiye’de 340’ın üzerinde, yurtdışında 28 ülkede 80 mağazası bulunan ve milyonlarca insanın gerçek Maraş dondurmasıyla buluşmasını sağlayarak, Kahramanmaraş’ın adını tüm dünyaya duyuran MADO’nun Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sait Kanbur, sektörde yakaladıkları başarının sırrını dijital yayın yapan Bosslıfe TV’ye anlattı. Bu günlere gelirken, yaşadıkları zorluklardan bahseden dondurmaların efendisi Mehmet Sait Kanbur, dondurmanın içinde doğduğunu ve her işinin dondurma olduğunu söyledi. Bir başarıya sahip olabilmek için bedel ödenmesi gerektiğini de vurgulayan Kanbur, “Başarının hikayesi yazılarak, okunarak, konuşarak değil, yaşanarak olur.” ifadelerini kullandı.

 “BİZİM SEVDAMIZ SADECE DONDURMA DEĞİL”

Kanbur, konuşmasının devamında şunları söyledi: “Bizim sevdamız sadece dondurma değil, Kahramanmaraş’ın değerine değer katmak. 4 kuşaktır bu işi yapıyoruz. Dondurmanın içinde doğduğumuz için bizim her işimiz dondurma. Geçişinizi göremezseniz ileriye de gidemezsiniz. İleriye gidebilmeniz için önce geriyi görmeniz lazım. Hem ailemize hem işimize hem aşımıza hep faydalı olmaya çalıştık. Hayata dokunarak hayatı öğrendik. Ondan sonra bir noktaya yürüyerek geldik. Başımızdan geçen hikaye çok uzun ama bunlar hayatın, başarının merdivenleri.

“BEN BUNU DÜNYALI YAPMAM LAZIM DEDİM”

Bu işe girdikten sonra biraz heyecan vermemiz gerekiyordu artık şartlar değişiyordu. Sanatı geliştirmeye çalıştım. Sanatı geliştirdikten sonra işi çok sevmeye başladım. İşi sevdikten sonra 1968’de İzmir’e fuarcılık yapmaya gittim. Tabii ilk defa bir il dışını görüyorum, büyükşehir görüyorum, deniz görüyorum. Oraya adapte olmaya çalıştım. Satışlarımız artmaya başladı. Sektörü il dışına çıkartmaya çalıştık, il dışına da sığmadım ben bunu dünyalı yapmam lazım dedim.

ÖNEMLİ OLAN KAFANDAKİ O RESMİ HAZIRLAMA

Sadece dondurma satmıyorum dondurma her yerde var, bir kültür satıyorsun. Biz bu işi para için yapmıyoruz. Benim hedefim dünyalı olmak. Bizim işimiz kale yapmak, kaleye bir taş koymak geriye çıktığımız zaman bir hatıramız olacak. Bu taşı ben koydum bu sektöre demeniz lazım. Bir işi yapmadan önce hayaliniz olacak. Önemli olan kafandaki o resmi hazırlamak, onu hazırlarsanız gerisi kolay. Zengin olabilirsin, zengin ayrı bir şey vizyon, iş yapmak ayrı şey.

“BİR BAŞARIYA SAHİP OLABİLMEK İÇİN BEDEL ÖDEYECEKSİNİZ”

Bu zamana kadar çok fazla adam yetiştirdim. Çırak yetiştirmek ayrı kültür. Çocuk yetiştirmek gibi. Anası babası al bunu yetiştir diyor. Herkes sokakta öğrenmeye çalışıyor, yok öyle bir şey! Sokağan dili başka mahallenin dili başka ailenin dili başka bunu göreceksiniz. Şimdi model olmak isteyen yok. Önce öğreneceksin sonra öğreteceksin Önce öğreteceksin sonra yöneteceksin. Adam oldum demeyle adam olunmaz. Başarının hikayesi yazılarak, okunarak, konuşarak değil, yaşanarak olur. Bir başarıya sahip olabilmek için bedel ödeyeceksiniz.”

Haber: Abdulsamet İspir

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol